Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/465
2024/3789
13 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1609 Esas, 2022/1232 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sına Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/248 E., 2020/121 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Kurum aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılından beri kullandığı ve yurt dışında da bu hizmetini aktif hale getirmeyi planladığı “GETİR” markası altında meyve, sebze ve diğer yiyecek/içecek ürünlerinden teknoloji ürünlerine kadar müşterilerinin bulunduğu noktada 7/24 getirme hizmetini dünyada bir ilk olarak gerçekleştirdiğini, bu sayede müvekkili markalarının hızlı bir şekilde tanınır hale geldiğini, "getir” uygulamasının gerek play store gerekse de Apple storeda milyonlarca kere indirildiğini, müvekkilinin 2015/28811 sayılı “getir” markasını tüm sınıflarda tescil ettirdiğini, 2018/55945 sayılı dava konusu “yemek getir” markasını da müvekkilinin yine markalarının bir devamı olacak şekilde kullanmayı planladığını, ancak müvekkilinin başvurusunun 35. ve 43. sınıf bir kısım hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca reddedildiğini, oysa redde mesnet 2014/29366 sayılı "www.yemekgetir.com.tr" şeklindeki marka ile müvekkili başvurusu arasında anılan Kanun'un 5/1 ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkili markasının aynı maddenin (b) ve (c) bentleri kapsamında da kalmadığını, dava konusu markanın yuvarlak sarı renkli zemin üzerine müvekkilinin ayırt edici ve tanınmış “getir” ibareli tescilli markası ile “yemek” kelimesinin alt alta getirilmesi ile oluşturulduğunu, sarı renkli yuvarlak zeminin sol tarafına mor renkli çatal görseli, sağ tarafına ise yine mor renkten oluşturulmuş bıçak görselinin konulduğunu, müvekkilinin başvurusunda kullanılan görselin müvekkiline ait önceki markalara çağrışım yapacak şekilde oluşturulduğunu, kaldı ki tek başına “getir” markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, iki farklı kelime ve bir logodan oluşan dava konusu markanın da özgün ve ayırt edici olarak değerlendirilmesi bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “getir” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ret gerekçesi marka sahibinin markasını hiç kullanmadığını ve kullanmamaya da devam ettiğini,"www.yemekgetir.com.tr" alan adının sadece rezerve edilmiş bir alan adı olduğunu ve hiç kullanılmadığını ifade ederek, TÜRKPATENT YİDK’in 26.04.2019 tarih ve 2019/M 3530 sayılı kararının iptali ile 2018/55945 sayılı "yemek getir" ibareli markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuruda bütün olarak “yemek getir” ibaresinin ön plana çıktığını, dolayısıyla başvuru ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ret gerekçesi markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından tanımlayıcı bulunduğunu, davacının itiraz aşamalarında sunduğu delillerin dava konusu ibarenin davacı yanca tanıtılmış olduğunu ortaya koymadığını ve markanın davacının verdiği hizmetlerle ilgili olarak algılanmaya başlandığını göstermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının ayırt edicilik taşımadığını, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu, müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “mis yemek” ve “keyveni yemek” markalarının bulunduğunu, “yemek getir” markasını ise 2014 yılında tescil ettirdiğini, davacının 2015 yılındaki kuruluşundan beri kazandığı başarıların bir öneminin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markadaki öne çıkan unsurların "YEMEK GETİR" ibaresi olduğunu, markalar arasında hem işaretler hem de reddedilen mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, öte yandan dava konusu başvurunun 43.1 sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunu, anılan ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale gelmediğinin mahkemenin de kabulünde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığını, tanımlayıcı bulunduğunu, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2014/29366 sayılı marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri kapsamında tescil engeli de bulunmadığı, diğer taraftan ilk derece mahkemesince de isabetli şekilde belirlendiği üzere marka başvurusunun mutlak ret nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada Kanun'un 5/1 ç maddesi uyarınca redde mesnet alınan marka sahibine husumet düşmeyeceği, hakkındaki dava açıklanan nedenlerle reddedilen davalı şirketin istinaf isteminde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kuruma yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40