Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4600
2024/760
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2093 Esas, 2022/469 Karar
DAVACI KARŞI DAVALI: Aygaz A.Ş. vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI: ...
ASIL DAVADA DAVALI: ... vekilleri Avukat ... ...
DAVA TARİHİ: 28.03.2014 (Asıl) 15.05.2014 (Karşı)
HÜKÜM: Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/110 E., 2019/278 K.
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacının başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile birleşen Mogaz A.Ş. ile davalı ... arasında 07.02.2007 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ipotek resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000,00 TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bayinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yapılan ihtara rağmen ödemediği gibi kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü de tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin taraflar arasında bayililik sözleşmesini belirtilen nedenlerle 11.12.2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi sebebiyle müvekkiline kar mahrumiyeti yanında cezai şart da ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 303.338,24 TL tüp imalat bedelinin, 264.327,25 TL cari (açık) hesap alacağının, 25.000,00 USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalı ...'in ipotek üst limiti olan 150.000,00 TL ile sorumlu tutulmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkilinin bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, karşı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir
II. KARŞI DAVA VE CEVAP
1.Davalı karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; bayilik sözleşmelerinin karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça taahhüt edilmesine rağmen müvekkili prim alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davacı karşı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybı ile 1.000,00 TL cezai şart alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000,00 TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik prim alacağından şimdilik 1.000,00 TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı Fulde Evcili arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10.11.2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000,00 TL bedelle iş bu sözleşmeye ipotek verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin teslim ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından ibrazı gerektiğini, müvekkilinin, 14.07.2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenler feshettiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı bayiden 246.233,92 TL alacaklı olduğu, sözleşmeyi haklı nedenlerle fesheden davacının bayilik sözleşmesinin 21 ... maddesi gereği davalıdan cezai şart talep edebileceği ancak kâr mahrumiyetine yönelik talebin ikinci bir cezai şart niteliğinde olduğundan bu talebin haksız olduğu, davacının davalı bayiye teslim ettiği tüplerin iade edilmemesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın, davalı ...'in 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karşı dava bakımından ise asıl davadaki hükme göre karşı davacının, davacıya ihtarda belirtilen miktarda borcu bulunduğu, menfi tesbit isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin karşı davalı tarafça haklı feshi nedeniyle, karşı davacının cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep hakkı bulunmadığı, prim alacakları talepleri ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dolu tüp verirken boş tüpün iade alınmasının esas olduğu, davalının adresinde bu miktar tüpü depolamasının mümkün olmadığı ve davacının tüp imalat bedellerine yönelik iddiasını sevk irsaliyeleri ile ispatlayamadığı gerekçeleriyle tüp imalat bedellerine yönelik talebin haksız olduğu mütala edilmişse de, rapordaki görüşlerin bir dayanağı bulunmadığı gibi bu görüşlerinin ... nedeninin de bilirkişi heyetinde yer ... sektör bilirkişisinin sektörel önyargısı olduğunu, 68 aylık bayilik süresince aylık ortalama 725 tüp sirkülasyonu olduğunu, alacak miktarlarının yüksekliğinin de iş hacmine delalet ettiğini, bizzat davalı bayi tarafından dosyaya ibraz edilen boş tüp takas faturalarından da anlaşıldığı üzere; davalı bayinin, müvekkiline ait olup iadesi gereken boş tüpleri takasçıya sattığını, (31.03.2007 tarihinde 285 adet, 12.12.2007 tarihinde 343 adet, 12.02.2007 tarihinde ise 420 adet) günlük boş/dolu tüp hareketi olduğundan 10.000 adet tüpün bir anda davalıda olması gerekmediğini ancak aksi düşünülse dahi davalının yeri var ise bu miktarı ayrıca depolayabiliceğini, davalı bayinin iş hacminin değerlendirilmesinde sektör bilirkişisince hataya düşüldüğünü, 303.338,24 TL tüp imalat bedeli alacağının müvekkilinin ticari evraklarında kayıtlı olduğunu, bilirkişi heyetinin, dosyaya ibraz edilen “stok satış raporlarını, tüp gaz satış listelerini, tüp imalat faturalarını ve davalıdan tahsil edilen tüp depozito bedellerini görmezden geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
- Davalılar/ karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in sözleşmenin tarafı olmayıp 3. şahıs olarak ipotek verdiğini, sözleşmelerde tarafların ... ve Fulde Evcili olduğunu, ipoteğin bozulması amacıyla müvekkili ...'in dosyaya eklendiğini, mahkemenin ...'ten 150.000,00 TL alacak varmış gibi hüküm verdiğini, dava aşamasında ipotekli gayrimenkulün başkalarına satıldığını, burada ...'in şahsından alacak olmayıp, gayrimenkulden kaynaklı olduğunu, yapılması gerekenin ipotek verilen gayrimenkulün nakde çevrilmesi ile alakalı bir karar olması gerektiğini, iskonto degerlerinin %40 ve %50 olduğunu, iskontoların sadece 013351 seri no.lu fatura ile verildiği, devam eden faturalarda asla tam verilmediğini ticari defterlerde de iskontolu satışların belli olduğunu, 26.11.2009 tarihli ihtarnamede, sözleşmelerin ihlal edildiğinin gerekçe gösterildiğini, sözleşmenin feshine davalı şirketin kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 07.02.2012 tarihinde sona erecekken haksız olarak 26.11.2009 tarihli ihtarnameyi tebliğ alınan 12.11.2009 tarihinde feshedilmiş sayıldığını, buna göre yaklaşık 27 ay süre zarfında 300.000,00 TL 350.000,00 TL'lik kâr kaybı bulunduğunu, müvekkiline hem tüp depozito bedeli adı altında fatura bedellerinin ödettirildiğini, hemde gelen dolu tüplerin karşılığı yabancı marka tüp alındığını, iskonto karşılığında müvekkiline ödenen rakam alış fiyatından 14,00 TL indirime karşılık sadece 700 kuruş verildiğini, şirket müvekkiline vermesi gereken primleri vermediğini senetlendirdikten sonra o anki 279.000,00 TL olan cari hesabın 95.000,00 TL'sinin 30.12.2008 tarihinde havale edildiğini, müvekkilinin ödemesi gereken senetler sadece geri dönük veremeyecekleri için alınan hatta 50.000,00 TL senedin de ödenmeyeceğini ikrar ettikleri senetler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalı vekilinin tüm davalılar/ karlı davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak ancak İpoteğin, ayni sorumluluk doğuran güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle, bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesi olduğu, burada alacaklının, alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde edeceği, eğer ipotekli taşınmazın bu değeri alacağın ödenmesine yetmezse, alacaklının borçlunun mal varlığının tamamına başvurma hakkı da vardır ki buna kişisel sorumluluk denildiği, davalı ...'in, diğer davalının davacıya karşı borçlarını teminen kendisi adına tescilli taşınmaz üzerinde davalı karşı davacı bayiinin davacıdan mubayaa ettiği ve edeceği emtia alışverişinden ve her türlü bayilik ilişkisinden ... taahhütlerinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere 3 üncü derecede ipotek ettiği, tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 25.03.2008 tarihinde dava dışı Münevver ...'e satış yolu ile ipotekle birlikte satıldığı, İlk Derece Mahkemesince, ipotek borçlu davalının karşı davalının borçlarına şahsi teminat vermediği halde ipotek tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle Mahkemece, davalı ..., ipotek borçlusu iken ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar/ karşı davacı vekilininin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davada, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüp imalat bedellerinin tahsili talebi hakkında istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalı hakkındaki tespitini kabul etmediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Temyize getirilen uyuşmazlık, asıl davadaki talepler bakımından ipotek veren davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ve davacının tüp imalat bedeli talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacı vekili, davalı bayinin kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını ileri sürerek bu tüplerin imalat bedeli olan 303.338,24 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin müşterilere dolu tüp götürdüğünde müşterilerin elinde bulunan boş tüpleri aldığını, bu tüplerden bir kısmının davacıya bir kısmının ise başka firmalara ait olduğunu, müvekkilinin davacıya ait tüpleri davacının nakliye firmasına, davacıya ait olmayan tüpleri ise davacının çalıştığı takas firmasına verdiğini, bu suretle almış olduğu tüm tüpleri iade ettiğini savunmuştur.
-
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer ... sektör bilirkişisi, sektördeki teamül gereğince, dağıtıcının bayiye dolu tüp verirken boş tüpleri almasının esas olduğunu, davalının bu miktardaki tüpü depolayabilmesinin de mümkün olmadığını belirterek davacının iddiasını ispatlayamadığını mütalaa etmiştir.
-
Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinde, LPG tüplerinin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve bayinin, istenilmesi veya bayilik sözleşmesinin hitamında 3 gün içinde bu tüpleri derhal iade edeceği, keza 12 nci maddesinin (f) bendinde de, bayinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi halinde kendisine depozito faturası karşılığı emanet olarak verilen tüm LPG tüplerini dağıtıcıya 3 gün içinde derhal iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
-
Davacı yanın iddiasına göre, davaya konu tüpler taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin devam ettiği tüm süreç boyunca 31.03.2004 ila 20.05.2009 tarihleri arasında davalıya ve davalının bayiliği devraldığı Fulde Evcili'ye dolu olarak verilmiş ancak kullanıldıktan sonra boş olarak iade edilmemiştir. Sektör bilirkişisinin, yukarıda zikredilen mütalaası ve davacının sözleşmenin feshine kadar gerek davalıdan gerekse de Fulde Evcili'den boş tüplerin iade edilmesine yönelik olarak herhangi bir talepte bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının 5 yılı ... bir süre boyunca iddia edilen miktarda boş tüpü almaksızın davalıya dolu tüp vermesinin sektördeki yerleşik teamül gereğince mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu durum fesih tarihi itibariyle davalının elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle davanın başkaca bir araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre esas olan, davalının fesih tarihi itibariyle elinde bulunan tüpleri davacıya iade etmesi olup savunması da göz önüne alındığında bu hususu ispat külfeti davalıya aittir.
-
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların defter ve kayıtları üzerinde sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılıp sektördeki yukarıda zikredilen yerleşik teamül de gözetilerek fesih tarihi itibariyle davalının elinde davacıya iadesi gereken tüp bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunduğunun tespiti halinde ise davalının elinde kalan tüpleri iade ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı karşı davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48