Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4127
2024/39
8 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2100 Esas, 2022/665 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 8. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2018/276 E., 2019/248 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı arasında 25.01.2016 başlangıç tarihli iki adet taşınmaz sigorta poliçesi akdedildiğini, sigorta primlerinin tamamının davalı ... şirketine ödendiğini ve böylece poliçelerin geçerli hale geldiğini, davalı nezdinde sigortalı iki konutunun Nusaybin'de 14.03.2016 tarihinden itibaren başlayan toplumsal olaylarda ve sokağa çıkma yasağı döneminde ağır derecede hasarlandığını, içindeki eşyaların zayi olduğunu, sokağa çıkma yasağının 25.07.2016 tarihinde sona erdiğini, sokağa çıkma yasağı sona erdikten sonra müvekkilinin zaman kaybetmeden kolluk kuvvetlerine başvurarak olayın tespitini sağladığını, davalı ... şirketinin sözleşmeyi hukuka aykırı şekilde ve şartları oluşmadan feshettiğini ileri sürerek şimdilik 4.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 25.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtilaf konusu zararın meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hasarın meydana geldiği konutların sigorta kapsamında bulunmadığı, sigortalı konutların yangın sigortası poliçesinde verilen teminatlar kapsamında sigortalandığı, poliçenin 09.12.2015 tarihinde akdedildiğini, sigortalının meydana gelen rizikoları önceden bildiğini ve gizlediğini, bu nedenle poliçenin hükümsüz olduğunu, terör olaylarının yangın sigortası genel şartlarına istinaden teminat dışı olduğu, aynı olaylar nedeniyle meydana gelen zararların valilikçe karşılandığını, davacının zararını ispatla yükümlü olduğunu, poliçe ... şartları gereğince kıymet tenzili, sovtaj tenzili, muafiyet gibi tüm indirimlerini gözetilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait dava konusu iki adet dairenin yöredeki toplumsal olaylar/terör olayları nedeniyle zarar gördüğü, 109.128,18 TL zarar oluştuğu, rizikonun hem tarih hem de konu itibariyle poliçe kapsamında kaldığı, teminat dışı hallerin bulunmadığı, bu konuda ispat yükü kendisine düşen davalı sigortacının herhangi bir kanıt sunmadığı gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 109.128,18 TL'in 27.01.2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortaya 14.07.2016 tarihinde başvurulduğu için bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın bu yönden düzeltilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, mahkemece zamanaşımı itirazları değerlendirilmeksizin yargılama yapıldığını, sigortalının meydana gelen rizikoları önceden bildiğini ve gizlediğini, bu nedenle poliçenin hükümsüz olduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartlarının A 4 maddesinde teminat dışında kalan haller düzenlendiğini, maddenin 1. bendinde, ..., her türlü ... olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma, iç ..., ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği inzibati ve askeri hareketler nedeniyle meydana gelen bütün zararların teminat dışında kalacağı belirtildiğini, poliçede yer ... terör teminatına dayanılmakta ise söz konusu riziko terör olayı olarak nitelendirilemeyeceğinden başvurunun reddi gerektiğini, zararı giderme yükümlülüğünün devlete ait olduğunu, davacının zararının ayni olarak ödeneceğinden bu zararların müvekkil şirketten tahsili mümkün bulunmadığını, sokağa çıkma yasağı ve operasyonların başlatılacağı ilan edildikten sonra bölge halkının evlerini boşaltarak eşyalarını güvence altına almak için güvenli bölgelere ... ettikleri kamuoyu tarafından bilindiğini, durumu bilerek eşyalarını evde bırakan davacının eşya zararından bahsetmek de mümkün olmadığını, davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçerli bir poliçe bulunduğuna ve tazminat sorumluluğuna hükmedilmesi halinde poliçenin müvekkil şirket tarafından iptali sonrası sigortalıya iade edilen primlerin de tazminattan mahsubu ve ayrıca poliçe ... şartları gereği kıymet tenzili, muafiyet gibi tüm indirim sebeplerinin de incelemede dikkate alınması gerekirken gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporunda bu hususlar dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen inşaat ve eşyalara ilişkin tazminat tutarları fahiş olduğunu, taşınmazın Mardin Nusaybin ilçesinde olduğu göz önüne alınmaksızın ve yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan dosya üzerinden söz konusu tutarlar tespit edildiğini, Mardin Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden ... Zararların Karşılanması Komisyonu tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan hasar tespit formunda, davacı taşınmaz malikinin 60.000,00 TL civarında masraf yaptığı beyan edildiğini, buna göre taşınmazın tamir edilmesinin mümkün olmadığından bahsedilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını isitemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sokağa çıkma yasağı içinde hasarın meydana geldiğini, en ... sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı 25.07.2016 tarihinde alacak muaccel olabileceği için dava tarihi olan 26.05.2018 tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mardin Valiliği Terörle Mücadeleden ... Zararların Karşılanması Komisyonu Başkanlığı tarafından iletilen hasar tespit formunda ... tamamen kullanılamaz halde olduğu, ev sahibinin şu ana kadar yaklaşık 60.000,00 TL masraf yaptığına dair not düşüldüğü, davacıya hasar tazminatı ödendiğine dair bir belge sunulmadığı, bu nedenle mükerrer ödemeden bahsedilemeyeceği, davalının zeyilname ile poliçenin de iptal edildiğini bu nedenle iade edilen primlerin tazminattan mahsup edilmesine yönelik itirazına ilişkin; poliçelerde 8 taksit halindeki prim borcunun ilk taksitinin peşin olarak alındığı, son taksitin 25.09.2016 tarihinde olduğunun yazılı olduğu, zeyilnamenin ise rizikodan ve prim borç taksitinin bittiği tarihten sonra 03.01.2017 tarihinde düzenlendiği, zeyilnamede primlerin 8 taksit halinde ödeneceği belirtilmiş ise de zeyilnamede davacının imzası bulunmayıp davalı tarafça poliçe primlerinin iade edildiğine dair ödeme belgesi de sunulmadığı için tazminattan mahsup edilmemesinin yerinde olduğu, kesin ekspertiz raporunun 27.12.2016 tarihli olup davalının 27.01.2017 tarihinde temerrüte düştüğü Mahkemece bu tarihten itibaren faiz yürütülmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, tapusu/imar izni bulunmayan konutun ve o yerde mülkiyet hakkı bulunmayan davacının mülkiyet hakkı ve korunacak bir menfaati bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, sigortalının meydana gelen rizikoları önceden bildiğini ve gizlediğini, bu nedenle poliçenin hükümsüz olduğunu, bu nedenle meydana gelen zararın teminat dışında kaldığını, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, meydana gelen rizikonun mahiyeti itibari ile uluslararası literatürde kabul edildiği haliyle terör olayı olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun doğmadığını, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği zararı Devletin karşılamakla yükümlü olduğunu, davacının zararının Mardin Valiliği tarafından karşılandığını, mükerrer ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, aksi düşünülse dahi müvekkilinin ... zarardan sorumlu olup alınan bilirkişi raporunun yanlış olduğunu, hesaplanan bedelin fahiş olduğunu, zarar ispatlanamadığı halde bilirkişi tarafından zarar hesaplaması yapıldığını, ... zararı ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının buna dair delil, belge vs. sunmadığını, iptal sonrası davacıya iade edilen primlerin mahsup edilmediğini, kıymet tenzili, sovtaj, muafiyet gibi tüm indirim sebepleri dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının uygun olmadığını, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, mahkemece yanlış değerlendirme yapıldığını, ıslah edilen tutarın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta poliçesi kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33