Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6205
2024/412
18 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/33 Esas, 2021/619 Karar
DAVACILAR: 1 ...
2 ...
3 ...
4 ...
5 ... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin %10 payına sahip azınlık ortakları durumunda olduğunu, dava dışı ... ailesinin %27, İstanbul Ekspres A.Ş.'nin %60, Tuzcuoğlu Ağır Nakliyat A.Ş.'nin %10 şirkette pay sahibi olduğunu, büyük ortak olan İstanbul Ekspres A.Ş.'nin ortaklarının da ... ailesi olduğunu, böylece bu ailenin şirkette doğrudan ve dolaylı payının %80 olduğunu, davalı şirketin mevcut yönetimini bu ailenin fertlerinin oluşturduğunu, yöneticilerin yönetim yetkilerini hazırlık ortakları aleyhine kötüye kullandıklarını, genel kurulda da aynı şekilde çoğunluk paylarını kullanarak azınlık pay sahipleri aleyhine karar aldıklarını, bu kapsamda davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 numaralı kararların dürüstlük kurallarına, şirket menfaatlerine aykırı olduğunu iddia ederek bu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 22.05.2014 tarih, 2012/403 E. ve 2014/364 K. sayılı kararı ile iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim hakkı yapamayacağı, yönetim kurulu üyelerine bağlanan 23.500,00 TL, denetçiye bağlanan 5.000,00 TL aylığın rayiç bedeller üzerinde olduğu, bu yöne ilişkin 7, 10 ve 11. maddelerde alınan kararların belirtilen nedenlerle iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 20.04.2012 günlü genel kurulunda alınan 7, 10 ve 11 nolu kararların iptaline, 5, 6 ve 8 nolu kararların iptal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.11.2015 tarih, 2014/17485 E. ve 2015/12140 K. sayılı kararı ile "...Dava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların dürüstlük kurallarına ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin rayiç bedeller üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Ancak, denetim kurulunun ibra edilmemesine yönelik somut bir neden belirlenmemişken, sırf bilirkişi raporundaki objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı yönündeki soyut belirleme nedeniyle ibraya ilişkin 7. maddenin iptali yönünde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi, bir grubun kendisine yakın bir ismi denetim kurulu üyeliğine seçmesi de sırf bu nedenle objektiflik ve tarafsızlık kurullarına aykırı olmayacağından 10. maddenin iptali yönünde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Diğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yönetim kurulu üyeleri ile denetçi için belirlenen ücretlerin araştırılan rayiçlere göre yüksek olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu gerekçe ile bu madde yönünden de iptal kararı verilmiş ise de, bu belirlemeye şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden ulaşılmıştır. Yönetici ve denetçi için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken, genel kurulun yapıldığı dönemdeki şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları ve mali durum açısından benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler gözönünde bulundurulmalı ve bunlarla karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçinin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek bir miktarın tespiti gerekmektedir. Bu itibarla bu yönde bir araştırma yapılmadan sırf rayiçlerden fazla ücret belirlendiği gerekçesiyle bu madde yönünden de iptal kararı verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtayca genel kurulun 7,10,11 numaralı kararları ile ilgili bozma yapıldığı, 7 ve 10 numaralı kararlar yönünden, 2011 yılı faaliyetlerinden ötürü denetçinin ibrasına ve yeniden bir yıllığına denetçi olarak seçilmesine engel teşkil edecek bir hukuki durum bulunmadığı gibi dava dosyasında aksini ispatlayacak bir belgenin de yer almadığı, ayrıca Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi denetim kurulunun ibra edilmemesine yönelik somut bir neden belirlenmediğinden ibraya ilişkin 7. maddenin iptali talebinin yerinde görülmediği, yine bir grubun kendisine yakın bir ismi denetim kurulu üyeliğine seçmesi de sırf bu nedenle objektiflik ve tarafsızlık kurullarına aykırı olmayacağından 10. maddenin iptali talebinin de yerinde görülmediği, 11 numaralı karar yönünden, davalı şirketin 2004 yılından beri genel kurullarında alınan tüm huzur ücreti kararlarının mahkemelerce iptal edildiği, kesinleşen mahkeme ilamları ile özellikle eldeki davaya konu genel kurul kararından 1 ay önce yapılan genel kurulda alınan yönetim kurulu üyeleri için aylık net 22.500,00 TL ile denetim kurulu üyeleri için aylık net 4.500,00 TL’lik ücret kararının, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/58 E., 2019/1105 K. sayılı ilamı ile fahiş bulunarak iptal edildiği, bu karara dayanak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1195 E., 2015/794 K. sayılı ilamının da 21.10.2019 tarihinde kesinleştiği, bu durumda bilirkişi heyetince ücretlerin makul olduğu değerlendirmesine itibar edilmediği, böylece davaya konu 20.04.2012 tarihli genel kurulda 11 numaralı karar ile alınan yönetim kurulu üyeleri için aylık net 23.500,00 TL ile denetim kurulu üyeleri için aylık net 5.000,00 TL’lik ücret kararının da fahiş olduğu hususunun ... olup iptali gerektiği kanaatine varıldığı, bozmaya konu edilmeyen genel kurulun 5, 6, 8 numaralı kararları ile ilgili açıkça onama olmadığından yeniden hüküm kurulduğu ve bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 20.04.2012 günlü genel kurul toplantısında gündemin 11. maddesi ile alınan kararların iptaline, gündemin 5, 6, 7, 8 ve 10 numaralı kararlarının iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulmasından sonra alınan bilirkişi ... ve ek raporları ile 11. maddenin iptali şartlarının gerçekleşmediğinin belirlendiğini, hükmün hiçbir delile dayanmaksızın tesis edildiğini, bozmadan sonra alınan ... ve ek raporların usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama konusu tamamen bir ehli vukufun incelemesini gerektirirken Mahkemece, dosyaya delil olarak dahi sunulmamış ve başka bir dava konusu olan 2013 yılına ilişkin genel kurul kararının iptaline yönelik dava sonucuna göre hüküm tesis edildiğini, taraflarca getirilme ilkesine riayet edilmediğini, kararlaştırılan ücretin makul olduğunu, davacıların ücretin iptali yönlü talepli hakkın suistimali niteliğinde olduğunu, davacıların kendi dönemlerindeki ücrete yalnızca enflasyon uygulanmak suretiyle belirlenen ... dönem yönetici ücretine karşı ileri sürdüğü iddiaların samimiyetten, dürüstlükten ve gerçeklikten uzak olduğunu, davacıların bizzat kendilerinin aldığı, Mahkeme huzurunda savunduğu, oy verdiği 2005 yılı için kararlaştırılan 15.000,00 TL ücretin huzurdaki uyuşmazlık nezdinde referans alınması gerektiğini, aksi durumun hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olacağının açık olduğunu, kararlaştırılan ücret makul olup iptal kararının hatalı bulunduğunu, yönetim kurulu üye sayısının hali hazırdaki yönetim kurulunca üçten ikiye düşürülmesinin de dikkate değer olduğunu, tüm üst yönetim işlerininin yönetim kurulunca yerine getirildiğini, bilirkişi heyetinin isabetle bu hususları araştırdığını, müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinin almış oldukları ücreti, yönetsel faaliyetler için almış olduklarını tespit ettiğini ve yine bu ücretin şirketin mali yapısına ve teknik imkanlarına uygun olduğu kanaatine vardığını, diğer bir konunun ise Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2013/77 E. sayılı dosya ile görülmekte olan fesih davasının hüküm ve hüküm gerekçesi olduğunu, davacıların kanun yoluna götürmediği hüküm gerekçesinde, davacıların yönetim kurulu üye ücretleri için belirlenen ücreti benimsedikleri, bu ücretlere yönelik açılan iptal davalarında samimi olmadıkları sonucuna varıldığını, davacıların hükmü kanun yollarına taşımamış olması sebebiyle bu durumun davacıların kabulü anlamında olacağından haksız davanın ve istinaf talebinin reddi gerekeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 numaralı kararların dürüstlük kurallarına ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 ... maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27