Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3191
2024/846
7 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2019/244 Esas, 2023/78 Karar
ASIL DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI: ING Bank A.Ş. vekili Avukat ...
FER'Î MÜDAHİLLER: 1.... (OYAK) vekili Avukat
...
2.... (TMSF) vekili Avukat
...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın reddine
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde, davacıların murisi ...'nin Egebank Bakırköy Şubesine 17.12.1999 tarihinde 70.964,00 USD yatırdığı, söz konusu paranın bankanın kasıtlı ve hileli hareketleri sonunda dava dışı Egebank Off Shore Ltd. adlı paravan banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan yapılan protokollerle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TMSF'nın devir tarihi olan 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu hisse devir sözleşmesinin 6.13 maddesi ile kendi üzerine aldığı, sorumlunun TMSF olduğu, banka borcun tarafı olmadığından mahkemece resen taraf değişikliğine hükmedilerek banka açısından davanın reddinin gerektiğini belirtmiş, davacının ING Bank A.Ş.'den herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 70.964,00 USD'nin muris tarafından yatırıldığı, tutarların Off Shore hesabına aktarıldığı ve davacıya ödenmediği, Fatih 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli veraset ilamında belirtilen payı oranında 26.611,50 USD alacağın davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2019 tarih, 2017/4620 E. ve 2019/1535 K. sayılı kararıyla;"1 Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt:1, s. 992) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
2 Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı banka nezdinde bulunan tutarın her ne olursa olsun müvekkiline tahsisinin yapılması gerektiği, miras payına tekabül eden tutarın davalı bankadan alımına dayalı işbu tüketici davasının kabulü gerekirken hatta müşterek mülkiyete çevirme talepli İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davası beklenirken davanın reddinin bu sebeple usule aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın reddi kararı ile mağdur edildiğini, kaldı ki taktir edilen davalı lehine avukatlık ücretinin talep ve davanın çok üstünde fahiş ve kanuna aykırı tutarda olması, kararın yazılma tarihi ve gerekçeli kararın yazılma tarihlerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin paranın alımı yönündeki talep ve davaların zamanaşımını kesmesi, uzun süren dava sürecinde paranın alımına dönük iş ve işlemlerin başlatılması ilk başvuru tarihinin dikkate alındığında mahkemenin red gerekçesinin dayanağının olmadığını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan belirlemenin aksine davacılar murisinin paranın Egebank Off Shore hesabına aktarılması için bir talimatının bulunmadığını, müvekkili murisinin yaşlı ve hasta olmasının fırsat bilinerek herhangi bir banka cüzdanı dahi düzenlenmediğini, yapılan tüm işlemlerin bilgisi dışında ve kötü niyetle gerçekleştirildiğini, davalı bankanın sorumluluğunun Off Shore hesabı kapsamında bulunmadığını, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen vekalet ücretinin yanlış takdir edildiğini, maddi tazminat talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile tavzih edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmeleri mümkündür. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat aşaması birlikte yapılarak her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu itibarla, Mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların bağımsızlığı prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken, tek bir hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre asıl ve birleşen dava davacıları vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34