Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1165
2024/3688
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1662 Esas, 2022/1156 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi kapsamında müvekkilinin “paritem” hesabı açtırıp 31.05.2013 tarihinde, saat 06:59’da USD/CHF parite çiftinde işlem yaptıktan sonra sistemden çıktığını, bu esnada müvekkilinin bakiyesinin 1.916.009,52 USD olduğunu, davalının 06:59’da rıza ve bilgisi dışında “paritem” hesabına girerek bir saat içindeki ters işlemlerle hesap bakiyesini 24.140,26 USD’ye düşürüp müvekkilinin büyük zararına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin daha önceki işlemlerde zarar ettiğinde sistemde bir arızanın bulunup bulunmadığını sorduğunu, arıza olmadığı cevabının verildiğini, kâr ettiği işlemlerde ise arıza savunmasında bulunulamayacağını, müvekkilinin hesabına girilmesinin de suç teşkil ettiğini, ayrıca emir iptali sonrası bildirim yükümünü de yerine getirmediğinden davalının SPK tarafından idari para cezası ile cezalandırıldığını iddia ederek şimdilik 20.000,00 TL’nin 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davacı vekili 29.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.022.613,71 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; parite sisteminde 10 bilgi sağlayıcı firmadan parite fiyatlarının geldiğini, gelen fiyatlar arasında en iyi alış ve satış fiyatlarının sistem tarafından belirlenip işlemler yapıldığını, 31.05.2013 tarihinde, saat 00:10 ila 10:58 arasında bilgi sağlayan firmaların birinden gelen parite kodunun hatalı alınmaya başlandığını, bunun sonucunda USD/CHF kodunun hatalı gösterildiğini, hatalı fiyattan bir kısım müşteri emirlerinin alındığını, müşterinin kötü niyetli olduğunu, davacının kötü niyetle sürekli al sat yaparak hesabında yüksek miktarda artış elde ettiğini, davacının şikayeti üzerine SPK’nın emir iptali işleminde bir kusur görmediğini, sadece bildirim yükümü yerine getirilmediğinden ceza verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2018 tarih, 2014/146 E. ve 2018/199 K. sayılı kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Paritem İşlem Platformunda, piyasa verilerinin mantıklılığını kontrol edip sistem tarafından verilen kotasyonları üretmek için kullanılan verilerin, kabul edilebilir sınırlar içinde olup olmadığını denetleyen modülün ya hiç olmadığı ya da etkin çalışmadığı, kontrol modülünün piyasa verilerinin hatalı olduğuna dair bir uyarı vermemesi ve personelin işlemler gerçekleştikten çok sonra olayın farkına varmalarının da bu kanaati desteklediği, Paritem İşlem Sistemindeki bu hata veya eksiklikten hem uluslararası uygulamalar hem de SPK mevzuatı uyarınca faaliyetin yürütülmesi için yeterli teknik donanım ve organizasyonu sağlamak, hizmet birimini oluşturma ve personelin görev tanımları ile yetki ve sorumluluklarının belirlendiği iç kontrol sistemi kurmak ve anlık olarak fiyatlardaki değişimleri dikkate alarak müşteri bazında oluşan riskleri kontrol edebilecek bilgi işlem altyapısını oluşturma zorunda olan davalı aracı Kurumun sorumlu bulunduğu, dava konusu işlemin korunma amaçlı bir işlem olarak kabulü ve emrin iptalinin mümkün olmadığı, davacının hesap bakiyesini artı (+) 1.911.169,48 USD'den eksi ( ) 24.140,26 USD'ye düşüren iptal işlemleri sonucunda davacının 1.935.309,74 USD zarara uğradığı, 17.06.2013 tarihli ihtarname sebebiyle davalının 24.06.2013 günü temerrüde düştüğü hesaplanmakla, dava tarihine 87.303,97 USD faiz eklenmek suretiyle zararın belirlendiği, .... tarafından, söz konusu hata nedeniyle oluşan zararın tazmini konusunda yeterli özenin gösterilmediği gibi basiretli bir tacir olmanın gerektirdiği hak ve yükümlülükler çerçevesinde hareket etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.022.613,71 USD’nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen bu miktara 11.02.2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2019 tarih, 2018/1592 E. ve 2019/1459 K. sayılı kararı ile davalı aracı Kurumun müşteriden gelen emirleri ters pozisyon (hedge) alarak risklerini en aza indirgemek amacıyla bankaya hedge emirlerini eş anlı gönderdiği, hatalı fiyat bilgisi bankadan geldiği için bankanın aracı Kurumdan gelmiş olan hatalı fiyat içerikli hedge emirlerini kabul ettiği, önce bankanın aracı Kurumun hedge amaçlı emirlerini iptal ettiği, daha sonra da aracı Kurumun müşterisinin hatalı fiyatla yapmış olduğu tüm işlemlerin iptal edildiğinin belirlendiği, yapılan emir iptalinin SPK'nın Seri: V No:125 sayılı tebliğinin 10/1 c maddesine uygun olduğu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerde SPK tebliğine ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, öte yandan davalının emir iptalinin SPK Tebliği hükümlerinin yanında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) hata hükümlerine dayalı olarak yapıldığını savunduğu, davacının, 31.05.2013 tarihinde davalı aracı Kuruma ait paritem sistemi üzerinden, hatalı gelen USD/CHF parite çifti üzerinden yaklaşık 9.000,00 USD teminat ile işlemler yapmaya başladığı, yaklaşık 8 saatin sonunda al sat suretiyle 1.840.000,00 USD tutarında kar elde ettiği, davacının hatalı gelen pariteden yararlanmak suretiyle düşük fiyattan alım yapıp yüksek fiyattan sattığı, bu durumun piyasa sistemin işleyişine tamamen ters olduğu, sistemin normal işleyişinde alış fiyatının satış fiyatından her zaman yüksek bulunduğu, hatalı verilerin geldiği zaman aralığında davacının toplam 117 adet USD/CHF parite işlemi yaptığı, işlem miktarını giderek yükselttiği, davacının 29.08.2011 tarihinde davalı aracı Kurumla kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi imzaladığı, dosyada bulunan müşteri tanıma formunda 5 10 yıl arası sermaye piyasası araçlarıyla ilgilendiğini beyan ettiği, bu kadar uzun bir süre sermaye piyasası araçlarıyla işlem yapan bir kişinin sistemde hata olduğunu bilmemesinin ve anlamamasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, davacının USD/CHF paritesindeki alış fiyatındaki hatayı görüp bilerek bu hatalı fiyatlar üzerinden işlem gerçekleştirdiği, sistemdeki bu hatanın davalı yönünden esaslı hata niteliği taşıdığı, 6098 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine göre davalının yapılan işlemlerle bağlı olmadığı, bu nedenle yaptığı iptal işlemlerinin SPK tebliğine uygun olduğu gibi 6098 sayılı Kanun'un 30 uncu vd. maddelerine de uygunluk sağladığı, öte yandan 9.000,00 USD teminat ile işlemler yapmaya başlanıp yaklaşık 8 saatin sonunda toplam 1.840.000,00 USD tutarında kar elde ettiğini iddia etmenin iyi niyet kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kaldırma kararı niteliğine göre incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 30.03.2022 tarih, 2020/5562 E. ve 2022/2600 K. sayılı kararı ile "...1 İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2 Davalı şirket, davacının 31.05.2013 tarihinde gerçekleştirdiği işlemleri doğru kurlar üzerinden düzeltmiş, ancak Haziran 2017 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının sadece USD/CHF değil, GBP/USD, USD/JPY, EUR/USD, EUR/TRY, USD/CAD işlemlerinin de iptal edildiğinin tespit edildiği, büyük çoğunluğu zararla sonuçlanan bu iptaller sonucunda 31.05.2013 tarihi saat 19:53 itibariyle davacının hesap bakiyesinin eksi ( ) 24.140,26 USD’ye düştüğünün görüldüğü belirtilmiştir. Davacının dava konusu işlemlere başlamadan önce bakiyesinin artı (+) 8.925,72 USD olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, ekrandaki hatalı veri akışına güvenerek yaptığı işlemlerden lehine sonuç doğmayacağı gibi aleyhine durum oluşacak şekilde eksi bakiye ile kapatmanın da hakkaniyete uygun düşmeyeceği gözetilerek hatalı işlemlere başlanmadan önceki (+) 8.925,72 USD bakiyeyi koruyacak şekilde hüküm kurulması gerekirken davanın tümden reddedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, davacının 31.05.2013 tarihinde gerçekleştirdiği işlemleri doğru kurlar üzerinden düzelttiği, ancak Haziran 2017 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının sadece USD/CHF değil, GBP/USD, USD/JPY, EUR/USD, EUR/TRY, USD/CAD işlemlerinin de iptal edildiğinin tespit edildiği, büyük çoğunluğu zararla sonuçlanan bu iptaller sonucunda 31.05.2013 tarihi saat 19:53 itibariyle davacının hesap bakiyesinin eksi ( ) 24.140,26 USD’ye düştüğünün anlaşıldığı, davacının dava konusu işlemlere başlamadan önce bakiyesinin artı (+) 8.925,72 USD olduğu, bu durumda davacının, ekrandaki hatalı veri akışına güvenerek yaptığı işlemlerden lehine sonuç doğmayacağı gibi aleyhine durum oluşacak şekilde eksi bakiye ile kapatmanın da hakkaniyete uygun düşmeyeceği gözetilerek hatalı işlemlere başlanmadan önceki (+) 8.925,72 USD bakiyeyi koruyacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.03.2022 tarih ve 2020/5562 E., 2022/2600 K. sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulü ile 8.925,72 USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen bu miktara dava tarihi olan 11.02.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD hesabına uyguladıkları en yüksek faizin yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ile ilgili kesinlikle bir hukukçunun bilgisinin yetmediği veya olmadığı çok teknik bir konu olan kaldıraçlı işlemler/forex işlemleri ile ilgili uzman bilirkişilerce alınan raporlar yok sayılarak istinaf Mahkemesi üyelerince sanki bildikleri ve uzmanlık alanları olduğu bir konuymuş gibi bu hususla ile ilgili başka bir rapor aldırmadan davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerde SPK tebliğine ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı anlaşıldığından gibi hukuki mesnedi olmayan gerekçesiz bir gerekçeyle hüküm kurulmasının usul, yasa ve mevzuata aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hazırlayanların konularında yetkin olduğunu, emir iptali ile işlem iptalinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, Tebliğin ve sözleşmenin emir iptalini düzenlediğini, ancak işlem iptalini düzenlemediğini, 15.06.2017 tarihli bilirkişi ek raporunun sekizinci sayfasında yapılan açıklamaların, davalı aracı Kurumun, veri sağlayıcısı JP Morgan tarafından kodlama değişikliği kendisine bildirildikten yaklaşık 77 saat 50 dakika sonra (31.05.2013 saat 10:59’da) hatayı fark ettiği iddiası ile davacı işlemlerini iptal etmesinin, bir hatanın düzeltilmesi olmadığını ortaya koyduğunu, davacı müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aynı nitelikte daha önce verilen bir kararın onanmış olmasına rağmen müvekkili hakkındaki davanın bozulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kayıplara yönelik işlem iptali yapılmayıp kazanca yönelik işlem iptali yapılmasının doğru olmadığını, bu hususun dikkate alınması gerektiğini, kötü niyetli olanın davalı olduğunu, istinaf Mahkemesinin bozma sonrası verdiği kararın da, sözleşme, usul, yasa, yasal mevzuat, hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, karşı oy yazısındaki hukuki görüşün hukuk perspektifinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davacı müvekkili ile davalı aracı Kurum arasında 29.08.2011 tarihinde imzalanan kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesinin 6.3. maddesinde, "gerçekleşmiş müşteri emirleri aracı kurumlarca iptal edilemez veya değiştirilemez. Ancak müşteri emrinin alınması sonrasında, Anadolu Yatırım söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluşla koruma amaçlı olarak aldığı pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatların değiştirilmesi durumunda müşteri emrini iptal ederek değiştirebilir, bu halde müşteri bilgilendirilir." düzenlemesinin bulunduğunu, davalının hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, zarar işlemlerinin davalı tarafça iptal edilmediğini, bu nedenle kâra ilişkin işlemlerin iptalinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi kapsamında davacı tarafından 31.05.2013 tarihinde yapılan işlemlerin daha sonra davalı tarafından ters işlemler yapılmak suretiyle iptali sonucu doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07