Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7649
2024/3860
14 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/2158 Esas, 2022/1823 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/553 E., 2020/200 K.
Taraflar arasındaki patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından, patent hükümsüzlüğü karşı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili, davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu patent korumasına konu buluşunu geliştirmesine takiben Avrupa Patent Ofisi nezdinde 14.11.2011 tarihli patentini tescil ettirdiğini, patentle korunan buluşun bir kompozit streç ipliğe ve bu tür bir ipliği içeren streç dokuma kumaşı ile bahsedilen streç ipliğin üretimi için bir tertibata ve usule ilişkin olduğunu, davalıların dilekçede belirtilen ürünlerinin müvekkili şirketin 2016/09029 sayılı incelemeli patentine patent tecavüzü yarattığını ileri sürerek müvekkili patentine yaratılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, delil tespiti yapılması, ihtiyat itedbir kararı verilmesi ve dava sonunda verilecek hüküm kesinleşmesini müteakip masrafları davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına, müvekkilinin haksız rekabet sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı ve ayrıca patent tecavüzü sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)151 inci maddesinin ikinci fıkrasının a bendinde yer alan sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olsaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir uyarınca davalılardan talep ve tahsile hakkı olduğu tazminat miktarının hesaplanmasına, talep sonucunun belirlenebilmesi için gereken bilgilerin önemli bir bölümü davalılar bünyesinde bulunduğundan, yargılama esnasında yapılan olan hesaplamaya göre değiştirilmek üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, patent tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başlandığı tarihten itibaren, merkez bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ürünlerin imhası ile ilgili masraflar ve imha sürecine kadar olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının patentinin tescilinin yenilik kriterlerini taşımadığını ve buluşun yeteri kadar açıklanmadığını ileri sürerek karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalının 2016/09029 sayılı patentinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1 Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı olarak gösterilen ancak hukuk aleminde bir kişiliği olmayan "İstanbul Şubesi"'nin pasif dava ehliyet olmadığından davanın bu davalı yönünden dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından işbu davanın müvekkili yönünden yetkisiz mahkemede açıldığını, Luna Kumaş'ın mali defterlerinde yapılan incelemede taraflar arasında herhangi bir ticarete rastlanmadığı gibi, yapılan incelemede müvekkili şirkete ait herhangi bir kumaşın tespit edilemediğini, davacının dilekçesinde sözde müvekkili kumaşları ile davacı tarafın kumaşlarının karşılaştırılması neticesinde ihlalin açık olduğu iddialarının tamamen hatalı ve gerçeğe aykırı olduğu gibi yapılan tespitler de eksiklikler ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketinin bu kodlu bir kumaşı bulunmamakta olduğunu, FX CARNA müvekkili tarafından üretilen bir kumaş olmadığını, müvekkilinin üretim yönteminde ve ürettiği iplik ve buna dayalı ortaya çıkan kumaşlarda hiçbir şeklide puntalama yada davacının patentinde yer alan ifadeyle birbirine karıştırma işlemi bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın patentinin müvekkili şirketçe ihlal edilmediğini, herhangi bir patent ihlali bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2 Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin müvekkili açısından haksız ve fuzuli talepleri içerdiğini, müvekkilinin her türlü kumaş toptan alım satım işi ile iştigal eden bir firma olup kumaş piyasasında çeşitli firmalardan istek doğrultusunda kartela üzerinden kumaş siparişi alıp talep eden firmaya satış yapmakta olduğunu, kumaş piyasasında bu şekilde çalışmış olduğu onlarca imalatçı firma mevcut olup, bu firmalara it şu anda piyasada ortalama 1200 ila 1500 arasında çeşitli cins ve kalitede kumaş çeşidi bulunmakta olduğunu, müvekkilinin bu kadar kumaş çeşidinin her birinin ayrı ayrı hangi iplik çeşidi ile üretildiğini ve bu iplik çeşitlerinin hangi firma tarafından patentle koruma altına alındığını bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili diğer davalılardan müşteri talebi karşılığı dava konusu 3 çeşit kumaşı almış ve müşterisine teslim etmiş olduğunu, müvekkilinin diğer davalı firma ile çok geniş kapsamlı ticareti mevcut olup bu firmadan yüzlerce çeşit kumaş alımı yaptığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
3 Davacı karşı davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana dosyada davacı patenti ile davalı ürünleri kıyaslandığında 1. ve 10. İstemleri açısından benzerlik bulunmadığı ve tecavüzün koşullarının oluşmadığı, karşı dava yönünden ise davacı patentinin yeni olduğu ve buluş basamağı içerdiği, bu yönden son alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya içeriğine ve dinlenen bilirkişi beyanları ile uyumlu, yeterli bilimsel gerekçeyi havi olduğu gerekçesiyle ana dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davalılardan Bossa'nın İstanbul ve Adana'daki fabrikalarında eş zamanlı keşif yapıldığını ve iplik üretim bölümünde bulunan kops halindeki iplik tespit edildiğini, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmesine rağmen mahkemenin bu talebi reddettiğini, mahkemenin ayrıca patent vekili ve diğer bilirkişilerden oluşan heyete 28.02.2020 tarihli raporu aldığını, bu raporda patentin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ve patent ihlalinin de bulunmadığı yolunda görüş bildirildiğini, bu hususta patente tecavüz kısmı yönünden itirazlarının teknik niteliği gözetilerek bilirkişilerin mahkeme huzurunda dinlenilmesini istediklerini ancak mahkemenin bu itirazları dikkate almadığından yeniden yargılama yapılması gerektiğini, davalılar tarafından üretilen ve satışa sunulan ürünlerin patent haklarını ihlal ettiğinin sabit olduğunu, buna rağmen asıl davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişilerin itirazları dikkate almadığını, davalılar üretimlerinin müvekkilinin patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, buna ilişkin taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; elastik düzelme testinin nasıl ve hangi ulusal ya da uluslararası standartlarla yapılacağı patent dökümanında açıklanmadığını, başka bir deyişle patent dokümanında %93'lük elastik düzelmenin hangi test yöntemi ile ortaya çıkarılacağına dair bir bilginin olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı karşı davalı patentinin yenilik vasfını haiz olduğu iddia edilse dahi dosyada yer alan diğer patentlerle birlikte tekrar değerlendirildiğinde hiçbir surette buluş basamağı da olmadığının açıkça görüleceğini, davacı karşı davalı adına tescilli 2016/09029 sayılı patentin hükümsüzlüğüne ilişkin olarak davacı karşı davalı aleyhine ikame edilen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/541 E. sayılı dosyasına sunulan ve söz konusu patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğine ilişkin iddialarını destekleyen nitelikte uzman mütalaası bulunduğunu, davacı karşı davalı adına tescilli 2016/09029 numaralı patentte elasttik düzelme verisinin ölçülmesine ilişkin yeterli açıklama bulunmadığı, patentin açık ve tam olarak tanımlanma şartını taşımadığı ve bu hususun hükümsüzlüğü gerektireceğine dair Patent vekili Erdem Kaya tarafından hazırlanan uzman mütalaası verildiğini, bilirkişi raporu ile uzman mütalaaları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin ise Yargıtay’ın içtihat haline gelmiş kararları karşısında mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından yapılan eksik ve hatalı değerlendirmeler sonucunda Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan hatalı değerlendirme ile davacı karşı davalının TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2016/09029 numaralı patentinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken karşı davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın karşı dava açısından kaldırılmasını, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre özellikle davacı karşı davalıya ait patentin buluş basamağını içerdiği ve sanayiye uygulanabilir olduğu, yenilik giderici olarak sunulan deliller karşısında karşı davaya konu patente ait 1 ve 14 numaralı bağımsız istemler ile bu istemlere bağımlı yazılmış 2 13 ve 15 numaralı bağımlı istemlerin yeni olduğu, dolayısıyla patentin hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda mevcut olmadığı, ayrıca davalı tarafın eylemlerinin de patente tecavüz ve haksız rekabet koşullarını oluşturmadığı, söz konusu bilirkişi raporlarının ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi, istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğu, dolayısıyla mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ayrıca her ne kadar davacı karşı davalı vekillerine bilirkişilerin mahkeme huzurunda duruşmada dinlenilmesi istenilmiş ise de dosyaya alınan 28.02.2020 tarihli raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişilerin dinlenilmesini gerektirir bir durumun mevcut olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ana davada patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise patent hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3.6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekilinin dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40