Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/421
2024/3865
14 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1594 Esas, 2022/1813 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/638 E., 2019/198 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ve dava dışı ...Plastik Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmeleri gereği adı geçen şirket lehine kredi açılıp kullandırıldığını, davalılar borçlular ... ve ...'in ve müteveffa Mehmet Güres'in 08.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi gereği 600.000,00 TL limit üzerinden müteselsil kefil olduklarını, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle kredi hesapları kat edilerek 482.879,12 TL'nin ödenmesi için borçlu şirket ve kefillerine ihtarname keşide edildiğini ancak borcun ödenmediğini, bilahare davalılar borçlular hakkında Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2017/9686 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe konu alacakla ilgili kefaletin şekli yönden geçerlilik unsurlarını taşımadığını, kefalete konu borcun takip borçlusu ...Plastik Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, müvekkillerinin kefil olmadığı sözleşmeler çerçevesinde kullandırılan kredilerden dolayı sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, müvekkillerinin imzaladığı kredi sözleşmesi sonrasında 2014 yılında kullanılan 100.000,00 TL'lik kredinin asıl borçlu tarafından ödendiğini, müvekkillerinin başkaca kullandırılan kredilerde ayrıca imzalarının bulunmadığını, yine takip talebi dışında bırakılan ancak sözleşmede kefil olarak yer alan Mehmet Güres'in 05.09.2017 tarihinde vefat ettiğini, ölümü ile hayat sigortasının da vücut bulacağını, alacaklı davacıya hayat sigortası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçeğe uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davalı borçluların kefaletlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 581 inci maddesinde düzenlenen emredici hükümlere uygun olduğu ve geçerli bulunduğu, dava dışı ...Plastik...Ltd. Şti.'nin davalıların kefil oldukları kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı kredi borcunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2017/9686 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin toplam 488.010,10 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 439.015,19 TL ticari kredi asıl alacağına yıllık %20, 80 oranında temerrüt faizi, 41.962,85 TL KMH, şirket/Kobi kartı asıl alacağına 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun (5464 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tebliğleri ile belirlenen yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve bu faizlerin %5 gider vergisi yürütülerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraz dilekçelerinde belirtilen tarihlerin kredi kullandırma tarihleri olduğunu, her bir kredi için ayrı bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkillerinin imzasının olmadığı kredi nedeni ile davalıların bu durumdan sorumlu olamayacağını, kök rapora itiraz dilekçesinde sundukları 43369872 1011 numaralı kredi hesabından dava dışı asıl borçlu şirketin kredi talebi üzerine kullandırılan 100.000,00 TL kredi, takibe ve davaya konu krediler içerisinde bulunmadığını, dolayısıyla kredinin tasfiye edildiğinin anlaşıldığını, ayrıca Yüksek Yargıtay'ın genel kredi sözleşmesini borcun kaynağı için yeterli saymayıp, bu akde dayalı olarak kullandırılan her bir kredinin de kefalete dair imzaları ve kabullerinin arandığını, bu koşulun somut davada gerçekleşmediğini, hesaplanan ve talep konusu borçtan sorumlu olunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların genel kredi sözleşmesindeki kefaletlerinin geçerlilik unsurlarını taşımadığı, bu sözleşmenin eki ve devamı niteliğinde verilen nakti ve gayri nakti kredi borçlarından sorumlulukları bulunmadığı, borcun devam ettiğinin anlaşıldığı, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verildiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla ayrıca istinaf aşamasındaki sebeplerinin hiç birinin nazari ve tatbiki hukuk açısından tartışılmamasının temyiz nedenleri olduğu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.6098 sayılı Kanun'un 581 inci maddesi.
-
5464 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40