Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2302
2024/609
25 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2022/451 Esas, 2023/89 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühletinin verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle teminat altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin seçimlik haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında konkordato talep eden davacıya 1 yıl kesin mühlet verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/1161 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 19.10.2022 tarih, 2022/5524 E. ve 2022/7171 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalı tarafın takas mahsup iddiasının değerlendirilmesi, konkordato sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, davacı şirketin iflas ... etmediğinin belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alacağın likit olduğu kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında takas mahsup ilişkisi olmadığı gerekçesi ile bozmadan önce kurulan karar gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmasından sonra davacının alacağını L.O. İsimli üçüncü bir kişiye devrettiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığını, davacıdan haksız yahut kendilerine verilen konkordato mühletinden sonra faize ilişkin tahsilat yapılmadığını, yapılsaydı dahi bunun davacının kendilerine ödeme sırası göstermemesi nedeniyle taraflarına seçimlik hak sağladığını, davacının ödemeleri aksatarak konkordato sürecini ihlal ettiğini, tahsilatların rehinli alacaklara ilişkin olduğunu, son alınan bilirkişi raporunun da lehlerine olduğunu, davacıdan yapılan tahsilat kalemlerinin birden fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
Dosya içerisinde dava konusu alacağın temlik edildiğine dair 05.02.2021 tarihli temliknamenin bulunduğu anlaşılmakla, bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı olup, davanın devamı boyunca bulunması ve mahkemece de re'sen nazara alınması gerektiğinden temlikname göz önünde bulundurularak aktif dava ehliyetinin varlığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16