Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/50

Karar No

2024/3872

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1450 Esas, 2022/1990 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/11 E., 2022/133 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.09.2015 tarihine kadar davalının bayisi olarak hizmet verdiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve ticari alış verişe konu “Aytomatic” ve promosyonlu satışlar nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan 12.10.2015 tarihli cari hesap tablosu uyarınca 152.727,74 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin sözü edilen alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 17.04.2011 tarihli Protokol ile Taraflar arasında mevcut dikey anlaşmanın 17.04.2011 itibariyle sonlandırarak, 5 yıllık yeni bir anlaşma yapılmasının kararlaştırıldığını, Protokol’ün “Peşin Satış Destek Primi” başlıklı 6. maddesindeki; “Bayi işbu protokol çerçevesinde, 17.04.2011 tarihinden sonra 5 (beş) yıl süreyle PO bayii olarak PO amblemi altında ticari faaliyette bulunmayı beyan, kabul ve taahhüt etmiş olup PO’da bunun karşılığında Bayi’ye, her sözleşme yılı için 115.000,00 USD+KDV olmak üzere toplam 575.000,00 USD+KDV tutarında peşin destek primi ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir” şeklindeki hüküm doğrultusunda davacı tarafından 26.12.2011 tarihli fatura düzenlendiğini, ödemenin 5 yıllık bayilik süresini esas alarak yaptığını, ancak bayilik ilişkisinin 18.09.2015 tarihinde sona erdiğini, ödemenin bu tarihten sonraki döneme isabet eden kısmı karşılıksız kaldığını, bu kısmın davacının cari hesabından 139.390,93 TL olarak düşüldüğünü, ayıca müvekkilince istasyona yapılan yatırımlar için davacının talep ettiği şekilde 20.000,00 TL+ KDV tutarında fatura düzenlenerek, davacının cari hesabından düşüldüğünü, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmayıp, 31.12.2015 tarihi itibariye 10.717,49 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda verilen) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça peşin satış destek primi 17.04.2011 tarihli 5 yıllık sözleşme kapsamında verildiğinden ve daha sonra sözleşme süresi kısaltıldığından, karşılıksız kalan kısmın davalı tarafça cari hesaptan mahsup edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte, iadesi istenecek kısmın karşılığının hesabı konusunda istinaf aşamasından sonra alınan bilirkişi raporunda 7 aylık sürenin karşılıksız kaldığı ve bu süreye tekabül eden miktarın 148.888,90 TL olduğu, davalının 139.390,93 TL fatura düzenlediğinin anlaşıldığı, 30.01.2014 tarihli sözleşmenin 38. maddesi atfıyla 24/1, 2 ve 4 maddesinin sona erme halinde de uygulanacağının düzenlendiği, sözleşmenin 24/2 maddesinde ödünç verilen mallarla ilgili seçim hakkı davalı şirkete tanınmışsa da, davacının, 27.08.2015 tarihli ihtarname ile seçim hakkını kullanarak 4 adet akaryakıt tankı ve 4 adet dalgıç pompa bedelinin KDV dahil 20.000,00 TL bedelle kendilerine satılmasını kabul etmesi üzerine, davalı tarafça davacının teklifi kabul edilerek fatura düzenlendiğinden, artık bu aşamada davacı tarafça akaryakıt tankı ve pompalarını almaktan vazgeçtiklerini bildirmesi ve faturanın ihtarname ekinde iade edilmesinin haklı olmadığı, bu durumda davalının da, davacı tarafça KDV dahil 20.000,00 TL ödeneceği kabul edilmesine rağmen, 23.600,00 TL'lık (KDV dahil) fatura tanziminin yerinde olmadığı, KDV dahil 20.000,00 TL'lık kısmının cari hesaptan mahsubu gerektiği, peşin satış destek primi ve sabit yatırım bedeli yukarıda belirtildiği gibi tespit edildiğinde; davacının davalıya borçlu olduğu, cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya davalı tarafından ödenen 5 yıllık peşin destek satış priminden eksik kalan 7 aylık süreye ilişkin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğu, taraflar arasındaki dava konusu sözleşmeden önceki 09.09.2003 tarihli sözleşme ve 30.01.2014 tarihli revize sözleşmenin irdelenmediğini, taraflar arasında 09.09.2003 başlangıç tarihli 15 yıllık (09.09.2018 bitiş tarihli) sözleşme imzalanarak 15 yıllık peşin destek primi ödendiğini, 15 yıllık sözleşmenin devamı sırasında Rekabet Kurumunun çıkardığı tebliğ uyarınca taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 18.09.2010 tarihinde ( tebliğ gereği kendiliğinden) sonlandığını, ancak taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sürdürüldüğünü, tarafların 18.09.2010 başlangıç tarihli 5 yılı aşmayan yeni bir bayilik sözleşmesi imzalamasının mevzuat gereği olmasına rağmen, mevzuata aykırı şekilde, 17.04.2011 başlangıç 17.04.2016 da sonlanma şeklinde hazırlamış ve taraflarca hatalı sözleşmenin imza edildiğini, davacının hatayı fark ederek ihtar göndermesi üzerine, 30.01.2014 tarihli revize ek bir sözleşme ile düzelterek, sözleşmenin başlangıç tarihini 18.09.2010 tarihine, bitiş tarihini 18.09.2015 tarihine geri çekerek (tapu kaydındaki intifa süresini de geri çekerek) revize edildiğini, müvekkilinin bu tarihlerde bayilik hizmeti vererek yıllık satış destek primine hak kazandığını, davacının (davalının geç kalması nedeni ile, sözleşme olmadan bayiliğe devam ettiği) 18.09.2010 17.04.2011 tarihleri arasında hizmet verdiği 7 ay boyunca satış destek primine hak kazanmadığını söylemenin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki revize sözleşmede, 5 yıllık peşin destek priminin 7 aylık kısmının iade alınacağına ilişkin hükme de yer verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  2. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizusd+kdvvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim