Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/100
2024/3766
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1005 Esas, 2022/1085 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/1195 E., 2018/372 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... Yatırım Holding A.Ş.'nin yapmış olduğu aldatıcı ve abartılı reklam ve gerçekleşmeyen sözlü taahhütlerine inananarak, davalının iştiraklarınden olan diğer davalı... ve Yat İşletmeleri A.Ş. ile 01.06.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalayarak, Ataköy Marina Park adresinde bulanan gayrimenkulu 5 yıl süre ile kiralaradığını, davalılar reklam kampanyaları ile söz konusu ticari merkezi pazarlama yoluna gittiğini ve "Türkiye'nin en benzersiz projesi", "Ataköy Marina Park ve Marina Park Residence, İstanbul Boğazı'ndan sonra en çok ilgi çekecek bir yaşam merkezi olacak, şu andaki kiralama fiyatları gelecek yıl 2 katına çıkacaktır." vb söylemler ile aldatıcı reklamlar gerçekleştirildiğini, davalılar tarafından yapılan projenin marina olması dolayısıyla çok iyi kazanç getireceği taahhütlerine inanan davacı gelir etmek amacıyla 5 yıllık bir sözleşme imza altına alındığını, kiralama işlemi gerçekleştikten sonra davacı sözlü taahhütler ve aldatıcı reklamların etkisi ile söz konusu gayrimenkule çok ciddi tutarlarda yatarım yaptığını, ancak aradan geçen
süreye rağmen davalıların taahhüt ve reklamlarının aksi ticaret merkezi boş kaldığnı, davacı getir elde etmek bir yana çok ciddi maddi zararlara uğradığını, davalıların fillerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı... ve Yat İşletmeleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının objektif ölçülerde ve yasal çerçevede kalarak davacı ile kira sözleşmesi yaptığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, haksız rekabet koşulları bulunmadığını, davacının zararını somutlaştırmadığını savunarak davanın reddini sitemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf iddiasında, davalıların gayrimenkulun yüksek kazançlar sağlayacağı yönünde taahhütleri olduğu ve aldatıcı reklamlarda bulunduklarını ve bu şekilde kiralama sözleşmesi yaptığını iddia ettiği, aldatıcı hareketler ve abartılı reklam ve vaatlerle kira sözleşmesi yaptığına ilişkin iddianın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı bu hususta tanık deliline dayandığı, davacının dinlenen tanık beyanlarında da 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş şekilde bir aldatıcı hareketin söz konusu olmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir bilgi verildiği iddiasının ispat edilemediği, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalıların taahhütleri alışveriş merkezinin canlı olacağı, tanıtım yapılacağı, müşteri çekileceği yönünde olduğu, bunlar genel vaatler olup, davacının da tacir olduğu düşünüldüğünde basiretli bir tacir olarak buranın kapasitesinin ne olacağı, ne kadar gelir getireceğini öngörmesi gerektiği, tanık beyanları dikkate alındığında davalıların genel ticari arzu ve istekleri dışında yanlış ve yanıltıcı bir taahhütlerinin olmadığı, bu haliyle davacı davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... Yatırım Holding A.Ş.'nin yapmış olduğu aldatıcı ve abartılı reklam ve gerçekleşmeyen sözlü taahhütlerine inananarak, davalının iştiraklarınden olan diğer davalı... ve Yat İşletmeleri A.Ş. ile 01.06.2012 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi imzalandığını, davalılar tarafından yapılan projenin marina olması dolayısıyla çok iyi kazanç getireceği taahhütlerine inanan müvekkil gelir elde etmek amacıyla 5 yıllık bir sözleşmeyi imza altına almış olup kiralama işlemi gerçekleştikten sonra davacının sözlü taahhütler ve aldatıcı reklamların etkisi ile söz konusu gayrimenkule çok ciddi tutarlarda yatırım yaptığını, ancak, aradan geçen süreye rağmen, davalıların taahhüt ve reklamlarının aksine ticaret merkezinin boş kalmış olup davacının gelir elde etmek bir yana çok ciddi maddi zararlara uğradığını, davalılar kendilerine menfaat sağlamak, kendilerine avantajlı konuma getirmek için, davacının başka kimselerle iş ilişkisine girmesini engelleyerek dürüst ve bozulmamış rekabet kavramını göz ardı ettiğini,
saldırgan satış yöntemleri kullanılarak, muhatabını adeta köşeye sıkıştırmasıyla, davacıya kira kontratı imzalatıldığını ve davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı, davalılarla rakip olmayıp, davalı... ve Yat İşletmeleri A.Ş. ile girilen sözleşmesel ilişkinin tarafı olduğu, bu haliyle davalı... ve Yat İşletmeleri A.Ş. ile davacı arasında haksız rekabet hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığı, davalı ...Ş. yönünden ise, yine taraflar arasında bir rekabet durumu söz konusu olmadığı için haksız rekabet hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı, Mahkeme tarafların hukuki nitelendirmeleriyle bağlı olmadığı bu kapsamda ileri sürülüş biçimine göre davacının iddiaları haksız fiil niteliğinde olduğu, davacı tarafça, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre, “Türkiye'nin en benzersiz projesi”, “Ataköy Marina Park ve Marina Park Residence, İstanbul Boğazı'ndan sonra en çok ilgi çekecek bir yaşam merkezi olacak, şu andaki kiralama fiyatları gelecek yıl 2 katına çıkacaktır” gibi ifadeler basın toplantısında kullanılan ifadeler olup, konuşmada faaliyet karlılığına ve yatırıma ilişkin ilişkin bazı hedeflerin açıklandığı ve projenin bir çekim merkezi olmasının amaçlandığının belirtildiği, ayrıca sorulan bir soru üzerine hedefler açıklandıktan sonra devamında "... Şu anda ki kiralama fiyatları gelecek yıl 2 katına çıkacaktır" şeklinde açıklamada bulunulduğu, söz konusu konuşmanın bütünü değerlendirildiğinde şirket yetkilisi bir takım hedeflerden bahsetmiş olup, bu hedeflerin tutturulamaması tek başına bu konuşmaların aldatıcı reklam veya yanıltıcı beyan olarak kabulü mümkün olmadığı, bunun dışında da, davacı tarafça davalı ...Ş.'nin aldatıcı ve yanıltıcı reklam yaptığı ispatlanamadığı, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ise soyut nitelikte olup, hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53