Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7580
2024/3687
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/634 Esas, 2022/1501Karar
HÜKÜM: Dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/645 E., 2022/111 K.
Taraflar arasındaki tazminat, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalıların dava dışı ... A.Ş.'de pay sahibi olduklarını, şirketin Cebbevi Vakfı'ndan irtifak hakkı tesis ettiği arazinin üzerine okul yapıldığını, okulun kira gelirinin aylık ortalama 80.000,00 TL civarında olduğunu, davalılardan ... ile ...’in eş olduklarını, diğer davalı ...'in ise ...’in babası ve ...’in de dayısı olduğunu, 09.08.2011 tarihli kararla ...'in yönetim kurulu başkanı seçildiğini, ... ve ...’in de yönetim kurulu üyeleri olduklarını, ...'in 11.08.2011 tarihli yönetim kurulu kararıyla okul üzerinde her türlü tasarrufta bulunmaya yetkili kılındığını, bu kararda ...'in imzasının bulunmadığını, 18.11.2011 tarihli kararla okulun 1.500,00 TL bedel karşılığında davalılardan ... Özel Eğitim Ltd. Şti'ne devredildiğini, bu kararda da ...'in imzasının bulunmadığını, devralan şirketin ortaklarının ... ve ... olduklarını, ...'in devralan şirketin müdürü olarak devir sözleşmesini düzenlediğini, okulun daha sonra 18.09.2013 tarihinde davalılardan ... Kültür Ltd. Şti.’ne devredildiğini, bu şirketin sahibinin de ... olduğunu, yapılan devir işlemlerinin muvazaalı ve yine devir kararının alındığı yönetim kurulu toplantısında karar nisabının olmaması edeniyle devrin yoklukla malul olduğunu, usulsüz işlemler yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, devirlere ilişkin kararların yok hükmünde olduklarının tespiti ile davalıların İngiliz Kültür Koleji tarafından vaki işgalinin men'ine, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi davacı ... için 1.000,00 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın haksız işgal sonucu oluşan ecrimisil zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara veya hissedarı olduğu şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama esnasında maddi zarar açısından rapora göre talebini 13.948.474,12 TL olarak ıslah ederek hesaplanan yıllara göre zarar tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hissedarı olduğu şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in 08.11.2012 tarihinde ilk kez şirket hissedarı olduğunu ve halihazırda şirketteki sermayesinin 25.000,00 TL olduğunu, davalı ...'nin ise 13.09.2012 tarihinde ilk kez şirket hissedarı olduğunu ve halihazırda şirketteki sermayesinin 91.600,00 TL olduğunu, davaya konu şirketin 8 hissedarı olduğunu, bunlardan 2'sinin mevcut davayı açtıklarını, dava açanların şirketteki hisse oranlarının toplamının ise % 23,32 olduğunu, davacıların şirkete ortak olmadan evvel 15 ay önce yapılmış olan bir tasarruf işlemini dava konusu ettiklerinden dava açma ehliyetleri bulunmadığını, davacıların hissedarı oldukları ... Özel Rehabilitasyon İnşaat Özel Eğitim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin müvekkillerden ... ve ... tarafından ...'e ait veya ...'in ortağı olduğu şirketlere işlettirilmesi, hak ve alacakların ... ve şirketlerine aktarılmasının ve borçların ise davalıların hissedarı olduğu şirkete yüklenmesinin söz konusu olmadığını, ...'nin şirketteki ortaklığı şirketin elektrik işlerini yapan...'ın ... A.Ş.'den alacağı olan 97.500,00 TL'yi üstlenmesi sonucu gerçekleştiğini, senetlerin vadesi gelince ödeme yapmayınca... hisselerini icra yoluyla satışa çıkardığını ve satış işlemlerinin de devam ettiğini, ... A.Ş.'nin Diken isminin işletme hakkını 2010 tarihinde ...'den 5.000.00 TL karşılığında satın aldığını, bu okulun ... A.Ş. tarafından sadece 2010 2011 eğitim ve öğretim yılında işletildiğini, ... A.Ş.'nin girdiği, ekonomik sıkıntılar, okul personelinin maaşlarını ödeyememesi nedeniyle Diken okulunun işletme hakkını 2011 yılında müvekkillerden ... Şti'ye devrettiklerini, müvekkili ... Şti'nin Diken okulunun işletme hakkını bilahare ... Kültür Şti'ye sattığını, davacıların aradan 4 yıldan fazla bir zaman geçmesinden sonra ortak olarak karar verdikleri okulun devir işlemini tartışma konusu yapmalarının hukuken kabul edilemeyeceğini taleplerinin zamanışımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in kurucu temsilci ve devretme yetkisine ilişkin yönetim kurulu kararlarının yoklukla sakatlığının tespitine ilişkin talep yönünden 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 330 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca yönetim kurulunun toplantı nisabının üç üyeyle karar nisabının iki üyeyle gerçekleşeceği de aşikar olduğundan, dava konusu 11.08.2011 tarihli davalı ...'e Özel Diken ilköğretim Okulu'nun kurucu temsilciliği, kurum açma kapatma, devir ve benzeri işlemleri yürütme yetkisi verilmesine dair yönetim kurulu kararının gerekli toplantı çoğunluğu sağlanmadan alındığı, her ne kadar davalılar karar tarihinde şirket ortağı değil iseler de söz konusu alınan karar ileriye dönük olarak yapılacak işlemlere dayanak teşkil edeceğinden dava açmakta hukuki menfaatleri bulunduğu gözetilerek söz konusu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, müdahalenin meni, maddi ve manevi tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden ise uyuşmazlık konusu olayda yönetim kurulu üyelerinin dava dışı anonim şirketi zararlandırıcı eylemleri iddia edildiği, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacıların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, dolaylı zarar gören sıfatıyla dava açan ortakların bu sıfatlarının, gerek zararın doğduğu gerekse dava tarihi itibariyle bulunması gerektiği, somut olayda davacılar dava tarihi itibariyle pay sahibi sıfatını haiz iseler de davalı ...’e devir yetkisi verilmesine ilişkin 11.08.2011 tarihli karar tarihinde ve dava dışı ... Özel Rehabilitasyon İnş. Özel Eğitim San ve Tic. A.Ş. tarafından davalı ... Özel Eğitim İnş. Gıda Temizlik Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrine ilişkin 18.11.2011 tarihli Özel Eğitim Kurumları İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi sırasında ortaklık sıfatını haiz olmadıkları, dolayısıyla bu ve bundan sonra gerçekleştirilen ....Özel Eğitim. Ltd. Şti. ile .... Kültür Ltd. Şti. arasındaki Diyarbakır 4. Noterliği'nin 18.09.2013 tarih .... yevmiye nolu işletme devir sözleşmelerinin yok hükmünde olduğunun tespiti, maddi manevi tazminat, meni müdahale ve ecrimisil talepleri açısından davalılara karşı aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ilk istinaf kaldırma kararı karşısında sadece faiz yönünden düzeltme yaparak karar vermesi gerekirken esasa girerek hukuki yarar yokluğundan karar vermesinin çelişki ve usul hatası olduğunu, mahkemece ilk işlem olan 11.08.2011 tarihli işlemin yok sayıp ve dayanağı olan sonraki 18.11.2011 ile 18.09.2013 tarihli devir sözleşmeleri bakımından aktif husumeti bulunmadığının tutarsızlık teşkil ettiğini, müvekkillerinin aynı şekilde ve mahiyetteki sonraki devir işlemleri yönünden de aktif husumet ehliyetinin kabulü gerektiğini, davanın 6762 sayılı Kanun'un 555 inci maddesine göre açıldığını, şirket tarafından mütemadiyen devam etmekte ve gelişmekte olan bir zarar söz konusu olduğundan müvekkilleri pay sahiplerinin aktif husumet ehliyetlerinin mevcut olduğunu, dava dilekçesinde bu yönde talepte bulunulduğunu, yokluk ile malul işlemlerin hem geriye hem ileriye dönük dayanak olduğu bütün işlemleri kapsayacak şekilde yokluk sonucunu doğuracağını, bu genel hükümlere göre menfaati olan herkesin dava açabileceğini ileri sürerek ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, kusur izafesi edilmesinin kabul edilebilir bir tarafın olmadığını, davacıların dava ehliyetinin olmadığını, dava ehliyeti açısından taraf teşkili oluşturulmadan davanın esasına girilmesinin usul açısından sakatlık arz edeceğini, hükmün dayanağı olan bilirkişi raporunun, hukukçu olmayan bilirkişiler tarafından davanın esası ile örtüşmeyen, eksik ve taraflı hazırlanan bir rapor olduğunu, mahkemece üçlü hukukçu bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiğini, davacıların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, mahkemece her ne kadar maktu vekalet davacılar aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davada iki davacının açtığı manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi nedeniyle tüm davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'in adı geçen okulun işletme hakkının devri hususunda yetkilendirildiği, gerek 11.08.2011 tarihi gerekse de ... şirketine Diyarbakır 5. Noterliği kanalıyla 18.11.2011 tarihli devir tarihi itibariyle davacıların ... A.Ş.'de pay sahibi olmadıkları, her ne kadar kural olarak yönetim kurulu kararının yokluğunun hukuki yararı olan herkes tarafından herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkünse de, davacı pay sahiplerinin kendilerinden önce olmuş tamamlanmış işlemlere karşı geçmişe etkili olarak yokluk ya da butlanı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, şirketin mevcut durumunu bilerek ve araştırarak davacıların şirket hisselerini devralmış olmalarının bekleneceği, şirketin mevcut finansal durumunu benimseyerek hisselerin devralınmasının esas olduğu, şirketin mali durumu hakkında yanıltıcı bilgi verildiği yönündeki iddialar ise olsa olsa irade fesadına dayalı açılacak hisse devrinin iptali davasında tartışma konusu olabileceği, ancak, pay devrinden evvel yapılan işlemler butlan da olsa, yok hükmünde de olsa sonradan payı iktisap eden davacılar tarafından ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yok hükmünde olduğu dava edilen yönetim kurulu kararı açısından ileriye etkili işlemlere dayanak teşkil edeceğinden bahisle davacıların hukuki yararı olduğu kabul edilmişse de, anılan 11.08.2011 tarihli yönetim kurulunun yetkilendirme kararına binaen davalı ...'in yaptığı 18.11.2011 tarihli devir temlik işlemlerine dayalı tazminat ve men'i müdahale talepleri açısından işlem tarihinde pay sahibi olmadıklarından aktif husumeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilerek çelişki yaratıldığı, davacılar vekili beyanlarında davalılardan ... şirketi ile diğer davalı ... Kültür arasındaki muvazaalı devir işleminin yapıldığı 18.09.2013 tarihi itibariyle pay sahibi olduklarından bahisle aktif husumet ehliyetlerinin var olduğunu ileri sürmüşse de, işlem silsilesinde dava dışı şirkete ait mal varlığının ilk devir tarihi 18.11.2011 tarihi itibariyle yani şirketin aktifinden çıktığı, eş deyişle zararlandırıcı işlemin yapıldığı tarih itibariyle davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunması gerektiği, diğer yandan, davacılar vekili istinaf itirazı olarak süre gelen zararlarının devam ettiğini, taşınmaz üzerine inşa edilen okul üzerinde haksız işgalin devam ediyor olması nedeniyle sonradan devralınan pay sahipliğine dayalı olarak aktif husumet ehliyetlerinin var olduğunu ileri sürmüşse de, işletme hakkının devri ani edimli bir sözleşme olup adı geçen okul işletmesi devredilmekle şirketin aktif mal varlığından artık çıktığı, dolayısıyla, davacı vekilinin istinaf başvuruları yerinde olmadığı, davanın sadece tazminat ve men'i müdahale davalarından değil yönetim kurulu kararının butlanı davası yönünden de aktif husumet ehliyeti açısından reddi gerekirken yazılı şekilde yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesinin doğru görülmediği, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar verilerek davanın tümüyle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, öte yandan kabule göre davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi durumunda Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin (AAÜT) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiği, hüküm tarihindeki tarifeye göre karar verilmesi gerektiği, davada maddi ve manevi tazminat talepleri ileri sürülmekle AAÜT 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı kalemler olarak (ret sebeplerinin tek olduğu da gözetilerek) maktu vekalet ücretlerine hükmedilmesine, davalılar vekilinin nispi vekalet ücreti verilmesi yönündeki istinaf başvurusu yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen husular ve devir işlem ve eylemlerinin suç niteliği taşıdığı, uygulanacak zamanaşımının ceza zamanaşımı olduğunu, suç konusu eylemlerin geçmişe etkili ileri sürelememesinin ödüllendirmek amacı taşıyacağını, kararın yok hükmünde olduğunu, yok hükmündeki kararın ticaret siciline tescil ve ilanı olmadığını, kural olarak yönetim kurulu kararının yokluğunun hukuki yararı olan herkes tarafından herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebileceğini, ihlalin sonuçlarının mümkün olduğu ölçüde ihlal gerçekleşmeden önceki duruma dönmeyi sağlayacak şekilde giderme yükümlülüğü olduğunu ve bu hususta emsal AHİM kararlarının değerlendirilmesi gerektiğini, süre gelen zararlarının devam ettiğini, taşınmaz üzerine inşa edilen okul üzerinde haksız işgalin devam ettiğini, sonradan devralınan pay sahipliğine dayalı olarak aktif husumet ehliyetlerinin var olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
- Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücreti yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yönetim kurulu kararının yokluğu, maddi manevi tazminatlar ile men'i müdahale talepleri yönünden davacıların aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava, yönetim kurulu kararının butlan ile malul olduğunun tespiti ile yolsuz ve usulsuz işlemlere dayalı olarak yönetim kurulu üyeleri ile devrolunan şirketlere karşı vaki olmuş maddi manevi tazminat ve men'i müdahale istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Kanun'un 31, 311, 330, 332,338,346 ve 443 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07