Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2101
2024/838
7 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/82 Esas, 2020/652 Karar
DAVALILAR: 1.Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES)
2.... ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların TSE'nin faaliyetleri ile ilgili, özellikle helal gıda belgelendirmesine ilişkin yanlış bilgiler vererek kamuoyunu yanlış yönlendirdiklerini, ... piyasa ve rekabet şartlarına aykırılık oluşturacak şekilde beyanlarda bulunduklarını, TSE'nin itibarını ve güvenilirliğini zedelemeye çalıştıklarını, TSE'ye olan talepleri engelleyip ... otorite olarak talep toplama amacıyla hareket ettiklerini, değişik firmalara ve kamuoyuna yanlış ve yanıltıcı bilgiler vererek bu bilgileri internet sitesinde yayınladığını, ayrıca GİMDES'in kendi internet sitesinde TSE'yi karalayıcı, yalan yanlış bilgilere yer vermekte olup pek çok firmaya TSE'den alınacak helal sertifikasını tanımadıklarını, TSE'den alacakları sertifikayı helal kapsamı dışında sayacaklarına dair çeşitli linkler gönderdiklerini, davalı ve GİMDES'in yapmış olduğu helal gıda belgesi sertifikalandırmasını, rutin sertifikalama olarak adlandırdığını ve bu işlemin İslam adına büyük bir gaf ve büyük bir tehlike arz ettiğini iddia ettiğini, bu açıklamanın tamamen ... dışı olup kamuoyunu yanlış yönlendirmeye ve bu alandaki pazar payını tekelleştirmeye yönelik olduğunu, TSE'nin helal gıda belgelendirmesi kapsamında pisayada oluşan yanlış anlamaları önlemek ve ilmi kaideden uzak şekilde düzenlenebilecek belgelerin sorumluluğunun ülkemizi de bağlayacağı ... ilkesinden yola çıkarak Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı'nın destek ve katkıları ile helal gıda belgelendirmesi faaliyetlerine 04.07.2011 günü başlandığını, müvekkili idare tarafından yürütülmekte olan helal gıda belgelendirme çalışmalarında OIC SMIIC 1/2011 ... GUIDELINES ON HALAL FOOD Standardı ve Ürün Belgelendirme Merkezi Başkanlığınca hazırlanmış olan Helal Gıda Belgelendirme Yönergesi hükümlerinin esas alındığını, davalılar tarafından yayınlanan haberlerden ötürü kişilik haklarının zedelenmesi, itibarlarının sarsılması her ne kadar para ile ölçülebilir bir durum olmasa da hukuksal anlamda tanınmış olan manevi tazminat kurumu vesilesi ile bir nebze olsun kurum şahsiyetine yapılmış bu hukuka aykırı tecavüzün etkilerini kamu vicdanında azaltabilmek gayesi ile davalılardan manevi tazminat talep ettiklerini, maddi tazminat konusunda ise davalıların basında yayınlanan söz konusu beyanları ile kurumun kamuoyundaki güvenilirliğini zedeleyerek faaliyet gösterilen sektörlerde olası gelir ve müşteri kayıplarına neden olduğundan bahisle 250.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiş, 16.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 711.500,00 TL arttırarak toplam 712.500,00 TL maddi tazminatın 08.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; TSE'nin helal belgesi verme hususunda ... dayanağı olan TSE Ürün Belgelendirme Merkezi Helal Belgelendirme Sistemi Yönergesi ile ilgili olarak Danıştay nezdinde iptal davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele kabul edilerek sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, TSE'nin helal belgesi vermesinin kanuni dayanağı olmayan bir uygulama olduğunu, TSE gibi bir devlet kurumunun Türkiye'de yaşayan hangi dinden ve mezhepten olursa olsun bütün insanlara aynı mesafede olmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu, halbuki TSE'nin helal belgesini sadece Müslümanlara göre helal olarak tescil ettiğini, diğer din ve inançları kapsam dışı bırakarak suç işlediğini, TSE'nin bugüne kadar verdiği helal belgelerin hükümsüz ve geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 02.04.2015 tarih, 2012/535 E. ve 2015/83 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.06.2017 tarih, 2015/15338 E. ve 2017/3995 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın, TSE hakkında çok sayıda gazete ve internet sayfası üzerinden kötüleyici ifadelerde bulunarak gıda sektöründeki müşteri kitlesini davacı TSE aleyhine genişletme çabasında olmasının rekabet hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanımı teşkil ettiği, davalıların eylemlerinde kusurlu olduğu, eylemlerin gıda sektöründeki firmalar nezdinde TSE hakkında olumsuz bir intiba uyandırması mümkün olduğundan TSE'nin ticari itibarının zarar görmesine ve helal gıda sertifikalandırma alanında müşteri kaybına sebebiyet vermesinin kuvvetle muhtemel olduğu ve bu sebeple davacının zarara uğradığının kabulü gerektiği, ancak haksız rekabet eyleminin başladığı tarih ile dava tarihi arasındaki dönemde davacının zararının, kazanç kaybının tam olarak ispat edilemediği, varsayımsal olarak yapılan değerlendirme ile elde edilen hesaplamanın hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, zarar tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak hakkaniyete uygun olarak zararı belirleyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 08.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 08.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminat miktarlarının çok düşük kaldığını, her raporda farklı bir tazminat hesabı yapıldığını ve mahkemece en düşük hesabın karara esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taktir edilen meblağın müvekkilinin zararının %10'u dahi olmadığını, davalının haksız eylemlerinin 2011 2014 yıllarını kapsadığını ve yargılama süresince de devam ettiğini, bu itibarla 2012 yılının son ayına ilişkin hesabın kabul edilemeyeceğini, tazminat hesabının 2011 2012 ve devam eden yıllara ilişkin yapılması gerektiğini, davalının yayınlarından önce ve sonra verilen sertifika rakamları ile müvekkili kurumun oluşan sertifikasyon kaybı ve sair zararlarının hesaba katılması gerektiğini, ayrıca yıllık yenileme bedelleri ve her firmanın her ürünü için helal belgesi alma durumunun da hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, müvekkili kurumun davalının eylemleri nedeniyle oluşan zararına yönelik en doğru hesaplamanın 712.500,00 TL olarak 24.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, bu raporun nazara alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kuruma yönelik karalama kampanyasının davalının gelirine %44 olarak artış olarak yansıdığını, davalı vekilinin 17.07.2014 tarihli celsede şirket defterlerini sunmaktan ısrarla kaçınmasına rağmen delil olarak dayanmasının kabul edilebilir olmadığını, davalının defterlerindeki kayıtların ne kadarının gerçeği yansıttığının şüpheli olduğunu, pazarın büyüklüğü ve müvekkilinin kurumsal yapısı düşünüldüğünde sertifika miktarının düşük olduğunu, müvekkili kurumun kazanç kaybına uğradığını ancak bunun yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının davacı aleyhine yapılan haber ve yayınlar yoluyla haksız rekabet eyleminde bulunup bulunmadığı ile zararın tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden
davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34