Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/106

Karar No

2024/3828

Karar Tarihi

13 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1732 Esas, 2022/1279 Karar

HÜKÜM: Kararın kaldırılması

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/552 E., 2021/508 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirkette 11.000/50.000 payı bulunduğunu, davalı şirketin 12.09.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 5.000.000,00 TL olan sermayenin 23.000.000,00 TL'ye artırılmasına ilişkin 6 numaralı gündem maddesinin görüşüldüğünü, müvekkilinin ve ...’in sermaye artırımına ilişkin karara olumsuz oy vererek muhalefetlerini tutanağa geçirttiklerini, çoğunluk pay sahibi Ali Aksu’nun olumlu oyuyla sermaye artırım kararının kabul edildiğini, söz konusu sermaye artırım kararı ile müvekkili ve diğer azlık pay sahibi ...’in azlık pay sahipliği haklarının ellerinden dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde alınmasının amaçlandığını, davalı şirketin sermayesinin 23.000.000,00 TL'ye çıkarılması halinde müvekkilinin ve diğer pay sahibi ...’in sermaye artışına katılamamasıyla birlikte %22 oranındaki paylarının % 4,78’e ineceğini, müvekkili ve diğer pay sahibinin hiçbir azlık hakkını tek başına kullanamayacağı gibi bir araya gelseler dahi payları toplamı %9,56 olacağından ve %10 olmadığından birlikte de azlık haklarını kullanamayacaklarını, müvekkili ve diğer pay sahibinin azlık hakkı sahipleriyken dahi azlık haklarını kullandırmama yönünde birçok tutum ve davranış sergilediğini, davalı şirketin Ar Ge çalışması yürüten ve ilaç üretimi yapan bir şirket olup, halihazırda faaliyetlerin yürütülebilmesi için 23.000.000,00 TL'lik bir sermayeye ihtiyacı bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile 12.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı sermaye arttımı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, esas sözleşmede taahhüt edilmiş olan rakamın iç ve dış kaynaklarla yükseltilmesinin sermaye artırımı olarak nitelendirildiğini, her pay sahibinin rüçhan hakkına sahip olduğunu, sermaye artırımı halinde yeni çıkarılan paylar üzerinde her pay sahibinin mevcut payları oranına göre pay alma hakkı bulunduğunu, davacının bu hakkının müvekkili şirket tarafından hiçbir şekilde kısıtlanmadığı veya bu hakkın kullanılması engellenmeye çalışılmadığı halde kanuni haklarını kullanmayıp huzurdaki davanın açılmış olmasının davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, sermaye artırımının azlık pay sahipliği haklarını ellerinden almak olmadığını, talep edilen belgelerin gösterilmediği hususunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının azlık haklarını kaybedeceği iddiası ile müvekkili şirketin sermaye artırımına engel olmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda da belirtildiği, tarafların da kabulünde olduğu üzere, dava konusu 12.09.2019 tarihli genel kurulda alınan kararların ticaret sicile tescil edilmediği, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 456 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasına göre dava konusu genel kurul kararı ticaret sicile tescil edilmediğinden, 12.12.2019 tarihi itibari ile (dava açıldıktan sonra) geçersiz hale geldiği, buna göre açılan dava yargılama sırasında konusuz hale geldiğinden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik dava tarihi itibari ile haklılık durumu değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere esas itibari ile sermaye arttırımı şirket için gerekli olsa da, sermaye arttırımının öncelikle iç kaynaklardan karşılanabileceği, sermayenin 5.000.000 TL'den 23.000.000 TL'ye yükseltilmesinin azınlık haklarının kaybolmasına yol açabileceği, dava konusu yapılmayan sonraki 19.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurulda yapılan sermaye artışının çoğunluk hisse sahibi ortak tarafından ödenen 1/4'lük kısmının, 3 gün sonra bu ortağa iade edildiği, kalan 3/4'lük kısmın hiç ödenmediği, böylelikle sermaye artışında amacın dışına çıkıldığı anlaşılmakla, dava tarihi itibari ile davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının yargılama gideri yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın azınlık hakların kullandırılmaması amacıyla sermaye artırımı kararı alındığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, davalı şirketin Ar Ge çalışmaları üreten ve ilaç üretimi yapan ve bu sebeple yeni kaynaklara ihtiyaç duyan bir şirket olması nedeniyle sermaye artırımına ihtiyaç duyduğunu, bilirkişi tarafından mali değerlendirmelerin usulüne uygun yapılmadığını, eksik inceleme yapıldığını, sermaye artırımının gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmadığını, raporun bu yönüyle hatalı olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.09.2019 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında davacının 6 no'lu gündem maddesine karşı ret oyu vermesine rağmen toplantı tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığından ve davacının söz konusu karara muhalefet ettiğine ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğine ilişkin iddialarını yazılı bilgi belgelerle ispatlayamadığından davacı vekilinin buna yönelik iddiaları da yerinde görülmediğinden ve sermaye artırımına ilişkin kararın alınmasından yokluk, butlan gibi hukuki durumları bulunmadığı, finansal tabloların görüşülmelerinin ertelenmesi istenilmediğinden bu yönüyle iptal koşullarının bulunmadığı, anılan kararın iptali isteminin bu nedenle reddi gerektiği, bu nedenlerle davacının genel kurul kararının iptaline yönelik dava açabilmesi için ön şart olan davacı ortakların ilgili gündem maddesinin oylamasında ret oyu verip ardından muhalefet şerhi yazdırmış olma şartına uyulmaması nedeniyle davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin muhalefet şerhinin usul ve yasaya aykırı olarak oturum başkanı tarafından genel kurul toplantı tutanağına yazılmadığını, buna dair yazılı belgelerin İlk Derece Mahkemesi dosyasına sunulduğunu, şirket genel kurul kararlarının bakanlık temsilcisinin katılımıyla gerçekleştiğini, temsilci tarafından usulsüz tutulan tutanağın imza altına alınmasının hatalı olduğunu, ekli tutanak değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken genel kurul toplantı tutanağının esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, anılan toplantıda müvekkil ve dava dışı 3 üncü kişi olan ...'i pasif hale getirmek amaçlı taraflar aleyhine kararlar alındığını, elzem bir durum olmamasına rağmen şirket sermayesinin müvekkil paylarını düşürecek şeklinde arttırılmasına karar verildiğini, alınan bu karar itiraz edilmesine rağmen tutanağa ''alınan kararlara itiraz eden olmadığının anlaşılmasına'' şeklinde ibare geçildiğini, alınan bilirkişi raporundan sermaye arttırımının şirket için gerekli olmadığının net olarak belirtildiğini, raporda 3 ay içerisinde tescil edilmediği için geçersiz hale geldiğinin de sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim