Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4165

Karar No

2024/400

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/762 Esas, 2022/786 Karar

İHBAR OLUNANLAR: 1. ...

  1. ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/840 E 2021/1010 K.

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2019/9833 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu borç, müvekkilce icra tehdidi altında ödenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı paranın tamamının davalıdan istirdadının gerektiğini, davalı ...Ş. tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde takip dayanağı olarak kullanılan senet 07.06.2017 tanzim tarihli 26.11.2019 vade tarihli ve 300.000,00 TL bedelli bono olduğunu, senette müvekkili ... düzenleyen, üçüncü şahıs ... ... ise lehdar olarak yer aldığını, daha sonra ise senedin ... ... tarafından davalı bankaya ciro edildiğini, müvekkili ile ... ... arasında hiç bir şekilde senet düzenlenmesini gerektirecek bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, senet ... üzerinde yapılacak inceleme ile senette yer ... bedel, tarih ve ödeme tutarı gibi kısımların da müvekkilinin el ürünü olmadığının tespit edilebileceğini, ilgili banka şubesince müvekkili ile aynı şekilde birden fazla kişiye karşı sözleşme imzalanırken hileli olarak alınan imzalar ile gerçeğe aykırı senetlerin düzenlenmiş olduğu, icra tehdidi ile bu senet bedellerinin tahsil edilerek haksız kazanç sağlandığı ayrıca bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikayetler doğrultusunda şube müdürü ve ilgililer hakkında soruşturma başlatıldığını haricen öğrenildiğini, davalıya karşı borcu bulunmadığının tespiti ile sahte senet düzenleyerek veya geçersiz senet ile müvekkilden borçlu olmadığını parayı icra tehdidi ile tahsil ettiği parayı tamamıyla iade etmesinin gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalıya icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdadı ile haksız şekilde tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile müvekkiline ödenmesine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davaya konu icra dosyasının düzenleme şeklindeki alacağın temliki sözleşmesi ile temlik edildiğini, alacağın temliki sözleşmesi sebebiyle davaya konu alacaklar müvekkili banka tarafından noterlikten alacağın temliki sözleşmesi ile temlik edildiğinden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, söz konusu senedin davacı ... tarafından düzenlendiğini, ... ... tarafından ciro edildiğini, müvekkiline teslim edildiğini, davacıların söz konusu senetteki imzaya ve borca ilişkin hiç bir itirazın da bulunmadığını, icra takibinden ve senetten haberdar olmalarına rağmen söz konusu icra takibi ve senet nedeniyle şikayette bulunulmadığını, müvekkili banka aleyhine ne de temlik alacaklıları aleyhine de bir dava açılmadığını, temlik tarihine kadar davacı tarafça ve icra dosyasına borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle yaptığı ödemelere ilişkin hiç bir somut belge ve delil sunmayan davacının bu iddialarının asılsız olduğunu, davacıların bonoyu ne zaman ve nasıl imzaladığını hatırlamadığını ileri sürmesi, bonodaki yazıların kendisine ait olmadığını doldurulduğunu iddia etmesi, bononun kredi sözleşmeleri imzalanırken müvekkil banka görevlileri tarafından bu esnada hileli şekilde kendisine imzalatıldığını ileri sürmesinin abesle ilişkili olduğunu, davanın temlik alacaklıları ... ve ... ...'a ihbar edilmesini, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, davanın esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan dava nedeniyle davacılar aleyhine ayrı ayrı dava miktarı üzerinden %20 oranındaki kötü niyet tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun lehtarının ... ... olduğu ve davalı bankaya ciro edildiği, davalı bankanın davadan sorumlu olabilmesi için ... ... ile birlikte hareket ederek davacıyı borçlu hale getirmeyi birlikte yapmayı ispatlaması gerektiği, dinlenen tanık beyanlarından bu husus ispatlanmadığı, davacının takip dayanağı bonodaki imzaya itiraz olmadığı, davalıya isnat edilen eylemin düzenleme altına alınan açığa imzanın kötüye kullanılması suçu bakımından değerlendirilebileceği, adı geçen suçun oluşabilmesi için senedi dolduranın belirli bir tarzda doldurup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulması gerektiği, Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurduğu iddiasının olduğu ve senedin banka tarafından evrak imzalatılırken alındığı iddia edilmiş ise de senet doğrudan bankaya verilen bir senet olmayıp senet lehtarı ... ... olduğundan bu hususun ispatlanmadığı, senetteki boşluk olan kısımlar lehtar tarafından anlaşmaya aykırı olmamak üzere doldurulabileceği, anlaşmaya aykırı olduğu hususunun yazılı ispatı gerektiği, takip dayanağı bononun banka tarafından hile ile alınmış olduğu ispatlanmış olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı senetin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, müvekkilinin, anılan icra takibi başlatılana kadar böyle bir senedin varlığından dahi haberdar olmadığını, bononun lehdarı olarak ... ... tarafından davalı bankaya ciro edilmiş göründüğünü, müvekkil ile ... ... arasında hiçbir şekilde senet düzenlenmesini gerektirecek bir hukuki, ticari ilişki mevcut olmadığını, davacı ile davalı banka arasında müvekkilin anılan üçüncü şahıs ... ...'a kefil olması dışında yaptığı başkaca bir işlem veya hukuki ilişki mevcut olmadığını, aynı zamanda ... ...'ın da davalı bankaya herhangi bir senet ciro etmediğini, ayrıca davacının davalı banka şubesinde kefalet sözleşmesi yaparken kendisine imzalatılan belgelerin tam olarak ne olduğuna dair bilgi sahibi olmadığını, varlığından icra takibi ile haberdar olunan senet, açıkça kefalet sözleşmesi sırasında müvekkil ve ... ...'a hile ile imzalatıldığını, mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan davanın reddi yönünde karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğu gibi ... ve hak ve hürriyetlerden ... yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkının ihlali boyutunda bir karar olduğunu, davalı tarafından davacıya imzalatılan belgelerin ve senedin düzenlenme tarihinin aynı olduğunu, yani mahkemenin kabul ettiği gibi taraflar arasında daha önce senet düzenlenmediğini, dosya kapsamından açıkça görüleceği üzere senet tarihi 07.06.2017 tarihi iken, davacının imzaladığı kefalet sözleşmesinin tarihi de 07.06.2017 tarihi olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, senet üzerinde düzenleme tarihi olarak yer ... tarih ile müvekkile imzalatılan belgelerin tarihinin aynı olması bunun banka tarafından teminat senedi olarak alındığı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, taraflardan birinin diğerini aldatması sonucu bir borç ilişkisinin meydana gelmesi halinde aldatılan tarafın borca sebep olan senet/sözleşme vs. ile bağlı olması hukuken mümkün olmadığını, gerekçeli kararda, müvekkilin imzaya itirazı olmadığından bahisle eylemin açığa imzanın kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilebileceği, olayın oluş şekli göz önüne alındığında ne müvekkilin ne de ... ...'ın hile iddiasını yazılı belge ile ispatlayamayacağını, buna rağmen mahkeme tarafından senet üzerinde inceleme yaptırılmadan, ihbar olunan ... ve ...'a temlik sözleşmesini neden imzaladıkları sorulmadan, senedin düzenleme tarihi ve kefalet sözleşmesinin imza tarihinin aynı olduğu dikkate alınmadan ve anılan senedin bankaya ne zaman ve hangi borç ilişkisi için ciro edildiğine ilişkin belgeler dosya kapsamına getirtilmeden ve banka yetkililerine açıklama yaptırılmadan verilen karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı taraf çalışanları ve vekillerince kişilerin hukuki bilgisizliği ve tecrübesizliğinden faydalanıldığını, birçok kişinin mağdur edildiğini, aynı şekilde mağdur olan birçok kişi mahkeme masrafları ve hakkaniyete uygun yargılamalar yapılmaması sebebiyle dava açma hakkını dahi kullanamadığını, mahkemece bahsi geçen soruşturma dosyalarının akıbetinin de beklenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2019/9833 E. sayılı dosyasında icra takibine konu edilen 300.000,00 TL bedelli senedin lehtarının dava dışı ... ... olduğu, senedin lehtar tarafından davalı bankaya ciro edildiği, davalı bankanın hileli hareketlerle keşideci davacıya söz konusu bonoyu imzalatıp, onu borçlu hale getirdiğinin iddia edildiği, bu husustaki ispat yükünün davacı keşideci üzerinde olduğu, takip dayanağı bonodaki imzaya karşı davacının herhangi bir itirazın bulunmadığı, senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurduğu iddiasının yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, söz konusu senedin doğrudan bankaya verilen bir senet olmadığı, davalı bankanın senedi lehtardan ciro yoluyla devraldığı, dolayısıyla söz konusu senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu veya hile yoluyla davacının iradesi sakatlanarak alındığı hususlarının kanıtlanamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürelen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim