Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4196
2024/408
18 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/31 Esas, 2022/734 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/212 E., 2021/117 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat kimyasalları üretici ve dağıtıcısı olarak çalışan ve 1700'den fazla çalışanı ile Türkiye de dahil olmak üzere dünyada 18 ülkede dağıtım ağı ile 4 kıtada ... olarak dağıtım yapan Polonya menşeli Selena Grup şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde davalı adına 01,03,05 ve 17. sınıflarda tescil edilmiş olan 2011 48064 tescil numaralı titan 4500, 2011 57018 tescil numaralı titan 4500 acrylic mastic, 2011 57019 tescil numaralı titan 4500 multi_purpose foam, 2011 57022 tescil numaralı titan 4500 silicone sealant, 2011 57021 tescil numaralı titan activator 4500, 2009 12813 tescil numaralı titan activator 1500 şekil ve 2011/57020 tescil numaralı tetan plus markaların varlığından haberdar olduğunu, davalı adına belirtilen markalarda "TİTAN" ibaresinin müvekkili adına tescilli markaların esas unsuru olan "TYTAN" ibaresi ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, bu benzerliğin tüketiciler nezdinde karıştırılmakta olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa Beyoğlu 35. Noterliği aracılığı ile dava konusu markalardan feragat edilmesi, aksi hâlde yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiğini, davalı tarafın bu ihtarnameye cevap vermemesi nedeniyle bu davanın açıldığını iddia ederek dava konusu markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hükümsüzlüğünü talep ettiği 2009 12813 tescil numaralı markanın daha önce başka bir dava ile hükümsüz kılındığını, kararın kesinleştiğini, bu nedenle talebin bu marka yönünden usulden reddi gerektiğini, esas hakkında ise müvekkilinin başta yapıştırıcı ve otomotiv sektörü olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, Türkiye'de ve dünyanın bazı ülkelerinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin ürettiği ürünler ya da kullandığı ya da lisans verdiği markaları kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin dava konusu markaları ... yıllardır yurt içi ve yurt dışında kullanmakta olduğunu, bu süre içerisinde markaların tanıtımını ve pazarlamasını yaptığını, taraflar arasındaki markaların sınıfsal benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili markalarının davacı markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığından hükümsüzlük taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli TYTAN markasının yurt dışında tanınmış marka olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı firmanın dünya çapında 2003 yılından beri faaliyet gösteren önemli bir firma olduğu, uluslararası birçok fuara katıldığı, bu firmanın dünyada tanınırlığı sonrasında Türkiye pazarına girdiğinin anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi raporunda benzerlik taşımayan emtialar bakımından davacının tanınmış marka iddiasına dayanamayacağı belirtilmiş ise de yine raporda yer aldığı üzere, davalının tescil başvurusunu yapmış olduğu esnada davacı markasının tüm dünyada özellikle tanınan bir marka olması ve davalının bu markanın varlığından haberdar olmamasının mümkün olmayacağı, tarafların aynı sektör içerisinde yer alması nedeni ile bunun davalı tarafça bilinebileceği tespitleri karşısında TYTAN markasının tanınmış marka olduğu, bu sebeple davalı tarafın markasını tescil ettirirken davacı markasının ilgili sektördeki tanınmışlığından yararlanma kastı ile hareket etmiş olabileceği kanaatine varıldığı, bu nedenle taraf markalarının tescil edildiği emtialar karşılaştırıldığında, benzer olmayan ürünler bakımından da davacının markasının tanınmışlığı dikkate alındığında davalı markalarının tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki işaretin kullanılması nedeni ile dava konusu markaların tümü bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına Türkpatent nezdinde 2011/48064 numara ile tescilli "titan4500", 2011/57018 numara ile tescilli "titan4500 acrylic mastic", 2011/57019 numara ile tescilli "titan4500 multi_purpose foam", 2011/57022 numara ile tescilli "titan4500 silicone sealant", 2011/57021 numara ile tescilli "titan activator 4500" ve 2011/57020 numara ile tescilli "tetan plus" ibareli markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davaya konu davalı adına 2009/12813 tescil numaralı markanın dava tarihinden sonra Türkpatent kayıtlarından terkin edildiği anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markanın dava tarihinden önce açılan ve karara bağlanan başka bir Mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığını, hükümsüz kılınan marka yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2 numaralı hükmün hatalı olduğunu, kaldı ki konusuz kalma hâlinde dahi kararın usuli sonuçlarının kararın gerekçesinde açıklanması gerektiğini, Mahkeme kararında bilirkişi raporu dayanak yapılmışsa da, müvekkilinin lehine olarak yorumlanan tespitler yönünden de raporun aksine karar verildiğini, dava konusu markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Mahkeme kararının 11. bendinde de "her iki markanın sembol, yazı, karakter ve logoları farklıdır..." denildiğini, davaya konu markaların uzman tüketiciye hitap ettiğini, tüketicinin sıradan halk kitlesi olmadığını, bire bir aynı olmayan ürünlerin uzman kişilerce karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu markaların ... yıllar tanıtımını ve pazarlamasını yaptığını, davacının yıllarca sessiz kaldığını, 2009/12813 tescilli markanın başvuru tarihinin 16.09.2009 tarihi olup 6 yıl sonra, diğer markalar yönünden 4 yıl sonra dava açıldığını, davacının dava açma hakkını yitirdiğini. müvekkilinin dava konusu markaları Türkiye'de davacıdan çok önce kullanmaya başladığını, davacı tarafça kendisine ait olmayan 2010 tarihli faturanın müvekkili tarafından ise 2009 tarihli faturanın dosyaya sunulduğunu, davacı markalarının Dünyaca bilinen marka olmadığını, müvekkilinin markalarının Türkiye'de davacı markasından daha önce tanındığını, davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iddia ettiği taleplerin dinlenebilir olmadığını, Titan, Yunan mitolojisine göre ... çağda dünyayı yönetmiş olan ... Tanrı ırkının adı olup gücü temsil eden anlamlarda kullanıldığını,"TİTAN'' kelimesinin yapı kimyasalları sektöründe de sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu,"TİTAN'' ibaresini içeren birçok ürünün piyasada mevcut olduğunu ve bir markaya özgülenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun subjektif değerlendirmeler içerdiğini, somut olarak desteklenmediğini, koşulsuz olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, 2009/12813 sayılı markanın dava tarihinden önce Mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, davalıya ait 2009/12813 sayılı markanın hükümsüz kılındığı, kararın 19.04.2014 tarihinde kesinleştiği, Türk Patent'ten celp edilen kayıttan "İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden gelen 12.05.2016 tarihli yazıyı takiben Türk Patent sicilinden terkin edildiğinin” bildirildiği, davanın terkin tarihinden önce 23.06.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmakla Mahkemece bu marka yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, markanın 06.01.2011 tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık sessiz kalma süresi geçmediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, davalının hükümsüzlüğü istenen diğer markalarının 2014 yılında tescil edildiği, tescil tarihleri ile dava tarihi arasında yaklaşık bir yıllık süre bulunduğu, davacı vekilinin sessiz kalma yoluyla dava açma hakkının yitirildiğine yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davacının TYTAN markasının sektörel bilinirliğinin bulunduğu tespit edilmişse de, tanınmış olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla Mahkemece gerekçeli kararda somut dayanakları açıklanmadan davacı markasının tanınmış olduğu tespitinin yapılmasının yerinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının başvuru tarihinin 2011 yılı olduğu gözetildiğinde, 2011 yılı itibarıyla davacı markasının tanınmış olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı markası 2003 yılından itibaren tescilli ise de dosyaya sunulan faturalardan 2010 yılından itibaren Türkiye'de yoğun şekilde kullanılmaya başlandığının bilirkişi heyet raporundan anlaşıldığı, ancak tanınmışlığının ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, dosya kapsamında davalının markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini gösterir somut deliller de bulunmadığı, bu durumda tescil sınıfları da gözetilerek taraf markalarının benzer olup olmadığı, karıştırılma/iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, Mahkemece alınan 01.04.2016 tarihli heyet raporu ile inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 28.12.2016 tarihli raporda, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunun tespit edildiği, gerçekten de davacının TYTAN markaları ile davalı adına tescilli TİTAN/TETAN ibareli markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, davalı markalarındaki şekil unsurunun tali unsur olduğu, markaların asli unsurunun TİTAN/TETAN ibareleri olduğu kanaatine varıldığı, davacı markasının davalı markalarının başvuru tarihi itibarıyla tanınmış olduğu ispatlanamadığından davacının 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen tanınmış markanın genişletilmiş korumasından faydalanamayacağı, markaların tescil sınıflarının karşılaştırılması gerektiği, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda taraf markalarının birebir örtüştüğü ve benzer olduğunun tespit edildiği emtia sınıflarında kısmen hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tümüyle hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davaya konu 2009/12813 sayılı marka yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı adına Türk Patent nezdinde 2011/48064 numara ile tescilli "titan 4500" markasının tescilli olduğu 1. emtia sınıfındaki "Ev ve kırtasiye amaçlı olmayan tutkallar. Derz dolgu ve fayans/mermer yapıştırma maddeleri", 3. emtia sınıfındaki "Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil metal, ahşap v.b.için ) ve emtiaları" ve 17. emtia sınıfındaki "Yarı mamül sentetikler, sünger kavuçuk, reçineler, ambalaj veya sarma amaçlı olmayan plastik, selüloz, vizkoz filmler ve folyolar" emtialarında kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına 2011/57018 numara ile tescilli "titan4500 acrylic mastic", 2011/57019 sayılı “titan 4500 Multi_Purpose Foam”, 2011/57022 sayılı “Titan 4500 Silicone Sealant” markalarının 17. emtia sınıfındaki "Yarı mamül sentetikler, sünger kavuçuk, reçineler, ambalaj veya sarma amaçlı olmayan plastik, selüloz, vizkoz filmler ve folyolar" emtialarında kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkemenin, kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunu yalnızca müvekkilinin aleyhine olacak şekilde yorumladığını, bu nedenle verilmiş olan kararın objektif olarak oluşturulmadığını, kararın, somut tespitlere rağmen her yönüyle müvekkili aleyhine oluşturulması nedeniyle kaldırılması gerektiğini, dava konusu markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu markaların konusunda uzman tüketiciye hitap ettiğini, müvekkilinin dava konusu markaların ... yıllar tanıtım ve pazarlamasını yaptığını, davacının yıllarca sessiz kaldığını, müvekkilinin dava konusu markaları Türkiye'de davacıdan çok önce kullanmaya başladığını, titan kelimesinin bir markaya özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının dayanaksız tespitleri incelenmeksizin doğru olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27