Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1024
2024/4620
4 Haziran 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1906 Esas., 2022/1995 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/134 E., 2020/200 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil memuru kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in ... ... Pazarlama A.Ş.'nin hissedarı, diğer müvekkilinin ise aynı şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... A.Ş.'nin 16.07.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkili şirketin yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini, yerine yeni üye seçilmediğini, ... A.Ş.'nin görevde olan diğer iki yönetim kurulu üyesinin 20.01.2020 tarihinde 2020/2 sayılı karar ile dava dışı ...'ın yönetim kurulu üyesi seçildiğini, bu kararın davalı kurum tarafından tescil edilerek 11.05.2020 tarihinden ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, bu işlemin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürerek 20.01.2020 tarihli 2020/2 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına dair ticaret sicil işlemine itirazlarının kabulüne, ... 28.04.2020 tarihli tescil kararlarının/tescil işlemlerinin iptaline, iptal kararının ticaret sicil dosyasına tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş.'nin 16.07.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararda, yönetim kurulu üyesinin azli sonrası yerine yeni üye seçimi yapılmadığından bu genel kurul kararının tescili isteminin kabul edilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 363 üncü maddesi kapsamında yönetim kurulu üyeliğinin boş kalmış olması nedeniyle yönetim kurulu tarafından yapılan yeni üye seçiminin tescil edildiğini, hatalı bir tescil işlemi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurulda yeni yönetim kurulu üyesi seçmek mümkün olduğu halde 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesi dolaşılmak suretiyle üye seçimi yoluna gidildiği, ... A.Ş.'nin ana sözleşmesine göre yönetim kurulunda A, B ve C grubu hisselerin temsil edileceği belirtildiği halde 20.01.2020 tarihli 2020/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile bu sözleşme hükmüne de aykırı karar alındığı, itiraz olunan bu yönetim kurulu kararının 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesine ve şirket ana sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğinden Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının ç bendi gereğince davalının tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise kararın şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususlarını denetleyerek tescil ve ilan yapması gerekirken yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olarak alınmış bir yönetim kurulu kararının tescil ve ilan edilmiş olması nedeniyle davacı tarafın itirazları yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ... Pazarlama A.Ş.'nin 20.01.2020 tarihli 2020/2 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına ilişkin Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.04.2020 tarihli işlemlerinin iptaline, iptal kararının tescili ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'un aktif dava ehliyeti bulunmadığını, usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin tescil ve ilan işleminin hukuka uygun olduğunu, bu durumun ekte sunulan yargıtay kararları ile de desteklendiğini, yerel mahkemece her ne kadar 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin dolaşılmak suretiyle üye seçimi yapıldığı yönündeki yorum ile karar verilmiş ise de iş bu husus ve değerlendirme esasa ilişkin olup sicil müdürlüklerinin mahkeme gibi yargılama yapamayacağını ve tescili istenen hususların esasına girerek inceleme yapamayacağını, müvekkilinin herhangi hukuka aykırı bir eylem ve işlemi olmadığını, tescili yapılan 20.01.2020 tarihli 2020/2 sayılı yönetim kurulu kararının şirket esas sözleşmesine ve kanuna uygun olarak tescil ve ilan edildiğini, boşalan yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişinin boşalan grubu temsil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililerin itiraz edebileceği, davacılardan ...'un ... ... Pazarlama A.Ş.'nin hissedarı, diğer davacının ise aynı şirketin eski yönetim kurulu üyesi olup buna göre davacıların 6102 sayılı Kanun'un 28 inci ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddeleri uyarınca tüzel kişinin ( ... ... Pazarlama AŞ'nin yönetim kurulu üyesi olmamaları sebebiyle) “ilgilisi” sıfatını taşımadığı, o halde mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava konusu tescil işleminin yersiz ve eksik evraka dayalı verildiğini, tescil işleminde .....Şirketinin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği hukuka aykırı olarak davalı tarafından tescil ve ilan edildiğine göre müvekkili şirketin davalının işlemine karşı itiraz etme hakkının diğer bir ifade ile ilgilisi sıfatının bulunmadığı kabulünün dayanağı olmadığını, dava konusu tescil işleminin müvekkili şirketin ana sözleşmesinden kaynaklanan yönetim kurulunda temsil edilme hakkını ortadan kaldırılarak engellendiğini, müvekkillerinin haklarının olumsuz anlamda etkilendiğini, ilgili sıfatının olayın özelliklerine, hukuki duruma göre değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yönetim kurulu kararının tescil işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 22, 28 ve 408 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47