Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7618
2024/3746
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1152 Esas, 2022/1457 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/541 E., 2022/38 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kararın da davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin reddi kararının kaldırılmasına, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2012/4715 E. sayılı dosyasından satışı yapılan taşınmazın ihale bedeli 185.000,00 TL’nin vadeli hesap açılarak en yüksek faizin uygulanması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 134 üncü maddesi gereği nemalandırılması konusunda davalıya müzekkere gönderildiğini, açılan hesaba ihale bedelinin tamamının yatırıldığını, ancak davalının 30.05.2019 tarihine kadar üç yılı aşkın sürede en yüksek faiz oranını dikkate almayıp düşük oranda nemalandırdığını, basit bir araştırmayla görüleceği üzere bankanın ilan edilen vadeli hesaplara uygulanacağı taahhüt edilen faiz oranının yaklaşık %20 düzeyinde olduğunu, davalının işleminin icra müdürlüğünün müzekkeresine, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) yayınladığı azami faiz tablosuna, Adalet Bakanlığı’nın 104 1 sayılı genelgesine, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün yazısına aykırılık teşkil ettiğini, bu eylemin müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, maddi zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hesabın genelge kapsamında İzmir 4. İcra Müdürlüğü adına ve daire talimatı doğrultusunda açıldığını, anılan hesaba TCMB’ye bildirilen oranlar üzerinden faiz işletildiğini, bu işlemin Kanun’a uygun yapıldığını, taraflar arasında vadeli hesap açılması hususunda bir sözleşme aktedilmediğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen hesabın İzmir 4. İcra Dairesi adına açıldığı, davanın tarafları arasında akti ilişki olmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2004 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre ihalenin feshine ilişkin şikayetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine ihale bedelinin nemaları ile birlikte hak sahibine ödeneceğini, nitekim bedelin eksik nema tahakkukuyla birlikte müvekkiline ödendiğini, böylece müvekkilinin zarara uğradığını, hak sahibi sonradan belli olacağından icra müdürlüğünün hesabı kendi hesabına açtırdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin İstinaf Değerlendirme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli kararı ile kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı da davacı vekili istinaf başvurusu yapmıştır.
D. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile müvekkilinin zararının 148.163,21 TL olarak belirlendiğini, eksik harcın tamamlanması için süre istediklerini, bu hususta bir karar verilmeden davanın reddedildiğini, dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı tuttuklarını, kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
E. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutulduğundan hükmün kesin nitelikte olmadığı, paranın icra müdürlüğü adına açılan hesaba yatırıldığı, davacı ile davalı arasında akti ilişki bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin istinaf dilekçesinin reddi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihale bedelinin eksik nemalandırılmış haliyle hak sahibi müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, aktif husumet ehliyetinin icra müdürlüğünde olduğuna dair gerekçenin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, dava açılacaksa icra müdürlüğünce dava açılması veya zarara uğrayan ve kanunen hak sahibi olan, eksik nemalı bedelin ödendiği kişi müvekkili olduğundan taraflarına yetki verilmesinin icra müdürlüğünden istendiğini, talebin reddedildiğini, işleme karşı şikayet yoluna başvurduklarını, İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/357 E. sayılı dosyasında icra müdürlüğünün dava açamayacağı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, böylece aktif husumet ehliyetinin icra müdürlüğünde olduğu ve icra müdürlüğünün dava açamayacağı şeklinde iki çelişen kararın ortaya çıktığını, İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/357 E., 2022/440 K. sayılı kararının içeriğine göre müvekkilinin kendisini zarara uğratan davalı bankaya dava açabileceğinin ortaya konulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53