Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6594

Karar No

2024/3964

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/18 Esas, 2023/133 Karar

HÜKÜM: Asıl dava hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığı, karşı davanın reddi

Taraflar arasındaki asıl şirket ortaklığından çıkarılma ve karşı alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeninde hüküm tesisine yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ... ...un Türkiye'deki oturma iznini uzatamaması üzerine kendisini avukat olarak tanıtan davalının çalışma izni alabileceğini, ancak karşılığında davacı şirketin %8 hissesinin kendisine devri ile yüksek maaşla müdür atanmasını istediğini, sınırdışı edilme riski karşılığında müvekkilinin bu teklifi kabul ederek davacı şirketin müvekkili ... ... ...a ait %8 hissesini devredip aylık 1.500,00 USD maaşla davalının müdür yapıldığını, hisse devir bedeli alınmadığını, müvekkilinin çalışma iznini uzatmadığı gibi avukat olmadığı anlaşılan davalının müvekkilinden sürekli para istediğini, uzun zamandır polis ve savcılık takibindeki davalının dolandırıcılık suçundan tutuklandığını, çalışma iznini uzatma başvurusunu yapmadığı halde başvurmuş gibi evraklar sunduğunu, tanıdığı vergi denetmenlerini kullanarak müvekkilini denetleme ve ekonomik geleceğini öldürme tehditlerinde bulunduğunu, yalan beyanlarla çıkar sağladığını, şirketi karalayıcı dilekçeleri ilgili merciilere sunduğunu, şirketten haksız yere danışmanlık ücreti, maaş, vermediği hizmetler için ücret, kâr payı aldığını, böylece davacı şirketin 160.980,15 TL'sini uhdesine geçerdiğini ileri sürerek davalıya geçen %8 hissenin devrinin iptalini, aksi takdirde davalının bila bedel şirket ortaklığından çıkarılmasını, şimdilik 160.980,15 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacılara hiçbir borcunun bulunmadığını, ortaklıktan çıkarma şartlarının oluşmadığını, hangi alacak kaleminin kimin için istendiğinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; kararlaştırılan aylık ücret, muhtelif yıllara ait kâr payı, KDV iadesi, karşı davalı ... ... ...un şirket hesabından arkadaşına ödediği tutar, şirketin tasfiyesi halinde ödenmiş sermaye karşılığı, tasfiye halinde şirket malvarlığı için karşı davacı hissesine tekabül eden tutarların karşılığı olmak üzere şimdilik 209.400,00 TL ile 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Karşı davacı vekili, yargılama aşamalarında ortaklık tasfiye payı isteminden feragat etmiş, 30.03.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile de müdürlük ücreti yönünden taleplerini arttırarak toplamda müdürlük ücreti yönünden 129.750,00 USD'nin tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 10.04.2013 tarih, 2009/183 E. ve 2013/155 K. sayılı kararı ile karşı davanın süresi içerisinde açılmadığı, buna rağmen usul ekonomisi nedeniyle tefrik kararı verilmediği, hisse devrinin iptali koşullarının oluşmadığı, davalının şirketten çıkarılması için muhik sebeplerin bulunduğu, davalının kar payı talep ettiği yıllarda şirketin kâr payı dağıtmayıp karın bedelsiz hisse karşılığında sermayeye eklendiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 551 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmasına, asıl davada diğer taleplerin ve karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 16.10.2014 tarih, 2013/136136 E. ve 2014/15744 K. sayılı kararıyla asıl davada davacılar tarafından davalıya aylık 1.500,00 TL maaş bağlandığı kabul edildiğine ve davalının bu konudaki edimlerini yerine getirmediği de ispat edilemediğine göre, o halde karşı davada davacının müdür olarak çalıştığı sürenin ve bu dönemde hak kazandığı maaş alacağının tespit edilerek, bu meblağın karşı davada davacıya ödenmiş olduğunun ispatı yükümlülüğünün asıl davada davacılar karşı davada davalılara düştüğünün kabul edilerek sonucuna göre karşı davadaki maaş alacağı talebi hakkında bir karar verilmesi gereğine, ayrıca karşı davadaki 500.000,00 TL ödenmiş sermayenin %8'ine isabet eden 40.000,00 TL ile tasfiye halinde mal varlığından gelecek 10.000,00 TL'nin tahsili talebi hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan talebin reddine karar verilmesi de doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 19.10.2017 tarih, 2015/49 E. ve 2017/561 K. sayılı kararı ile bir ticari şirketi hakim ortak sıfatı ile işleten davacının, davalının kendisini zor durumdan kurtaracağına yönelik taahhütleri nedeniyle şirket hisselerini bedelsiz olarak devrettiğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, hile iddiasının kanıtlanamadığı, taraflar arasındaki ilişkiler incelendiğinde, davalının şirketten çıkarılması için muhik sebebin oluştuğu, bununla birlikte davalının bedelsiz olarak ortaklıktan çıkarılmasına yönelik talebin karşılanmadığı, davalıya ödenen maaş ve kâr payının, ortaklık ve organ üyeliği gereği olduğu, danışmanlık ve çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin olarak davalının yüklendiği edimleri yerine getirmediğinin ispatlanamadığı, karşı davacının kâr payı talep ettiği yıllara ilişkin olarak kâr payı dağıtılmadığı, kârın bedelsiz hisse karşılığında sermayeye eklendiği, şirket hesabından kayıtsız para çıkışı yapıldığına ilişkin iddiaların kanıtlanamadığı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, şirket pay defterlerinin iptaline yönelik talep ile alacak taleplerinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, şirketin tasfiyesi halinde ödenmiş sermayenin %8'ine denk gelen 48.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mal varlığından gelecek olan bedelin feragat nedeniyle reddine, 110.250,00 USD ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 11.02.2020 tarih, 201/4145 E. ve 2020/1212 K. sayılı kararıyla her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığı, bu nedenle karşı davacının ıslah talebi reddedilerek dava dilekçesindeki istemle bağlı kalınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, ayrıca karşı davacı, dava dilekçesinde ücret alacağı için aylık 1.500,00 USD'den toplam 18.000,00 USD karşılığı 27.000,00 TL'nin tahsilini istediğinden bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin de gözetilmesi gerektiğini, yine karşı dava yönünden verilen kararda hangi davalının ne şekilde sorumlu tutulduğu belirlenmeksizin ve hükmedilen alacağın kimden tahsil edileceği belirtilmeksizin infazda tereddüte sebep olacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, Dairemizin 16.10.2014 tarihli bozma ilamında belirtildiği gibi ve mahkemece bozmaya uyulduğu halde, karşı davacının fiilen ne kadar süre ile müdürlük yaptığı ve bu süre için ne tutarda alacağının bulunduğu hususunda bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalıştığı döneme ilişkin ilk cevap dilekçesinde kendisi tarafından ifade edilen dönem dışında şirket müdürü olarak çalıştığı dönemi tespite yarar bir kayıt bulunmadığı, bu döneme ilişkin şirket müdürü ücretini aldığını dilekçesinde ikrar etmiş olduğu, ayrıca karşı davacıya yapılan ödemelerinde mevcut olduğu dikkate alınarak karşı davacının müdürlük ücreti alacağı ya da başkaca alacağının bulunmadığı, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmadığı, karşı davacının ıslah talebi reddedilerek dava dilekçesindeki istemle bağlı kalınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, asıl davada şirket pay devrinin iptali ve davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin verilen kararlar ile asıl davada talep edilen alacaklara ilişkin verilen kararlar yönünden bozma olmadığı davacının davasına yönelik kararın kesinleştiği, karşı dava dilekçesi üzerindeki talepler üzerinden değerlendirme yapıldığı, karşı davacının davasını ispatlayamadığı, bir kısım taleplerinden de feragat ettiği gerekçesiyle asıl davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun 177 nci maddesi kapsamında Yargıtay'ın bozma kararından sonra, ilk derece mahkemesinin tahkikate ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceğini, müvekkilinin alacaklarının yok sayılmasının mağduriyete sebep olduğunu, hükme esas raporun hatalı olduğunu, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamı gerektiğini, karşı davaya yönelik nisbi harcın iade edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, davalı ortağa yapılan hisse devir sözleşmesinin iptali, bu talep kabul edilmezse davalının bedel ödenmeksizin şirket ortaklığından çıkarılması ile davalıya danışmanlık ve maaş olarak ödenen paraların istirdadı, karşı dava ise, ödenmesi gereken maaş alacağı ile kâr payı ve tasfiye payı alacaklarının tahsili istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'nun 518 ve 520 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim