Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2085

Karar No

2024/562

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/532 E., 2022/650 K.

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Petrol Ofisi A.Ş.'ye ait petrolün, 31.03.2006 tarihinde, ... plakalı tanker ile sevkiyatı sırasında davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde tamamen zayi olduğunu, sigortalıya hasar nedeniyle ödenen 28.018,00 TL'nin 20.475,00 TL'lik kısmının trafik ve İMM sigorta poliçeleri kapsamında ödendiğini belirterek bakiye 7.543,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın müvekkilinin tankere çarpması ile meydana gelmediğini, olay sebebiyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.10.2020 tarih, 2018/131 E. ve 2020/327 K. sayılı kararı ile Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 09.07.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı olaya ilişkin alınan rapor ile arasında çelişki olması sebebiyle tüm kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve nihai bir rapor hazırlanması için alınan Adli Tıp Kurumunun 03.10.2019 tarihli raporunda, davalı sürücünün %100 kusurlu, diğer sürücü ... ...'in kusursuz olduğu görüşüne yer verildiği, kusura ilişkin 07.07.2020 tarihli ... heyet raporunda ise davalının kusursuz, diğer sürücü ... ...'in %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, 03.10.2019 tarihli Adli Tıp kurumu raporunun dosya kapsamındaki ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, İstanbul 16. Asliye Hukuk mahkemesi ve dosyamız kapsamında alınan tüm raporları değerlendirdiğinden hükme esas alındığı, kusurlu hareketi ile zarara sebep olan davalının 09.03.2008 tarihli raporda hesaplanan ve karşılanmayan zarardan sorumluluğu olduğu, bilirkişi raporuyla hesap edilen 7.543,00 TL’nin davacıya ödenmesine gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.543,00 TL’nin 18.04.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 23.05.2022 tarih, 2021/1868 E. ve 2022/3900 K. sayılı kararıyla;

"1. Dava, haksız fiilden meydana gelen zararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1301 ... maddesi gereğince rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 01.11.2017 tarih, 2016/13642 E., 2017/5992 K. sayılı bozma ilamına uyularak alınan 03.10.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu mütalaa edilmiş, daha sonra trafik kazaları uzmanlarından oluşan heyetten alınan 07.07.2020 tarihli raporda ise, kazanın meydana gelmesinde davacının sigortaladığı tanker sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu mütalaa etmiştir. Ancak davalının 03.10.2019 tarihli rapora itirazında ve temyiz dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi, bozmadan sonra alınan ilk raporda, çarpışma noktasının 3 şeritli yolun ... şeridi olduğu, davalının kontrolündeki aracın tankerin sağ yan ön kısımlarına çarptığı tespit edilmiştir. Ancak bu tespitler kolluk tarafından tutulan kaza tutanağındaki yolun iki şeritli olduğu, sağ yanda banket olduğu ve davalıya ait aracın tankeri sollamaya başladığı anda gerçekleşmesi nedeniyle çarpışma yerinin aracın sağ ön tarafı ile tankerin sol yanı olduğuna ilişkin tespitlere uygun olmadığıdan, Mahkemece, 03.10.2019 tarihli raporun karara dayanak yapılmasının isabetli olmadığı, bu durumda davalının arkadan tankere çarpması ile tankerin dengesinin kaybedemeyeceğini, dolu tankerin iniş eğimli yolda yağmurlu havada dengesinin bozulması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını mütalaa eden ve oluşa uygun bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

2.Kabule göre de; Mahkemece, Dairemizin eksik araştırma ve değerlendirme yapıldığından bahisle verilen bozma ilamına uyulduktan sonra alınan 03.10.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz üzerine yeniden oluşturulan bir bilirkişi heyetinden 07.07.2020 tarihli rapor alınması isabetli ise de; gerekçe kısmında 07.07.2020 tarihli rapora hangi neden ve sebeplerle itibar edilmediği tartışılıp değerlendirilmeden, 03.10.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna dayalı olarak karar verilmesi de, isabetli olmamış olup, bozma nedeni yapılmıştır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunun, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar verenin de, bu zararı gidermekle yükümlü bulunduğunun, haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin gerçekleşmesi ve failin kusurunun olmasının gerektiğinin düzenlendiği, 6762 sayılı Kanun'un 1301 ... maddesinde ise sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceğinin, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceğinin düzenlendiği, dosyada yer ... 07.07.2020 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin ayrıntılı, denetlenebilir ve esasa daha uygun olduğu kanaatine varıldığı, buna göre kusuru tespit edilmeyen davalının sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının oluşan kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, davanın açıldığı yıldan bu yana alınan her bilirkişi raporunun bir önceki raporla çeliştiğini ve uyuşmazlığın git gide içinden çıkılmaz bir hal aldığını, son rapora itibar edilemeyeceğini zira ondan önce alınan 03.10.2019 tarihli raporun daha geniş kapsamlı ve hükme elverişli olduğunu, aksi bir kabulün hakkaniyete aykırı olacağını, 07.07.2020 tarihli son rapora dayanılarak hüküm kurulduğuna dair de gerekçeye verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği sigorta tazminatından rizikonun gerçekleşmesine kusuruyla sebep olduğu iddia edilen davalının sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6762 sayılı Kanun'un 1301 ... maddesi,

2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) Kanun'un 41 ... maddesi,

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamav.mahkemeonanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim