Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6216
2024/3682
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/373 Esas, 2023/490 Karar
HÜKÜM: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı tebliği ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, davalı tarafından sözleşme feshedilmesine karşın içeriği açıklanmayan 31.10.2010 tarih ve 108.768,94 TL bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiğini, faturaya davacı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, buna karşın davalının davacıya ait borçlandırma sistemli kredi hesabından davacının taşıt tanıma sisteminden alacaklı olduğu 21.934,83 TL mahsup edilerek 86.834,11 TL'nin haksız olarak tahsil ettiğini, ayrıca davacının davalıdan 10.900,00 TL daha taşıt tanıma sistemi nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen 108.768,94 TL'nin ödeme tarihi olan 11.11.2010 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi üzerinden ve taşıt tanıma sisteminden kaynaklanan 10.900,00 TL alacağının davalının temerrüte düştüğü 18.09.2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 17.08.2003 tarihinde yapılan sözleşme ile 07.08.2012 tarihine kadar akaryakıt istasyonunu kullanma ve yararlanma hakkının müvekkiline bırakıldığını ancak rekabet kurulu kararı ile 18.09.2010 tarihinde bayilik sözleşmesinin sona erdiğini bu tarihten sonra davacının başka bir dağıtım şirketinin amblem ve markası ile faaliyetini sürdürmeye devam ettiğini Rekabet kurulu kararı ile sözleşme taraflar arasında alacak ilişkisi ile bayilik ilişkisinin devam ettiğini, 04.10.2008 tarihine kadar ödenmiş olan bedellerden dolayı borç ilişkisinin sona ermediğini davacının ödenmemiş borçları olduğununun şirket kayıtları ile ortaya çıkacağını bu doğrultuda davacı taraf aleyhine ayrı bir dava açtıklarını ve davanın halen davanın devam ettiğini savunarak davanın usulden reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 06.05.2019 tarih, 2014/989 E. ve 2019/403 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 5 yıllık süre için aldığı teknik yardım bedelinin, 18.09.2010 sonrası kullanılmayan kısma isabet eden güncellenmiş bedelinin KDV dahil bedelinin 96.115,02 TL olduğu, davacının tahsil etmiş olduğu tutarın ise KDV dahil 108.768,94 TL olduğu, bu itibarla davacıdan fazla yapılan tahsilat tutarının ise (108.768,94 96.115,02) 12.653,92 TL olduğu, davacının fazla tahsil edilen tutar için davalıdan ayrıca 427,07 TL avans faizi alacağının olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 427,07 TL'nin 11.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/3616 E. ve 2021/855 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine, mahkemece gerekçeli kararda davacıdan fazla tahsilat tutarının 12.653,92 TL ve ayrıca 427,07 TL avans faizi alacağının tespit edildiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında 427,07 TL’nin 11.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile hüküm kurulduğu, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle hükmün bozulmasına, kabule göre de, bilirkişi hesaplamasında davalı tarafından davacıya sözleşme başlangıç tarihinde ödenen işletme teknik yardım bedelinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden bedelin hesaplanmasında güncellenmiş değer hesabı yapılarak davalı alacağının belirlenmesi doğru görülmediği, güncelleme yapılmaksızın kıstelyevm metoduyla, bakiye süreye ilişkin davalı alacağı tespit edilerek buna göre alacak borç durumunun hesaplanması gerektiği ve davacının dava dilekçesinde işlemiş faiz isteminde bulunmayıp temerrüt tarihinden itibaren faizin başlangıcı talebinde bulunduğuna göre mahkemece temerrüt tarihi tespit edilerek bu tarihten davacı alacağına faiz hükmedilmesi gerekirken ayrıca işlemiş faiz alacağına da hükmedilmesinin talep aşımı oluşturduğu, bu hususun da re'sen dikkate alınması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın, muafiyet sonrası davalıya iade etmesi gereken teknik yardım bedeli 73.956,92 TL + KDV = 87.269,17 TL olduğu, davacının tahsil etmiş olduğu tutarın ise KDV dahil 108.768,98 TL olduğu, davacıdan fazla yapılan tahsilat tutarının ise 21.499,77 TL olduğu, davacı tarafından davalıya Bulancak Noterliğinden 29.11.2010 tarih ve 091162 sayılı ihtarname gönderilmiş olup söz konusu ihtarnamenin 4 maddesi kapsamında 7 gün mehil verildiği, ancak söz konusu ihtarnamede tebliğ şerhinin bulunmadığı, hal böyle olduğundan söz konusun ihtarnamenin tebliği ile ilgili 6 günlük süreye (hafta sonları dikkate alındığında) ihtarnamede verilen 7 günlük önelin ilave edilmesi durumunda davalının temerrüt tarihinin 13.12.2010 olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne gerekçesiyle karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temerrüde konu edilen ihtarnamenin tebliğ şerhi bulunmaksızın ihtarnamenin keşide tarihine göre temerrüt tarihi belirlenmesi ve buna göre de faiz hesabı yapılarak davalı aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, ihtarnamenin tanzim tarihinden itibaren verilen sürenin hesaplanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğu ve tebliğ şerhine ilişkin dosyada delilin olmaması halinde faiz talebinin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, alacağının güncellenmemesinin hatalı olduğunu, alacağın güncellenmemesi ihtimalinde dahi tahsil tarihine kadarki faizinin hesaplanarak tespiti gerektiğini, davacının esas alacak talebi kabul edilmediğinden, taleplerinin tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, asıl alacağın fer’i niteliğindeki faizinin ödenmesine zaten hükmedilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında aktedilen 28.03.2008 tarihinde 5 yıl süreli işletme bayilik sözleşmesi ve 07.08.2003 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca davalı ... şirketi ile davacı bayii arasında imzalanan sözleşme uyarınca sözleşmenin 19.09.2010 tarihinde rekabet kurumunun 2002/2 ve 2003/3 sayılı tebliğleri uyarınca sözleşmenin kararlaştırılan tarihten daha önceki bir tarihte sona ermesi nedeniyle davacı bayiinin davalı şirkete fazladan yaptığı ödeme bedeli ile taşıt tanıma sisteminden mütevellit alacak istemine ilişkindir.
Dava, ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Davacı tarafından alacağın ödenmesi talebiyle davalıya Bulancak Noterliğinden 29.11.2010 tarih ve 091162 sayılı ihtarname gönderildiği ve bu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde hukuki ve cezai yollara müracaat edileceği ihtar edildiğine göre, verilen atıfet mehline göre, mahkemece temerrüt tarihi belirlenmesi için ihtarnamenin tebliğ tarihinin noterden sorulması gerekirken söz konusu ihtarnamede tebliğ şerhinin bulunmadığından söz konusun ihtarnamenin tebliği ile ilgili 6 günlük süreye (hafta sonları dikkate alındığında) ihtarnamede verilen 7 günlük önelin ilave edilerek temerrüt tarihinin tespit edilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07