Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6365
2024/615
25 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/915 Esas, 2022/813 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/992 E., 2019/401 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Gümrük Kanunu'na tabi antrepo işletmecisi olduğunu, davalı şirkete ait ve gerekli konşimento bilgileri verilen 5 kap, 133 kg ağırlığındaki eşyaların 28.06.2016 tarihinde, yine davalı şirkete ait ve gerekli konşimento bilgileri verilen 6 kap, 1782,83 kg ağırlığındaki eşyaların 08.03.2017 tarihinde müvekkilinin geçici depolama yerine konulduğunu, eşyaların depoda bulunduğu dönemde (08.03.2017 30.03.2018) 322.493,00 TL ardiye ücretinin oluştuğunu, buna ilişkin fatura tanzim ile davalı şirkete gönderildiğini, ancak ödenmediğini, ardiye ücretinden davalının sorumlu bulunduğunu iddia ederek 322.493,00 TL ardiye ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bilahare cevaba cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde belirttikleri 5 kap, 133 kg ağırlığındaki eşyalara ilişkin bilgilerin sehven yazıldığını bildirerek taleplerinin 6 kap, 1782,83 kg ağırlığındaki eşyalara ilişkin olduğunu beyanla davanın kabulünü istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilinin antrepoya mal bırakma iradesinin bulunmadığını, davacı ile bu hususta bir sözleşme yapılmadığını, faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, ayrıca talep edilen ücretin de faiş olduğunu, davacının müvekkilinin zararına sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yasal bekleme süresi olan 20+30 günlük sürenin bitiminden itibaren 10 gün sonra eşyanın tasfiyeye tabi tutulmak üzere tasfiye listesi hazırlaması gerektiği hâlde bu görevini ihmal ettiği, bu görevi 03.11.2017 tarihinde yaptığı, bu nedenle süre uzatımı dahil 60 günlük ardiye ücreti talebinde bulunabileceği, bunun miktarının da 28.817,79 TL olduğu, kalan süreler ile ilgili ardiye ücretinin satış bedelinden talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eşyaları depoya koyanın, eşyaları depoda tutmaya devam edenin ve eşyaların millileştirilmesi işlemini yapmayanın eşya sahibi olduğunu, bu gerçekler gözardı edildiğinde eşya sahibinin sorumlulukları konusunda doğru bir hukuki sonuca ulaşılamayacağını, eşyaların bekleme süresi sona ermiş olsa dahi eşyaların tasfiye işlemlerini sonuna kadar takip etme ve bu süreci sonlandırma yükümlüğünün davalıya ait olduğunun anlaşılabildiğini, bilirkişilerin raporlarında ardiyecinin 60 günlük süre sonunda tasfiye listesi hazırlama yükümlüğünde olduğunu belirterek eşya sahibini sorumluluktan kurtardıklarını, tasfiye anında dahi eşya sahibinin eşya üzerindeki haklarının ve bağının devam ettiğinin anlaşılabildiğini, eşya sahibinin, eşyalar fiilen depodan çıkana kadar işleyecek tüm ardiye ücretinden sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin, "özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenerek, buna ilişkin işlemler; ... yoluyla gelen eşya için özet beyan verildiği tarihten itibaren 45 gün, diğer bir yolla gelen eşya için 20 gün içinde tamamlanır." hükmü uyarınca eşya alıcısına belirtilen gün içinde gümrük işlemlerini tamamlama zorunluluğu getirildiği, bu süre içerisinde gümrük işlemlerini yapmayan davalının, malları derhal gümrük işlemlerini tamamlayarak gümrük rejimi gereğince mahrece iade veya diğer yollara başvurulması şeklindeki diğer mükellefiyetlerini yerine getirmeyen ve malların gümrükte, dolayısıyla antrepoda kalmasına sebebiyet veren alıcının, kusurundan dolayı meydana gelecek taleplere karşı sorumlu olduğu, davacı ve gümrük idaresinin tasfiyeyi gerçekleştirmemesi dolayısıyla bir idari işlemi yapmamış olmasının, antreponun işgaliyesinden dolayı isteyeceği ücrete etkisi olmayacağı, davacının tasfiye işlemlerine ilişkin yükümlülüğü Gümrük İdaresine karşı olup davalı tarafın buna dayanamayacağı, davacının alacak davasına konu faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça iade faturası sunulmuş ise de bu faturanın, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut olmadığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmasının ... başına davalının savunmalarını ispata elverişli olmadığı, Mahkemece anılan hususlar nazara alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 322.493,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava şartlarına aykırılık bulunduğunu, davada bir saklama sözleşmesi var olduğu iddia ediliyor ise sözleşmenin, malı gönderen Spiriant Şirketi, malın sahibi Lufthansa Alman Havayolları ve Mars Lojistik Şirketi arasında olduğunu, fakat bunların davaya hiç dahil edilmediğini, davada zorunlu dava arkadaşlığı olmasına karşın bunlar yokken davanın görülmesinin dava şartı eksikliği olup kararın bozulması gerektiğini, hukukun olaya yanlış uygulandığını, müvekkilinin ardiye talebi olmadığını, fatura kesilmesinin sonucu değiştirmediğini, alacağın olmadığını, müvekkilinin sadece konişmentoda malların gönderileceği yer olarak göründüğünü, malların Mars Lojistik tarafından müvekkilinin haberi olmadan antrepoya konulduğunu, saklama sözleşmesi olmaması nedeniyle vekâletsiz iş görme hükümlerine göre ancak ve ancak zorunlu ve yararlı masrafların istenebileceğini, davalının malı zamanında tasfiye etmeyerek deposunda tutmaktan kendisi sorumlu olup gümrük mevzuatına göre yetkilendirilmiş lisanslı bir antrepocu olarak yerine getirmesi gerekli olan mesleki yükümlülüğünü hiç veya geç yerine getirmesinden ... zarara, yani yok etmediği malların saklanmasının bedeline kendisinin katlanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ardiye hizmeti ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16