Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/392

Karar No

2024/3999

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/16 Esas, 2022/1206 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/137 E., 2019/274 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili firmanın yurt dışında mukim ...firmasına 31.03.2016 tarihli faturaya konu bir kısım emtianın satışını yaptığını, müvekkili ile karşı tarafın anlaşması gereği taşıma işlemi müşteriye ait olacağından, müşteri tarafından müvekkili firmaya yönlendirildiğini ve 03.04.2016 tarihli konşimento ile davalı şirketin yükü teslim alarak tanzim ettiği 3 adet konşimento aslını da müvekkiline teslim ettiğini, davalı taşıyanın ancak konşimento ibrazında malı teslim ile yükümlü olduğunu, ancak davalının konşimento asılları olmaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle ağır kusurlu olduğunu, bu güne kadar mal bedelinin alıcı firma tarafından ödenmediğini, davalının kusurlu davranışıyla müvekkilinin zararına neden olduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili karşı cevap dilekçesinde; davacı tarafından düzenlenmiş olan 31.03.2016 tarihli fatura incelendiğinde, ödeme detayları (payment details terms of payment) bölümünde dava konusu fatura bedelinin %30'unun ön ödemeli, %70'inin konşimento kopyasının ibrazında ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, davacı iddialarının aksine fatura üzerinde yazılı olduğu üzere Brezilya kökenli ithalatçı firmanın emtiayı teslim almasının konşimento orjinalinin değil, kopyasının ibrazıyla mümkün olacağını, davacının dava konusu olan fatura bedelinin %30 miktarı olan bedeli ön ödeme avans olarak peşin aldığını, buna rağmen müvekkilinden fatura bedelinin tamamının talep edilmesinin haksız olduğunu, davacının, dava konusu bedele dayalı ihracat işlemini ”mal mukabili” olarak yaptığını, bu teslim şeklinde mal bedelinin malın tesliminden sonra ödenmesi nedeniyle, alıcının mal bedelini ödememesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Brezilya gümrük mevzuatı uyarınca alıcının, davacı tarafından adına düzenlenmiş ve davacı delilleri arasında olan fatura veya muadili bir belge ile ithal ettiği emtiayı teslim alma olanağına ve hakkına sahip olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin emtianın yük alıcısına konişmento asılları olmaksızın teslimi dolayısıyla yükün zayi hükmünde olduğundan bahisle, emtia bedeli kadar olan zararının tazminini talep ettiği, her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, davalı taşıyanın malın piyasa değeri ile sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmiş ise de; görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü, dava konusu olayda davacının ihracat işlemini mal mukabili olarak yaptığı, bu ödeme şeklinde ihracatçının, bedelini almadan malı alıcısına gönderdiği, mal mukabili ödemede ihracatçının zamanında malın bedelini alamamak veya hiç alamamak gibi risklerle karşı karşıya olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kararda konişmento ibraz edilmeksizin eşyanın taşıyan tarafından teslim edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceğinin ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında illiyet bağının mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan satışın mal mukabili olmayıp konşimento mukabili olduğunu, proforma faturada da %30 peşin, %70 konişmento karşılığı yazdığını, ancak mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararının yanlış yorumlandığını, konişmento kıymetli evrak niteliğini haiz bir senet olup, düzenlendiği andan itibaren malı temsil etmekte, konişmento aslı kimde ise malın sahibinin konişmentoyu elinde tutan kişiye ait olduğu anlamına geldiğini, konişmento asılları müvekkilinde olduğuna göre, malın zilyetliği ve sahipliği müvekkiline ait olup, davalı taşıyıcının konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı teslim etmesinin hukuken ağır kusur teşkil ettiğini, konişmento ile yapılan taşımalarda taşıyanın yükümlülüklerinin, yükün taşınmak üzere teslim alındığına dair bir beyan ve ikrarını ve yolculuk sonucunda varma limanında senedin yasal hamiline teslim taahhüdünü kapsadığını, ancak uyuşmazlığa konu olayda davalı şirketin konişmento ibraz edilmeden yükü teslim ettiğini, bu nedenle konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin kusur ve hatası ile müvekkilinin mahrum kaldığı bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mübrez raporlar arasında fahiş çelişki bulunmakla birlikte bu çelişki giderilmeksizin ve itirazları gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin mal bedelini alıcıdan tahsil etme olanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mal mukabili teslim şekline konu emtianın, alıcısına davalı taşıyıcı tarafından konşimento ibraz edilmeksizin teslimi nedeniyle, alıcıdan tahsil edilemeyen mal bedelinin davalıdan tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim