Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2292

Karar No

2024/706

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/383 Esas, 2022/1243 Karar

...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabullerine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirkette 09.04.2007 11.09.2013 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalıştığını, işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren VibrecoustichBlacktech şirketinde üretim direktörü olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki iş akdinde davalı tarafça sır saklama ve rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde meydana gelen zararın ve alınan son net ücretin 20 ... tutarında cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, uğranılan zararlar ile ceza şartın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenilen bir nedenle işçi tarafından feshedilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceğini, taraflar arasında ikale sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşmenin sona ermesinde haklı bulunduğunu, davalının davacı şirketten ayrıldıktan 7 ay sonra VibrecoustichBlacktech firmasında çalışmaya başladığını, sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye sokacak nitelikte bulunduğunu, geçerli olamayacağını, davalının davacı firmada edindiği bilgilerin ticari sır niteliğinde bulunmadığını ve davacıyı zarara uğratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin 07.04.2016 tarih, 2014/694 E. ve 2016/365 K. sayılı kararı ile; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde haksız rekabette bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, cezai şartın koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin 2 yıl gibi ... bir süreyi öngörmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Dairemizin Bozma Kararı

Dairemizin 07.02.2019 tarih, 2017/1636 E. ve 2019/959 K. sayılı kararıyla; bozma nedeni dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, sözleşmede rekabet kaydının bulunması halinde işverenin somut bir zarara uğratmasının gerekmediği, yani işçinin yaptığı iş nedeni ile edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene zarar verme ihtimalinin varlığının yeterli olduğu, somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ncı maddesinde, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl içinde işletme merkezinin fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerdeki başka bir iş yerinde müdür, ortak vs. olunamayacağı, aksi takdirde işverenin uğrayacağı tüm zararlardan sorumlu tutulacağı, bu tazminat yükümlülüğünden ayrı olmak üzere de son alınan net ücretin 20 ... kadar cezai şartın ödeneceği hükümlerinin yer aldığı, bu itibarla davalı işçinin, sözleşmedeki rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti ile davalının, davacıda çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda olup olmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, haksız rekabete dayalı gerekçeye yer verilmesi, davalının şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığının ve davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediğinin kabulüyle eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesi gereğince uygulanması gereken uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 445 ... maddesinin ikinci fıkrasında doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı, hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceğinin kuşkusuz olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükmü değerlendirildiğinde, rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl için ve işverenin işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerle sınırlı olarak düzenlendiği, konunun da ... Süspansiyon Sistemleri (Körük) konusu ile sınırlandırıldığı, kanun hükmü gereği süre ve konu sınırlaması bakımından bir aykırılık bulunmamakla birlikte, mahkemece yer sınırlamasına ilişkin olarak davacı şirketin merkezinin, fabrikalarının ve şubelerinin bulunduğu yerlerin nereleri olduğu tam olarak belirlenmeden ve 6098 sayılı Kanun'un 445 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü değerlendirilmeksizin sözleşmenin ilgili maddesinin 2 yıl gibi ... bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 08.11.2022 tarih, 2021/383 E. ve 2022/1243 K. sayılı kararı ile; 23.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının iş yerinde 09.04.2007 ve 11.09.2013 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalışan davalının iş yerinden ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı şirketin aynı iş kolunda aynı üretim

faaliyetlerinde bulunduğu,

davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan

bilgilere edinme imkanı sağladığı,

aynı zamanda davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işyerinde kullanarak eski işverenine

önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 445 ... maddesindeki düzenleme uyarınca zaman, coğrafi yer ve faaliyet alanı

sınırlamalarına uygun olduğu, bu nedenle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesine dayanılarak davanın kısmen kabulü ile; davacının talepte bulunabileceği cezai şart miktarının 81.392,00 TL olduğu, ancak davalının aldığı ücret miktarının, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 182 nci maddesi nazara alınarak % 30 oranında indirilmesinin hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılarak 56.974,40 TL cezai şarta hükmedildiği, davacı tarafın cezai şart dışında zararının ispat edilememesi nedeni ile maddi tazminat yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakkaniyet indiriminin hukuka aykırı olduğunu, nitekim belirlenen cezai şartın aşırı miktarda olmadığını ve davalının mahvına sebebiyet vermediğini, cezai şart açısından takdiri indirim sebebi ile reddedilen kısım yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi zarar taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini, davalının ayrılmasından sonra proje kapsamındaki satış miktarlarının arttığını, siparişlerin davalının çalıştığı şirketlere kaydığını, rekabet yasağı kaydı karşısında somut bir zararın oluşmasının gerekli olmadığını, davalının dava dışı şirketten çok ciddi bir şekilde ücret aldığını ve uğradıkları zararın cezai şarttan çok daha fazla olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında araştırılması istenilen konulara ilişkin dosyada herhangi bir delil olmamasına rağmen iş sözleşmesinin Anayasal hak olan çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı şekilde yorumlandığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde yer ... rekabet yasağına ilişkin hükümlerin geçersiz olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve devamı hükümlerine hiç değinilmeksizin bir takım beyanlara yer verildiğini, müvekkilinin ticari sır niteliğinde bir bilgisinin bulunmadığını ve müşteriler ile herhangi bir irtibatının olmadığını, müvekkilinin herhangi bir ticari sırra vakıf olmadığını, gününü saha içerisinde mavi ... çalışanların üretimini kontrol ederek geçirdiğini, onlarla aynı bilgiye sahip olduğunu, tanıkların beyanları ile müvekkilinin ticari sırra vakıf olmadığının anlaşıldığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 445 ... maddesi, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizmahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim