Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4187
2024/470
22 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1733 Esas, 2022/203 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması sureti ile davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/413 E., 2019/229 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, haksız rekabetin men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tasarımını yapmış olduğu ürünleri "İstikbal" markası altında satışa arz ettiğini, müvekkili adına tescilli 2013/00636, 2013/07476 3, 2013/00479 ve 2013/05649 2 tasarımların davalı tarafından birebir taklidi yapılarak veya önemli derecede benzer olarak üretildiğini, aynı ad ile satışa sunulduğunu ve kendi internet sitesi ile mağaza ön cephesinde görsellerinin kullanıldığını, davalının iş yerinde mahkeme aracılığı ile tespit yaptırıldığını, müvekkililin tescilli ürünlerinin üretilmesi suretiyle yapılan eylemin 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) hükümlerine aykırı olduğu gibi haksız rekabette teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin tasarıma tecavüz oluşturduğunun tespitine, tasarımdan ... haklarına yönelik tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak imhasına, hükmün ilanına, haksız rekabetin önlenmesine ve şimdilik 40.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin hiçbir şekilde davacı tarafa ait dava konusu endüstriyel tasarım ürünlerinin üretimini ve dağıtım hizmetlerini yapmayıp, söz konusu ürünleri dava dışı ... Dizayn Mobilya Ltd. Şti.'den irsaliyeli fatura karşılığında satın aldığını, davalının söz konusu ürünlerin davacı tarafa ait tescilli tasarımlar olduğundan haberdar olduktan sonra, satış mağazasından ve internet sitesinden kaldırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı adına tescilli olup satışa sunulan tasarımlar ile davalının adresinde tespit edilen ürünlerin görünüm özellikleri ile aynı olması nedeni ile davacının tescilli tasarımdan ... haklarına tecavüz edildiği, somut olayda tecavüzün önlenmesi için imhanın kaçınılmaz mahiyette olduğunun ispatlanamadığı, davacı tarafça tazminat hesabının lisans sözleşmesine göre yapılmasının talep edildiği, ancak dosyaya örnek bir lisans sözleşmesinin sunulmadığı, bilirkişilerce davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin dava tarihi itibariyle minumum 2.222,00 TL, maximum 4.444,00 TL olduğunun belirtildiği, davacı yanca maksimum ücreti hak etme bakımından dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle bilirkişilerce tespit edilen minimum ve maksimum lisans bedeli ortalamasının tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile; davalının fiilinin tecavüz oluşturduğunun tespitine, tasarımdan ... haklara tecavüzün giderilmesine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına, imhası talebinin reddine, 3.333,00 TL maddi, 3.333,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek suretiyle değişen oranlarda ve reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
- Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminata ilişkin hesaplama yapılmadan tarafların ticari defterlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine dava konusunun dört adet sehpa tasarımı olması ve davalının iş yerinde başka ürünlerin de bulunması hususlarının defterlerin incelenmemesini gerektirmeyeceğini, müvekkilinin özellikle tasarım ve tescil tarihleri dikkate alınarak 2013, 2014 ve 2015 yıllarında tarafların cirosuna, davalının satış kapasitesine ve bu kapasiteye göre satabileceği ürün miktarına bakılarak uygun bir bedelin belirlenmesinin gerektiğini, ancak bilirkişilerin dosyada somut bilgi veya belge olmadığını gerekçe göstererek, Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu web sitesinde yer ... ücretleri baz ... hesaplama yöntemini seçmiş olmalarının hatalı hüküm kurulmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin tanınmışlığı, ticaret hacmi, tasarımların sunumu, hazırlık aşamaları ve tanıtım giderleri gözetildiğinde belirlenen tazminat miktarının uygun olmadığını, dosyaya uygun bir lisans sözleşmesi sunulmasa dahi 554 sayılı KHK'nin 52 nci maddesini ikinci fıkrasının (c) bendine göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle doğru tazminat tutarının hesaplanabileceğini, diğer taraftan seçimlik hakka göre hiçbir şekilde tazminat hesaplaması yapılamadığı durumlarda ıslaha dahi gerek kalmaksızın davacıya seçimlik hakkının başka bir seçimlik hak ile değiştirme hakkının tanınabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ürünleri, dava dışı şirketten 15 adetle sınırlı olmak üzere, irsaliyeli fatura karşılığında satın aldığını, anılan endüstriyel tasarımların kesinlikle üreticisi ya da pazarlamacısı olmadığını, kaldı ki söz konusu ürünlerin davacı tarafa ait tescilli tasarımlar olduğundan haberdar olduktan sonra, satış mağazasında bulunan ürünleri ve internet sitesi içeriğinde yer ... tasarım görsellerini kaldırarak, davacı tarafa ait olan ürünlerin satış ve pazarlama hizmetlerine son verdiğini, ayrıca müvekkilinin sadece 15 adet aldığı ürünlerin hiçbirisini satmadığını, yani dava konusu ürünlerin ticaret hayata dahi sokulmadığını, nedenlerle davalı müvekkil şirketin, davacının tasarım hukukundan ... haklarına yönelik herhangi bir şekilde tecavüz fiillerini işlemediğinin ve bu eylemlerin haksız rekabet oluşturamayacağının kabulünün zorunlu olduğunu, yerel mahkeme kararında belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının kabulünün de mümkün olmadığını, bilirkişilerin maddi tazminat hesaplanmasında kullanılabilecek hiçbir belge bulunmadığını belirtmelerine rağmen tamamen kendi şahsi kanaatleri doğrultusunda yetkili makamlarca geçerliliği onaylanıp onaylanmadığı belli olmayan Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu WEB sitesinde yer aldığı iddia edilen ... Çalışan Tasarımcılar için Tasarım Hizmetlerinin Asgari Ücretlendirmesine göre tazminat hesabı yapılmasının tasarım hukukuna açıkca aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı adına tescilli tasarımlara benzer ürünlerin davalı şirkete ait iş yerinde bulundurulması, bu ürünlere iş yerinin reklam panosunda ve davalı internet sitesinde yer verilmesi eylemleri dolayısı ile uygulanması gereken 554 sayılı KHK'nın 48 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacının tasarım tescilinden ... haklarına tecavüz teşkil ettiğinden ve aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğundan ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik görülmediği; ancak, davalının bahsi geçen eylemleri davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz oluşturmasına rağmen, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.02.2021 tarih, 2020/1422 E. ve 2021/1612 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarının birbirinden ayrılmasının gerektiği, taklit tasarımlı malların üreticilerinin kural olarak gerek men ve ref, gerekse de tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmayacak ise de tazminat talepleri yönünden sorumluluklarının kusur esasına dayalı olduğu; somut olayda da davalı tarafça dosyaya sunulan sipariş fişinden ve sevk irsaliyesinden davalının bahsi geçen ürünleri dava dışı ... Dizayn Mobilya şirketinden satın aldığı, yani davalının taklit tasarımların üreticisi olmadığı, bu durumda yukarıda da ifade edildiği üzere satıcı olduğu anlaşılan davalının, tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulabilmesi için, bu malların taklit olduğunu bilerek satması veya bu hususu bilebilecek durumda olmasının gerektiği, bu amaçla dairece uzman sektör bilirkişisi, mali müşavir ve tasarım uzmanı öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu sehpa ürünlerinin sektörde “aksesuar” türünde olduğu ve ... ölçekli mallar niteliğinde bulunduğu, bu ürünlerin sıklıkla tüketilmekle birlikte piyasada da satıcısının çok olduğu, belirtilen ürünlerin perakendeciler
tarafından satın alınırken tescilli tasarım olduklarının bilindiği açıklanmış olup, heyetçe de bilirkişi raporunda yer verilen bu tespitlere itibar edilerek satıcı olan davalının satışa sunduğu malların tescilli tasarıma konu olduğunu bildiği veya en azından bilebilcek durumda olduğu bu itibarla da davacının tasarım hakkına tecavüzü nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunun kabul edildiği, bu belirlemeden sonra davacının talep edebilceği maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden tarafların istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafça maddi zararının, 554 sayılı KHK'nin 52 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin tercih edildiği, bu durumda, davalı tarafın dava konusu tasarımları bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, ancak davacı tarafça bu hususta emsal olabilecek bir lisans sözleşmesi sunulmadığı gibi Kayseri Ticaret Odasının da bu konuda olumsuz yanıt verdiği, 19.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda emsal lisans bedeline ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı gerekçesi ile 10.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda maddi zarar yönünden yapılan hepslamanın esas alınabileceği bildirlmişse de anılan raporda, maddi zararın hesaplanması için kullanılan yöntem ve formüllerin somut olay bakımından uygulanması mümkün olmadığından bilirkişi raporlarındaki bu tespitlerin yerinde olmadığı, bununla birlikte emsal lisans sözleşmesinin dosyaya sunulamaması ve sonucu değiştirmediği gerekçesi ile ilk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılamaması karşısında davacının maddi zararının sözü eidlen KHK'nin 52 nci maddesi uyarınca belirlenemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın miktarının tam olarak tespit edilememesi halinde hakimin, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi bulunduğundan, dosyadaki veriler de gözetilerek lisans bedeli olarak 10.000,00 TL'nin hakkaniyete uygun olduğu, yine dava konusu tecavüz eyleminin boyutu, tasarım hakkı tecavüze uğrayan davacının, piyasada oluşturduğu kalite algısı, yarattığı ... ve imajda meydana gelebilecek tahribat ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gibi veriler nazara alındığında ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da düşük olduğu gözetilerek davacı yararına 554 sayılı KHK'nin 49 uncu maddesi uyarınca 15.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği, ayrıca hüküm altına alınan tazminatlara talep gibi dava tarihinden itibaren, avans faiz oranını geçmemek üzere, değişen oranlarda reeskont faizi işletildiği, ilk derece mahkemesince isabetli olarak anılan KHK'nin 49 uncu maddesinin (d) bendi tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına karar verilmesine rağmen el konulan ürünlerin imhası talebinin yerinde olmayan gerekçeyle reddedilmesinin de doğru olmadığından, imha talebinin de kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'î, haksız rekabetin men'i, maddi ve manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13