Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4589
2024/762
6 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1109 Esas, 2022/1180 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/785 E., 2021/1090 K.
Taraflar arasındaki çek karnesi verilirken gerekli özenin gösterilmediği iddiasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Derman Mak... Ltd. Şti. arasında 2011 yılında plastik boru satımı konusunda anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya göre söz konusu boru bedellerinin davalı bankanın ... Şubesi'nden verilen 30.04.2011 keşide tarihli 140.000,00 TL bedelli, 30.04.2011 keşide tarihli 98.280,00 TL bedelli ve 30.05.2011 keşide tarihli 13.200,00 TL bedelli çekler ile ödeneceği hususunda anlaşıldığını, çekler teslim alınmadan önce bankanın ... Şubesi'nin arandığını, dava dışı şirket ve çeklerle alakalı bir sorun olup olmadığının sorulduğunu, banka görevlisinin dava dışı şirketin kendi kredili müşterileri olduğunu ve karşılıksız çeklerinin halihazırda bulunmadığını bildirdiğini ve bunun üzerine çeklerin teslim alındığını, ödeme gününde çeklerin bankaya ibraz edildiğini, çeklerin tamamının karşılıksız olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından karşılıksız çıkan çekler ile alakalı olarak icra takibine geçildiğini, tüm girişimlere rağmen çek bedellerinin dava dışı şirketten tahsil edilemediğini, meydana gelen bu zararın yaşanmasında en büyük etkenin davalı bankanın çek karnesi verirken dava dışı müşterisini seçmede özensiz davranması, incelemeleri yapmaması, mal varlığı ve ödeme gücü olmayan bu şirkete çek karnesi vermesi olduğunu, davalın bankanın müvekkilinin 251.480,00 TL'lik zararından tam kusurlu ve sorumlu olduğunu, bankaların basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, davadan önce arabuluculuk başvurusu da yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 125.740,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın çek karnesini verirken dava dışı müşterisi olan Derman Mak... Tic. Ltd. Şti. hakkında gerekli incelemeyi yaparak özenli davrandığını, şirketin mali durumunu ve mal varlığını incelediğini, ödeme gücünün olup olmadığını araştırdığını ve araştırması sonucunda çek karnesinin verildiğini, şirketin ... İlçesi Atçılar Mahallesindeki taşınmazı müvekkili bankaya ipotek olarak verdiğini, taşınmazın değerinin 125.000,00 TL olarak belirlendiğini, bunun ekspertiz raporu ile ... olduğunu, şirket adına açılan iflas, konkordato, ihtiyati tedbir ve ihtiyatı haczin mevcut olmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında ticari alışverişin mevcut olduğunu, davacı yanca müşteri hakkındaki icra takibinden vazgeçilmesi üzerine çek karnesinin verildiğini aksi takdirde verilmesinin mümkün olmadığını, davacının vazgeçmesinin müvekkili banka tarafından alacağın haricen ödendiğinin ve dava dışı şirkete karşı açılan icra iflas takibi bulunmadığından şirketin ödeme gücünün bulunduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili banka tarafından senet sorgusu yapıldığını ve ödenmemiş senet olmadığı bilgisine varıldığını, ayrıca şirketin firma ortağının sabıka kaydının da alındığını ve adli sicil kaydının olmadığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkili tarafından gerekli mal varlığı ve ekonomik durum araştırmasının yapıldığının ... olduğunu, Çek Kanunu'na uygun olarak araştırma yapıldığını ve kredi ve çek karnesinin verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler" hükmünü haiz olduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu uyarınca, davalı bankanın dava dışı çek keşidecisine çek karnesi verdiği sırada şirketin vergi kayıtlarını, şirketin bir önceki yıla ait mizan kaydını araştırdığının görüldüğü, ilgili dönemde şirketin zarar etmiş olmasının bilançonun dinamik bir süreç olması sebebiyle şirketin ödeme yoksunluğu içerisinde olduğu şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının da karşılanmadığını, raporda, davalı bankanın, kredi vermeden önce şirkete ait mizanı alıp incelediği belirtilmiş ise de söz konusu mizanın genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonraki bir tarihi taşıdığını, başka bir deyişle, bankanın kredi verirken değil kredi verdikten sonra mizanı incelediğini ancak bir an için bankanın doğru zamanda mizanı alıp incelediği kabul edilse de dahi mizanın içeriğini incelediğinden söz edilemeyeceğini zira söz konusu mizanda yer ... kayıtlardan, dava dışı şirketin ... bir süreden beri zarar ettiğinin ve borca batık olduğunun açıkça görülebildiğini, buna rağmen çek kredisi veren bankanın sorumlu olduğunu, bankanın çek karnesi verirken sadece ilgili belgeleri almakla yetinmeyip çek karnesi talep eden müşterinin iş yerinde de araştırma yapılıp ödeme gücünün bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, dosyada davalı banka tarafından bu yönde bir araştırma yapıldığına dair bir delil bulunmadığını, öte yandan, davalı banka tarafından hazırlanan kredi teklif formunda, şirkete verilecek çek kredisinin limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı bankanın buna rağmen müşterinin bu miktarın çok üzerinde çek keşide etmesine müsaade ettiğini, davalı banka tarafından müşteriye ait taşınmaza ipotek konulduğu belirtilmişse de söz konusu taşınmaz şirkete ve yetkililerine ait olmadığı gibi taşınmaz üzerinde bir çok haciz de bulunduğununu, davalı bankanın, çek kredisi vermeden önce dava dışı şirket yetkilisine karşı icra takibi başlatıldığını ve şirket yetkilisinin ödeme gücü bulunmadığının bankanın malumu olduğunu ancak buna rağmen şirkete çek karnesi verildiğini, bunun yanında Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine göre hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankanın, çek karnesi verirken gerekli özeni göstermediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 5941 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48