Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/64
2024/3764
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/993 Esas, 2022/1759 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/51 E., 2018/609 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 100.000,00 USD bedelli ve 01.02.2012 keşide tarihli bir adet çek keşide ettiğini, bu çekte tahrifat yapılmak suretiyle keşide tarihinin 01.08.2012 yapıldığını, çek keşide edilirken tarihteki gün hanesindeki "12" rakamı paraflanarak "1" olarak değiştirildiğini, çekin bu haliyle hamile ödendiğini ancak iade edilmediğini, sonrasında ay hanesinde tahrifat yapıldığının öğrenildiğini, senedin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, davalının çekin yetkili ve meşru hamili olmadığını, davalının müvekkiline dava konusu çek sebebiyle ihtiyati haciz işlemleri başlatacağını bildirdiğini, haciz baskısı altında iş bu dava konusu çek bedelini davalı banka lehine blokeli olarak yatırmak zorunda kaldığını ileri sürerek dava konusu çek yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ihtirazi kayıtla bloke altına alınan 100.000,00 USD'nin müvekkiline aynen iadesine karar verilmesini, ayrıca çek meblağı olarak yatırılan 100.000,00 USD'nin karşılığı 193.560,00 TL'nin ödeme tarihi olan 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizinin müvekkiline ödenmesini ve kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın çek bedelini ödediği beyanı her hangi bir belgeye dayanmadığından dolayı mesnetsiz bir iddia olduğunu, müvekkili bankanın imzaların ya da parafın gerçekliğini araştırmak gibi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili bankaya teminat olarak verilmiş olan söz konusu çekte keşideci imzası uyumsuz değilse çekin yasal unsurları tamam olduğu müddetçe mahkemece verilmiş bir tedbir kararı da yok ise çekin işleme alınabilinir olacağını, çekteki parafın hem gün hem de ay hanesini kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yapılan çekin ibraz anındaki görüntüsü bankadan getirtilip incelendiğinde Deniz Bank tarafından ciro edilerek ibraz edildiği ve ibraz sonrası karşılıksız kaşesi basılarak çekin karşılıksız çıktığının belirtildiği, ancak sonrasında karşılıksız kaşeleri iptal edilerek ve tarih değiştirilmek suretiyle yeniden ibraz edildiği anlaşıldığı, her ne kadar davalı taraf tahrifatın davacı tarafından paraf edildiğini beyan etmiş ise de çekin ilk ibraz görüntüsü ile ikinci ibraz görüntüsünün incelenmesinden ilk ibraz görüntüsünde 01.02.2012 tarihinin keşide tarihi olarak yazıldığı ve paraf olduğu ancak ikinci ibraz görüntüsünün incelenmesinde 01.02.2012 tarihinin 01.08.2012 tarihi olarak yapıldığı ve böylelikle çekin zamanaşımına uğramasının önlendiği anlaşıldığı, yani çekin kambiyo özelliği ortadan kalkmasına rağmen kambiyo özelliği devam ediyormuş gibi davalı tarafça dava dışı faktoring şirketine ödeme yapıldığı, kaldı ki söz konusu çek ... Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek ilk karşılıksız kaşesi basıldıktan sonra verildiği, müsteakar Yargıtay İçtihatlarına göre ibrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükmünde olduğu, dolayısıyla çekin yeni hamili esasa ilişkin yapılacak tüm itirazlardan da mesul olduğu, hal böyle olunca kambiyo senedi özelliğini yitirmiş çekin icra tehditi altında davalıya 13.08.2012 tarihinde ödendiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne 193.560,00 TL'nin davalının ödeme tarihi olan 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çek ile ilgili evvelce verilmiş, Yargıtay sürecinden geçerek kesinleşmiş İcra Hukuk Mahkenmesince verilmiş bir karar varken davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, 08.12.2015 tarihli celsesinde, davacı vekili tarafından, dava konusu çek üzerindeki parafın davacıya ait olduğu ikrar edildiğini, bu durum keşide tarihindeki düzeltmelerin davacı tarafından yapıldığını ve ikrar da edilen paraf ile bu düzeltmenin geçerli hale geldiğini gösterdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2013 tarih, 2021/12 862 E. ve 2013/319 K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, keşideci, lehdar ile ciranta arasındaki teminat veya buna benzer iç ilişkileri takip alacaklısı cirantaya karşı ileri süremeyeceğini, davacının lehtar ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan defileri ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin üzerinde tahrifat yapılarak kambiyo senedi özelliğinin kaybedilmesi karşısında, yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olduğu ve yeni hamilin tüm itirazlardan sorumlu olduğu, bu nedenle davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava bedelsiz ve tahrif edilmiş olduğu iddia edilen çekten dolayı istirdat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53