Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2483

Karar No

2024/631

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ: 15.12.2022, 08.03.2023

SAYISI: 2022/1729 Esas, 2022/1752 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Tavzih talebinin reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili ön inceleme duruşmasında; öncelikle icra hukuk mahkemelerinde takibin iptalini isteyebilecek olan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, imzanın davacıya ait olmadığının ceza dosyaları neticesinde ... olduğunu, fakat takip yapılırken bu durumu bilemeyeceklerini, öncelikle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istediklerini, Mahkeme aksi kanaatte ise davayı kabul ettiklerini, ilk celsede kabul beyanları ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması sebebiyle yargılama giderlerinin taraflarına yükletilmemesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2020 tarihli ve 2020/131 E., 2020/525 K. sayılı kararıyla; kabul nedeniyle davanın kabulüne, davacının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2751 ve Bakırköy 8. İcra Dairesinin 2012/22991 E. sayılı takip sayılı dosyalarından davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/2520 E., 2020/430 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığının ileri sürülerek genel mahkemede menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, ıslah dilekçesinin ıslah harcı da yatırılmaması nedeniyle usule uygun bir ıslah dilekçesi olmaması nedeniyle dikkate alınmadan karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu anlamda dilekçenin davalıya tebliğ edilmemesinde de bir hak kaybının söz konusu olmadığı, davalı vekilinin bu yönlerdeki istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrasının “Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” hükmünü içerdiği, davalının yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul ettiği, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden çok önce icra takibi başlatılması sebebiyle davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin ... olduğu, Mahkemece, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde görülmediği, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin kısmen reddi ile kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul beyanı sebebiyle davanın kabulüne, davacının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2751 E. ve Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2012/22991 E. sayılı dosyaları sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, bakiye 431,32 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, davacının yatırdığı 1.293,98 TL peşin harcın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5.320,55 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

C.Tavzih Dilekçesi

Davalı vekili tavzih dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde İlk Derece Mahkemesinin müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmetmesi hatalı görüldüğü halde hüküm kısmında müvekkili aleyhine vekalet ücreti verildiğini, ayrıca davacının yaptığı yargılama giderleri kendi üzerinde bırakıldığını, bu haliyle iki hükmün çeliştiğini, vekalet ücretine hatalı hükmedildiğini ileri sürerek hükmün tavzihini istemiştir. Davalı vekili, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz dilekçesi sunmuştur.

D.Bölge Adliye Mahkemesinin Tavzih Hakkında Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/2520 E., 2020/430 K. sayılı tavzih kararıyla; davalının yargılama giderlerine yönelik istinaf talebinin kabul edildiği, buna göre davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına karar verildiği halde gerekçeli kararın yazımı sırasında sehven İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki davalıya vekalet ücreti tahmiline yönelik hüküm fıkrasının olduğu gibi kaldığının anlaşıldığı, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı, 6100 sayılı Kanun’un 312 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” hükmü gereğince davalının yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul etmesine, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden çok önce icra takibi başlatması sebebiyle davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin ... olduğu, davalının yargılama giderlerinden hukuken sorumlu tutulamayacağı, Mahkemece takdir edilecek vekalet ücretinin de yargılama gideri kapsamında olmasından dolayı ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulü bu yönde olduğu halde İlk Derece Mahkemesinin kararının bu sebeple kaldırılıp yenide hüküm kurulması sırasında hata edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin tavzih talebinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli, 2020/2520 E. ve 2020/430 K. sayılı, kararının “.....5.320,55 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine” şeklindeki hüküm fıkrasının tavzih suretiyle '”Davanın kabul edilmiş olması sebebiyle davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tavzih kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunduğu gibi, davalı vekili de temyiz dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararının bozulmasını istemiş, ardından davalı vekili temyiz başvurusundan feragat etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

  2. Dairemizin 12.09.2022 tarih, 2021/1800 E., 2022/5752 K. sayılı kararıyla. 6100 sayılı Kanun’un “Hükmün Tashihi” başlığını taşıyan 304 üncü maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305 ... maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği hususlarının belirtildiği, buna göre tavzih yoluyla hüküm fıkrası değiştirilemeyeceğinden, eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.01.2021 tarihli tavzih kararının bozulması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarih, 2022/1729 E., 2022/1752 K. sayılı ek kararı ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesine yönelik tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

2.Davalı vekili 09.01.2023 tarihli tashih talepli dilekçesi ile; davanın kabulüne dair gerekçeli kararın 11.01.2021 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, hükümler arasında lafzi hatalar bulunduğunun görüldüğünü, bu hususta tavzih taleplerinin kabul edildiğini, tavzih talebinin kabulü nedeniyle temyiz başvurusundan feragat edildiğini, ancak davacının tavzih kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde kararın bozulduğunu, bozma kararına uyularak tavzih taleplerinin reddedildiğini, gerekçeli kararın açıklamalar kısmında “davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin ... olmasına göre Mahkemece davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş olmasının hatalı bulunduğu, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden yargılama giderleri yönünden verilen kararın kaldırılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği” yönünde lehlerine açıklamada bulunarak kararın bu yönde değerlendirilmesi hususuna yer verildiği halde hüküm kısmında vekalet ücretine hükmedildiğini, hüküm gerekçesinde ardarda yer ... iki hükmün çeliştiğini, yargılama giderleri arasında harçların ve vekalet ücretlerinin yer aldığını, ancak yargılama giderleri davacının üzerinde bırakılması gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesinin hata içerdiğini, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalı müvekkili aleyhinde yargılama giderlerine hükmedilmesinin 6100 sayılı Kanun’un 312 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırılık taşıdığını, davanın açılmasına müvekkilinin hal ve davranışlarının sebebiyet vermediğini, takiplere konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığı hususunun ceza mahkemesinde görülen kovuşturma dosyasında yapılan imza incelemesi ile ortaya çıktığını, bu nedenle takibe konu çeklerde davacın adı altında bulunan imzaların üçüncü bir kişiye ait olabileceğinin müvekkilince bilinemeyeceğini, davada kabul ettikleri noktanın ceza mahkemesinde öğrendikleri imzanın davacıya ait olmadığı hususu olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık taşıdığını, hükmün tashihi başvurusunda bulunma zorunluluğunun doğduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin hükmün hatalı olduğunu kabul etmesi nedeniyle temyiz kanun yoluna başvurusundan feragat edildiğini, bozma kararına uyularak tavzih talebinni reddine karar vermesinin müvekkili bakımından telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek maddi hataların düzeltilmesini ve hükmün icrasında tereddüt oluşturan hususların açıklanmasını istemiştir.

3.Davalı vekili aynı tarihli temyiz dilekçesi ile; Bölge Adliye Mahkemesinin öncelikle istinaf başvurularının kısmen reddedip kısmen kabul ettiğini, gerekçeli kararda lafzi hatalar bulunduğunun görüldüğünü, bu hususta tavzih talebinin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edildiğini, tavzih talebinin kabulü nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararına dair temyiz başvurusundan feragat ettiklerini, ancak davacının tavzih kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde bozulan karara uyularak tavzih talebinin reddedildiğini, söz konusu ek karar neticesinde gerekçeli kararın özüyle çeliştiği açıkça ... olan lafzi hataların düzeltilmesi ve hukuka aykırılık arz eden kararın bozulması istemiyle temyiz kanun yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kurulan gerekçeli kararda açıklamalar ile gerekçeli karar hükümleri arasında birbiriyle çelişen ve infazda tereddüt oluşturacak maddi hatalar bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının açıklamalar kısmında davalının yargılamanın ilk duruşmasında davanın kabul etmesine, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden çok önce icra takibi başlatılması sebebiyle davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin ... olmasına göre Mahkemece davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş olmasının hatalı bulunduğunu, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile davalı aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu açıkça belirtildiğini, ancak hüküm fıkrasında bu gerekçenin aksine İlk Derece Mahkemesince hükmedilen vekalet ücretine tekrar yer verildiğini, hüküm gerekçesinde ardarda yer ... fıkraların çeliştiğini, yargılama giderleri arasında harçlar ve vekalet ücretlerinin de yer aldığını, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılması gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesi hata içerdiğini, bu açık çelişkinin giderilmesi gerektiğini, yargılama gideri hususunda yapılan hüküm hatasının hükmün icrasında tereddüt oluşturduğunu, gerekçeli kararın tebliği ile iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olduğundan, temyiz süresinin işlediğini, bu nedenle sehven hüküm kurulan vekalet ücreti fıkrasının kararda düzeltilerek ... bir kararda doğru tespitlere yer verilmeliyken Bölge Adliye Mahkemesince ilamda yer ... maddi hataların düzeltilmesi ve hükmün icrasında tereddüt oluşturan hususların açıklanması hususunun yerine getirilmediğini, 15.01.2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün icrasında netlik olmadığına ilişkin hükümler arasında çelişkilerin giderilmesi adına tavzih ve tashih dilekçeleri verildiğini, tavzih dilekçesinin ardından yöneltilen tashih dilekçesi hakkında istinaf mahkemesi henüz değerlendirme yapmadığını, bu hususun temyiz süresini etkilediğini, tashih taleplerinin temyiz süresini durdurmadığını, davacının işbu davasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının davaya konu icra takiplerine itiraz veya icranın dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması taleplerinden ziyade tespit hükmü içerdiğini, işbu davanın ilgili icra takiplerini durdurmaya da elverişli olmadığını, davacının bu haliyle karşılaşabileceği tehlike veya zararı bu dava ile bertaraf edemediğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili aleyhinde yargılama giderlerine hükmedilmesinin 6100 sayılı Kanun’un 312 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırılık taşıdığını, davanın açılmasına müvekkilinin hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermediğini, çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığının kovuşturma dosyasında yapılan imza incelemesi ile ortaya çıktığını, davacın adı altında bulunan imzaların üçüncü bir kişiye ait olabileceğinin müvekkilince bilinemeyeceğini, kabul ettikleri noktanın ceza mahkemesinde öğrendikleri imzanın davacıya ait olmadığı hususu olduğunu, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya açıkça aykırılık taşıdığını ileri sürerek davanın öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1729 E., 2022/1752 K. sayılı karara ilişkin temyiz dilekçesinin sunulması ile müvekkili lehine oluşan müktesep hakların korunmasını, maddi hataların düzeltilmesini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

4.Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2023 tarihli, 2022/1729 E., 2022/1752 K. sayılı ek karar ile; hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih ve tashih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği, davalı vekilinin talebinin tashih yoluyla düzeltilemeyeceği, ancak temyiz kanun yolu ile değerlendirilebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin tashih talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 304 ve 305 ... maddesi, 312 nci maddesinin ikinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan 15.12.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararistinafcevapyargılamatalebinintemyizreddikararımahkemesitavzihonanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim