Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6202
2024/521
23 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2006/611 Esas, 2021/10 Karar
DAVALILAR: 1 ...
2 ... vekili Avukat ...
3 ...
4 ... vekili Avukat ...
5 H. ... ... vekili Avukat ... ...
6 ... vekili Avukat ...
7 ... vekili Avukat ...
8 ... vekili Avukat ...
9 ... (Mütevaffa) Mirasçıları:
10 ...
11 ...
12 ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Pak Yapı Ltd. Şti.'ye müvekkili Bankanın ... Şubesi tarafından kullandırılan usulsüz krediler sebebi ile bankanın zarara uğradığını, bankaca düzenlenen istihbarat raporlarında şirkete kullandırılacak kredi konusunda olumsuz raporlar verilmesine rağmen banka müdürü olan davalı ... ile Müdür Yardımcısı Davalı ... imzası ile şubenin olumlu görüş içeren kredi teklifi üzerine Ticari Krediler Müdürü davalı ...'nın olumlu görüşü, Genel Müdür Yardımcısı davalı H.... Olcay'ın uygun görüşü ve Banka Genel Müdürü davalı ...'in oluru ile diğer davalıların üyesi bulunduğu yönetim kurulu tarafından 29.12.1995 gün ve 44 sayılı oturumda bankaya kredi tahsisine karar verildiğini, kredi ... olarak şirket ortaklarının şahsi kefaleti ve taşınmazlar üzerine kredinin %200 fazlası ile ipotek tesis edilmesinin kararlaştırıldığını, şube tarafından firmanın teminat teşkil eden gayrimenkulleri değiştirme talebi ve ekspertiz heyetinin yanıltılması sonucu kredinin kapatılması talebinde bulunulduğunu ve kredinin iptal edildiğini, kısa bir süre sonra istihbarat raporu ve ekspertiz raporu düzenlenerek şube tarafından olumlu görüş bildirilerek yeniden kredi kullandırılmasının teklif edildiğini, genel müdürlükten kredi kullandırılma hususunda yetki ve talimat verilmemesine rağmen şube tarafından yeterli teminat alınmadan kredi kullandırıldığını, ek kredi talebinin şube tarafından olumlu görüş bildirilerek Ticari Krediler Müdürlüğüne gönderildiğini, teminat değişikliği ve döviz kredisi kullandırılması konusunda olumlu görüş verildiğini, davalıların oluşturduğu yönetim kurulunun verdiği karar ile istihbarat raporunun ... olması nedeni ile gayrimenkul teminatı ile yeniden kredi kullandırıldığını ve sonrasında kredi kullandırılmasının devam ettiğini, istihbarat raporlarında olumsuzluklara rağmen, kredi risk teminat dengesi oluşturulmadan, yeterli teminat alınmadan nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığını, bu kredilerin ödenmemesi üzerine 24.03.1997 tarihinden başlamak üzere 1.494.108,00 TL'nin tasfiye olunacaklar hesabına aktarıldığını ve yasal takip başlatıldığını, kredi kullandırılması sırasında bankacılık genel mevzuatı ve iç mevzuat ile bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranıldığını, alınan teminatların yetersiz olduğunu, bankanın zararının oluştuğunu ileri sürerek Pak Yapı Ltd. Şti.'ne usulsüz kullandırılan krediler sebebi ile oluşan banka zararı olan ve 24.03.1997 tarihinden itibaren tahsil olunacak alacaklar hesabına aktarılan 1.494.108,00 TL alacağın, bu tarihten itibaren tahsil tarihine kadar bankanın aynı tür kredilere uygulanan değişen oranlarda temerrüt faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu kredinin Genel Müdürlüğün ... ve oluru ile kullandırıldığını, şube çalışanlarının ve müdürlerinin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kredinin genel müdürlük ve yönetim kurulunun yetki ve talimatı ile kullandırılan otorize kredi olduğunu, kredi kullanan firmanın ilk başvurusunun, ipoteklerde değişiklik yapmak istemesi, istihbarat elemanlarını yanıltması ve firma hakkında gelen olumsuz duyumlar neticesinde reddedildiğini, sonrasında firma yetkililerinin genel müdürlükle yaptığı görüşmeler neticesinde yönetim kurulu kararı ile otorize kredi tahsis edildiğini, şubenin mevzuata aykırı kredi teklifinde bulunmadığını, kredi kullanımı sırasında devre faizinin ödenmemesi üzerine şubece firmaya ihtarname çekildiğini ve bakiye borcun Bölge Hukuk Müdürlüğüne gönderildiğini ancak takibin Ticari Krediler Müdürlüğünce geri çekildiğini, şubenin denetimleri sırasında yapılan denetimlerde bu konuya ilişkin uyarı yapılmadığını, şubenin Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulunun ... ve oluru dışında işlem yapmasının ve yetkisiz icrada bulunmasının söz konusu olmadığını, kredinin kullandırılmasının şubenin inisiyatifi dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin ibra edildiğini, bu sebeple sorumluluklarının kalmadığını, dava konusu kredinin usulüne uygun olarak kullandırıldığını, bankacılıkta risk faktörünün her zaman olduğunu, kredi kullandırırken mevzuata yönelik tüm kurallara uyulduğunu, istihbarat raporlarının kredi kullandırıldığı tarihteki mevzuata göre yapılması ve uyulması zorunlu bir rapor olmadığını, idari bir rapor olduğunu, istihbarat yapılmadan ve gerekli teminat alınmadan kullandırılan kredi olmadığını, gerekli teminatların alındığını, istihbarat raporlarının bütünüyle olumlu olduğunu, bankanın zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, alacağın tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını, bankanın zararının oluşmadığını, meydana gelen ekonomik krizler sebebi ile Hazinenin bu riskleri zaman zaman üstlendiğini, müvekkilinin kredi verilmesi konusunda yetkili olmadığını, istişari nitelikte ve bağlayıcı olmayan görüşlerinden dolayı sorumluluğunun doğmayacağını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ... ... Olcay vekili cevap dilekçesinde; açılan davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, kullandırılan kredilerde usulsüzlük bulunmadığını, o tarihte genel müdür yardımcısı olan müvekkilinin görüş bildirmeden sadece havale işlemi yaptığını, yetkili kişinin genel müdür olduğunu, kredilerin oy birliği ile alınan kararla tahsis edildiğini, ekspertiz raporuna göre gerekli teminatların alındığını, bankacılık mevzuatına uygun olarak kredi kullandırıldığını, kredi borçluları hakkında alınmış haciz vesikası bulunmadığını, bankanın zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
6.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
1.Dava Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup Mahkemece 2003/478 E., 2003/961 K. sayılı kararla iş bölümü itirazı kabul edilerek dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosyanın tevzi edildiği Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/261 E., 2004/544 K. sayılı kararıyla bankacılık işleminden kaynaklanan ihtilafta bankalar tarafından açılan davada davaya Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından bakılacağı, o yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde bu davaların bir veya iki numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerince görüleceğinin hükme bağlandığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 2005/98 E., 2005/97 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın yapılan işlem sonucu banka yöneticisinin bankaya verdiği zarardan kaynaklandığı, Mahkemenin bankalar yasası uyarınca görevli olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/8591 E., 2006/9856 K. sayılı ilamı ile Mahkemenin ikinci görevsizlik kararını verdiği sırada kararın temyiz edilip edilemeyeceği bilinemeyeceğinden dosyanın karar kesinleştiğinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesi şeklinde karar alınmasının doğru olmadığı, son görevsizlik kararının temyiz edilmesiyle Yargıtay'ca verilecek onama kararının gönderilen Mahkemeyi bağlayacağı, hükümdeki bu ibarenin uygulanma imkanının ortadan kalkacağı gerekçesiyle karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesince düzeltilerek onanmasına karar verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi gönderilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan birbiri ile uyumlu bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere; kredi talebi üzerine düzenlenen istihbarat raporunda sonuç olarak firmanın kredi talebinin olumlu karşılanması gerektiğinin belirtildiği, istihbarat verilerinde olumsuzluk olmadığı, şubenin yönetim kurulu kararına uygun kredi kullandırdığı, bankanın 16.05.1996 tarihinde 76.951,00 TL tahsis ettiği krediye karşılık ekspertiz değeri 147.000,00 TL olan gayrimenkul üzerine 240.000,00 TL ipotek tesis edildiği, şirket ortaklarının kefaletlerinin alındığı, 390.805,00 TL'lik ikinci dilim kredi için ise ekspertiz değeri 839.460,00 TL olan gayrimenkul üzerine 2.200.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, teminatların risk teminat dengesine uygun alındığı, davalılarca yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun hareket edildiği, aykırı davranıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporundaki tespitin aksine kredi tahsis kararının ve kredi kullandırımının, bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu, istihbarat raporlarının olumlu olmaması nedeni ile Mahkeme kararı gerekçesinde yer ... istihbarat verilerinde olumsuzluk olmadığı, istihbarat raporunda sonuç olarak firmanın kredi talebinin olumlu karşılanması gerektiği hususlarının gerçekleri yansıtmadığını, firmalara kredi açılabilmesinin ilk şartının hakkında edinilen bilgilerin olumlu olması iken şirketin istihbarat raporunun olumsuz olduğunu, bilirkişi raporunun gerekli irdeleme ve değerlendirmelerden yoksun, yapılan tespit ve yorumların objektiflikten uzak bulunduğunu, kullandırılan kredi teminatları yetersiz olmakla firma aleyhine yapılan takiplerde borçlunun tüm malvarlığı araştırmaları da olumsuz sonuçlandığından aciz vesikaları alındığını, davalıların usulsüz kredi verdikleri ceza mahkemesi yargılamasında aldırılan bilirkişi raporu ile ... olduğunu, davalının kusurlu fiilleri ile banka zararı arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, tüm hususların yanı sıra 85.093,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verildiği ancak maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretin hükmedilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerinden bahisle banka yönetici ve çalışanlarına yönelik açılan alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Dava, usulsüz kredi kullandırılması nedeni ile uğranılan zarar nedeni ile açılan tazminat istemine ilişkin olup Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddi ile davalılar lehine 85.093,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacaktır. O halde Mahkemece davalılar lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 85.093,78 TL nispi vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5236 sayılı Kanun) geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 ... maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer ... “85.093,78 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.100,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58