Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4520

Karar No

2024/831

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/209 Esas, 2022/433 Karar

DAVALILAR: 1. ...

2.... vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/111 E., 2019/626 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ın Genç Gama Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.’ndeki %0,50 oranındaki hissesi ile diğer davalı ...’ın Batıkent Bilgi Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. ve Tic. A.Ş.’deki %0,50 oranındaki hissesinin toplam 75.000,00 TL’ye müvekkiline devriyle ilgili taraflar arasında 29.06.2016 tarihinde “hisse satış protokolü” imzalandığını, protokol gereği aynı gün ödenmesi gereken 25.000,00 TL'nin protokol tarihinde elden nakit olarak ödendiğini, keyfiyetin protokolün arkasına dercedilerek davalı ... tarafından imzalandığını, kalan 50.000,00 TL'nin ise resmi hisse devirlerinin yapılması ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sürenin de her halükarda 20.08.2016 tarihini de geçmeyeceği yine protokolde hüküm altına alındığını, davalıların kalan ödeme için alıcının müvekkilinden teminat talep etmeleri üzerine 29.06.2016 düzenleme ve 20.08.2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bir adet bononun müvekkili tarafından ... emrine düzenlenerek verildiğini, anılan bononun düzenleme tarihi hisse satış protokolüyle aynı tarihi, bononun vade tarihi de resmi hisse devirlerinin yapılacağı en son gün olan 20.08.2016 tarihini taşıdığını, davalıların protokol hükümlerine uymadığını ve protokol konusu resmi hisse devirlerinin 20.08.2016 tarihine kadar yapmadıklarından, protokolün kendiliğinden (otomatik olarak) fesih olduğunu, münfesih protokole hükümlerine göre, davalıların müvekkilinin protokolün imzası tarihinde ödediği 25.000,00 TL’sini ve yanı sıra 50.000,00 TL’sini müvekkiline ödemedikleri gibi, davalılardan ... anılan protokolü dayanak yaparak Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı dosyasıyla, kalan 50.000,00 TL'yi de faiz ve tüm ferileriyle tahsili için 29.01.2018 tarihinde müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin Ankara 63. Noterliğinin 02.02.2018 tarih ve 4865 yevmiye numarasıyla davalılara muhatap gönderdiği ihtarnameyle keyfiyeti açıklayarak, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı takip dosyasının feragat ile kapatılmasını, 29.06.2016 tarihli hisse satış protokolündeki bakiye bedelin teminatı olarak ... emrine düzenleyerek verdiği 29.06.2016 düzenleme ve 20.08.2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelsiz kalan bononun kendisine iadesini, 29.06.2016 tarihli hisse satış protokolü gereği ödediği 25.000,00 TL ile 50.000,00 TL ceza i şartın işlemiş/işleyecek faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalıların hisseleri devretmiş olmalarına rağmen bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kendilerine ceza i şart ödenmesi gerektiğini, hisse devir bedelleri karşılığında kendilerine verilmiş olan bononun teminat değil borç ikrarı niteliğinde bulunduğundan icra takibine konu edilmesinde bir beis olmadığını bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin icra takibine süresinde 06.02.2018 tarihinde itiraz ettiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin 29.06.2016 tarihli hisse satış protokolü nedeniyle ve dolayısıyla bu protokol dayanak yapılarak Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, müvekkilinin 29.06.2016 düzenleme ve 20.08.2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaliyle müvekkiline iadesine, müvekkilinin 29.06.2016 tarihli hisse satış protokolü gereği protokol tarihinde ödediği 25.000,00 TL ile aynı protokol gereği müvekkile ödenmesi gereken ceza i şart alacağına ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin, temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 29.06.2016 tarihli hisse satış protokolünde dercedilen ve müvekkillerin devrini üstlendiği şirket hisseleri, davacının talimatı ile belirlediği kişilere devri hususunda tüm işlemler müvekkilleri tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkillerinden ...’ın Genç Gama Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'deki hisselerinin devrine ilişkin noter işlemleri, davacı ile yapılan protokol kapsamında ve davacının talimatı ile ... ... isimli kişiye devri ile tamamlandığını, davacı, her ne kadar protokolde hisse devirleri hususunda kendi adına sözleşme yapsa da, anılan hisseleri kendinden sadır sebeplerle kendi adına devralmak istemediklerini, bu sebeple müvekkilinin de sahibi bulunduğu hisseleri davacının bildirdiği kişiye devri için yasal gereklilik olan noter devir işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin hissesini devreden hissedar olarak ve devir ile birlikte şirkette herhangi bir ortaklığı ya da yetkisi olmayan kişi olarak devre ilişkin tescil ve ilan işlemlerini yaptırmasının beklenmeyeceğini, davacı yanca verilen talimatlar kapsamında ve 15 Temmuzda meydana gelen darbe sebebiyle o dönemdeki ülke şartlarında meydana gelen olağanüstü durumların müsaade ettiği ölçüde, müvekkilinin sorumlulukları yerine getirmiş olmasına rağmen sözleşme konusu hisse devirleri gerçekleştirilmesine rağmen, sözleşmede belirlenen bakiye bedelin davacı yanca ödenmemesi üzerine, davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi tümüyle sözleşmeye dayalı alacağa ilişkin olduğunu, müvekkillerinin davacının vaki icra takibine karşı itirazı nedeniyle durması nedeniyle uğramış olduğu zararlara ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 29.06.2016 tarihli "Hisse Satış Protokolü" imzalandığı, protokole istinaden davacının davalılara 25.000,00 TL nakit ödeme yaptığı ve ayrıca davaya konu bononun protokolde istinaden verildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davalalıların protokolde belirtilen şirketteki hisselerini davacının talimatı ile dava dışı ... ...'ya devredip devretmediği, dolayısıyla davalıların protokol hükümleri uyarınca edimini ifa ... etmediği, bononun protokole istinaden teminat amacıyla verilip verilmediği, nihai olarak davacının protokol uyarınca cezai şart talep ... edemeyeceği noktasında toplandığı, icra takibinin söz konusu hisse satış protokolünden ... alacak olarak 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip yönünden yapıldığı, davaya konu hisse satış protokolü incelendiğinde taraflar arasında 29.06.2016 tarihinde imza altına alındığı, davalıların hisselerinin davacıya devretme taahhüdünde bulunduğu, her iki hisse devri için toplam 75.000,00 TL ödeneceğine kararlaştırıldığını, 25.000,00 TL'nin nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün arka sayfasında da imzası ve ödeme inkar edilmeyen davalı ... tarafından imzalanan ve 25.000,00 TL'nin 29.06.2016 tarihli elden teslim edildiği ibaresinin kayıtlandırıldığından bu ödemenin yapıldığının kabulünün gerektiği, söz konusu protokolün 4 üncü maddesinin ikinci bendinde maddesinde kalan 50.000,00 TL'nin resmi hisse devirlerinin yapılmasıyla ödeneceği ve bu hisse devirlerinin en geç 20.08.2016 tarihini geçmeyeceğinin, düzenlendiği, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından davalıların protokol kapsamında resmi hisse devirlerinin 20.08.2016 tarihi öncesinde davacı alıcıya yapmadığından icra takibi kapsamında talep edilen ve protokol kapsamında kalan 50.000,00 TL'yi davacının ödeme zorunluluğunun bulunmadığı ve bu protokol kapsamında borçlu olmadığı, ayrıca davalıların protokol hükümlerini yerine getirmediğinden davacının protokolün cezai şart başlıklı 6 ncı maddesi gereğince 50.000,00 TL'yi geçmemek üzere cezai şart talep edebileceği, davacı ve davalıların beyanları ile çekilen ihtarnamelerde söz konusu protokol kapsamında kalan 50.000,00 TL için 29.06.2016 düzenlenme tarihli 20.08.2016 vade tarihli bono düzenlendiği, davalının hisse devirlerinin davacının talimatı üzerine başka bir kişiye devir edildiği iddiasını ispata yönelik dosyaya delil ibraz edilmediği gibi bu hususun yemin delili ile de ispatlanamadığı göz önüne alındığında davacının davasının kabulü ile Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı davacı aleyhine yapılan icra takibinin iptali ile, borçlu olmadığının tespitine, 29.06.2016 düzenleme tarihli, 20.08.2016 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, bononun davacıya iadesine, davacıya 29.06.2016 tarihli protokol peşin ödenen 25.000,00 TL'nin 20.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 20.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerine yapılan 25.000,00 TL'lik bir ödeme bulunmadığını, böyle bir ödeme yapıldığına dair hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, buna rağmen mahkemece gerekçede protokol uyarınca davacının davalılara 25.000,00 TL ödeme yaptığı hususunda ihtilaf bulunmadığına ilişkin Yerel Mahkeme tespitinin haksız ve dayanıksız olduğunu, davacının bu miktarı ödediğine dair dosyaya belge ibraz edilmediğini, protokol konusu hisse devrinin davacının bilgisi ve onayı dahilinde dava dışı kişiye genel kurul kararı neticesinde devredildiğini ve genel kurula ... kağıdının davacıya tebliğ edildiğini ve Resmi Gazetede ilan edildiğini, müvekkilinin pek çok hissedar gibi 07.12.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına istinaden ve alınan karar ile hisselerini dava dışı ... ...'ya davacının bilgisi ve rızası dahilinde devretmiş olup bu hususta davanın ... ...'ya ihbarı ile ilgili hiçbir karar verilmeden Mahkemece karar verildiğini, nitekim ... ...'ya anılan hisse bedellerini kime ödediğinin sorulması gerektiğini, nitekim söz konusu genel kurula ... metninde davalı müvekkillerinin hissesini dava dışı ... ...'ya devredeceğinin açıkça yer aldığını, dava dışı üçüncü kişiye davacının bilgisi dahilinde yapılan hisse devrinin 20.08.2016 tarihini geçmeyeceğine ilişkin hükmün yerine getirilmemesinin kabul edilebilir bir nedene dayandığını, taraflar arasındaki protokole göre müvekkillerinin en geç 20.08.2016 tarihine kadar hisselerini devretmesi gerektiğini, nitekim sözleşme tarihini takiben derhal Genç Gama şirketindeki hisse devrine ilişkin noter işlemleri tamamlanmasına rağmen tescil ve ilan işlemleri gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında anılan şirketin KHK kararıyla feshedilmesi nedeniyle gerçekleştirilemediği, bu hususun da sorumluluğunun müvekkillerine yüklenemeyeceğini, yine her ne kadar sözleşmenin Batıkent şirketindeki hisse devrinin 20.08.2016'ya kadar gerçekleştirileceği düzenlenmişse de hisse devrine ilişkin işlemlerin anonim şirket olması sebebiyle farklı prosedüre tabi olması ve bu dönemde meydana gelen darbe girişimi nedeni ile 21.11.2016 tarihinde yapılan genel kurul kapsamında hisse devrinin tescil ve ilan edildiğini, dava konusu Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı dosyasının alacaklısı ... borçlusu ise ... olduğundan müvekkili ...'a bu takip nedeni ile menfi tespit istemiyle husumet yöneltilmesinin haksız ve hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece anılan takibin ilamsız icra takibi olduğu ve alacaklısının da sadece ... olduğu hususu dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı dava dilekçesinde 29.06.2016 keşide, 20.08.2016 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bir bonoyu müvekkillerine verdiğini iddia etmekte ise de bu iddiasını ispatlayamadığını, bu durumda davanın bono sebebiyle menfi tespit davasının kabulünün de hatalı olduğunu, müvekkillerinin elinde böyle bir kambiyo senedi olsa ilamsız icra takibi yapmak yerine kambiyo takibi yapacaklarını, davacının tüm iddialarının doğruluğu teyit edilmeden doğru kabul edilip hüküm kurulduğunu, davacı ile davalılar arasındaki protokolde kalan 50.000,00 TL'nin resmi hisse devri yapıldıktan sonra ödeneceği belirlenmiş ancak ödemenin yapılmaması nedeni ile kambiyo takibi değil, ilamsız icra takibi yapıldığını, varlığına ilişkin sadece bir iddia olan senedin/bonun davacıya iade edilebilmesinin icra edilebilir de olmadığını, davacının anılan bononun davalı müvekkillere verildiğine ilişkin hiçbir belge, teslim tutanağı v.s. sunamadığını, Yerel Mahkemece icra edilemeyecek bir hüküm kurulmuş olduğunu, davacı yan protokol hükümleri gereğini yerine getirdiğini 25.000,00 TL peşin ödeme yaptığını ispat edememiş olduğundan müvekkillerinden cezai şart talep edemeyeceğini, Yerel Mahkemece tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmediğinin irdelenmediğini, davacının cezai şart talep edebilmesi için edimini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolde davalı ... ...'in dava dışı Batıkent Bilgi Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. ve Tic. A.Ş.'deki 0,50 payının da davacıya devrinin kararlaştırıldığı, anılan şirkete ait 07.12.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında yer ... yapılacak hisse devirleri tablosunda davalı ... ...'in işbu şirketteki hisselerini, davacı ve diğer hissedarların büyük çoğunluğu gibi dava dışı ... ...'ya devrettiği, davalı vekilinin, davacının talimatı üzerine hisselerin adı geçene devredildiğini savunduğu ve davanın 25.04.2019 tarihli dilekçesi ile ... ...'ya ihbarını talep ettiği, davalı davacının talimatı sebebiyle dava dışı üçüncü kişiye hisselerin devri konusunda davacı tarafa yemin teklif edildiği, 22.04.2019 tarihli celsede herhangi bir kişiye devir konusunda talimat veya bilgi vermediğine dair yemin ettiği, bu beyanını da imzalandığı, davalı taraf bu durumda davacının talimatı doğrultusunda adı geçen şirketteki hisselerini dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davalılar vekilinin bu hususlardaki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, ancak protokol kapsamında Genç Gama..Ltd. Şti.'nin Ticaret sicil kayıtlarına göre davalının savunmasında ileri sürdüğü üzere devre konu şirket 23.07.2016 tarihinde yayınlanan KHK ile ticaret sicilinden terkin edildiği, protokolde en geç 20.08.2016 tarihine kadar hisse devrinin kararlaştırıldığı gözetildiğinde, bu tarihten yaklaşık 1 ay önce terkin edilen şirketteki varsa davalıya ait hissenin devrinin artık hukuken imkansız hale geldiği, anılan şirketin limited şirket vasfında olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 nci maddesine göre noter tarafından onaylanmadıkça limited şirketteki pay devrine ilişkin sözleşme geçersiz olacağından, taraflar arasında imzalanan harici nitelikteki protokolunda geçersiz olduğu, geçersiz protokole istinaden taraflar verdiklerini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddeleri uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, davacı taraf da söz konusu hisse devri karşılığında davalı tarafa nakit olarak ... olduğu 25.000,00 TL'yi bu parayı teslim ... davalı ... ...'den ve davalı ...'dan iadesini talep edebileceği, ancak geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davalıdan cezai şart talebinde de bulunulamayacağı gerekçesiyle davalı ... ... yönünden cezai şart talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmediği, ne var ki protokolde aynı zamanda anonim şirket hisse devri de kararlaştırılmış olduğundan, anonim şirket hisse devri adi yazılı şekil şartına tabi olan alacağın temliki hükümlerine göre geçerli olduğundan davalı ... tarafından davacıya protokolde kararlaştırılan anonim şirketteki 0,50 payın 20.08.2016 tarihine kadar davacıya veya onun talimatı ile dava dışı ... ...'ya devrettiğini kanıtlayamadığından, protokolden kaynaklanan edimini yerine getirmeyen davalı ...'ın, protokolün 6 ncı maddesi gereği davacının talebi ile bağlı kalınarak 10.000,00 TL cezai şart alacağından sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmeyerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacı hakkında davalı alacaklı ... tarafından bakiye hisse devir bedeli 50.000,00 TL alacağın tahsili için 29.06.2016 tarihli protokole dayalı olarak başlatılan Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/1228 E. sayılı icra takip dosyasında davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline dosyaya ibraz olunmayan ancak davalıların uhdesinde olduğu tüm dosya kapsamı itibarıyla ... olan 29.06.2016 düzenleme ve 20.08.2016 vade tarihli ve 50.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, taraflar arasındaki 29.06.2016 tarihli protokol hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından davalılara verilen 25.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL ceza şart alacağının temerrüt tarihi olan 20.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... hakkında bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... hakkında cezai şart gerekçesi ve cezai şart talebi bakımından red kararının protokol hükümleri ve bu davalının 25.000,00 TL'yi aldığına ilişkin protokole düşülen kayıt kapsamında hatalı olduğunu, davalıların protokolün şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürmedikleri ve istinaf sebebi de yapmadıklarından kararın ret edilen kısım bakımından bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik yatırılan harç nedeniyle ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan limited şirket ve anonim şirket hisse devrine ilişkin protokole istinaden bakiye hisse devir bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan ve kesinleşen ilamsız icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile işbu protokole istinaden bakiye hisse devir bedeli karşılığında davalı tarafa teminat amaçlı verildiği iddia olunan bono sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve protokolün feshedilmesine davalı tarafın haksız yol açtığı iddiasıyla da cezai şart istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 595 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 77 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim