Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/44
2024/3676
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/2157 Esas, 2022/1820 Karar
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/541 E., 2020/199 K.
Taraflar arasındaki patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine; karşı dava ise davacı karşı davalıya ait patentin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı ...Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu patent korumasına konu buluşunu geliştirmesine takiben Avrupa Patent Ofisi nezdinde 14.11.2011 tarih ile 2016/09029 tescil numarası ile patentini tescil ettirdiğini, 2016/09029 sayılı patentle korunan buluşun bir kompozit streç ipliğe ve bu tür bir ipliği içeren streç dokuma kumaşı ile bahsedilen streç ipliğin üretimi için bir tertibata ve usule ilişkin olduğunu, davalıların 20452 JESSİCA BLUE STR LUMIX, 20819 I GASOL BLUE STR LUMIX ve 23213 BCI GASOL SMB STR LUMIX kodlu ürünlerinin müvekkili şirketinin 2016/09029 sayılı incelemeli patentine patent tecavüzü yarattığını iddia edilerek müvekkili patentine yaratılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, delil tespiti yapılması, ihtiyati tedbir kararı verilmesi, dava sonunda verilecek hüküm kesinleşmesini müteakip masrafları davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına, müvekkilinin haksız rekabet sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesi ve ayrıca patent tecavüzü sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olsaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir" uyarınca davalılardan talep ve tahsile hakkı olduğu tazminat miktarının hesaplanmasına, talep sonucunun belirlenebilmesi için gereken bilgilerin önemli bir bölümü davalılar bünyesinde bulunduğundan, yargılama esnasında yapılan olan hesaplamaya göre değiştirilmek üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, patent tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başlandığı tarihten itibaren, en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ürünlerin imhası ile ilgili masraflar ve imha sürecine kadar olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin müvekkili açısından haksız ve fuzuli talepleri içerdiğini, müvekkilinin her türlü kumaş toptan alım satım işi ile iştigal eden bir firma olup kumaş piyasasında çeşitli firmalardan istek doğrultusunda kartela üzerinden kumaş siparişi alıp talep eden firmaya satış yapmakta olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'dan müşteri talebi karşılığı dava konusu çeşit kumaştan sadece bir tanesi olan 154 metre Jessica Blue Str Lumix cinsi kumaş almış ve müşterisine teslim ettiğini, müvekkilinin diğer davalı firma ile bunun dışında her hangi bir ticareti bulunmadığını, davacının, "davalının bilerek ve isteyerek kasten hareket etmekte olduğu ortadadır" şeklindeki müvekkiline suç isnat etmiş olmasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkilinin iddia edilen kasıtla hareket etmiş olmasının düşünülemeyeceğini, bu nedenlerle davacının iddialarını kabul etmediklerini ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davanın ayrılarak mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacı tarafın patentinin müvekkili şirketçe ihlal edilmediğini, müvekkiline ait ürünlerde kullanılan birinci ve ikinci elyaf dava konusu patentle açıklanan ve korunan buluşta olduğu gibi birbirine bağlanmamakta olduğunu, tek bir elyaf halinde birlikte esneyecek ve düzelecek şekilde yapılandırılmadığını, birinci ve ikinci elyaf, aralarında önceden oluşturulmuş herhangi bir bağlantı olmaksızın doğrudan pamukla kaplandığını, dava konusu patentin birinci isteminde yer alan "bahsedilen birinci ve ikinci elyaf, tek bir elyaf halinde birlikte esneyecek ve düzelecek şekilde en azından çok sayıda noktada (P) birbirine karıştırmayla birlikte ekstrüzyonla veya bükmeyle birbirine bağlanır" unsuru gerek istemin açıklığı, gerek yeniliği, gerekse buluş basamağı için son derece önemli bir unsur olduğunu ve müvekkiline ait ürünlerde kullanılan ipliklerin unsuru içermediğini, herhangi bir patent ihlali bulunmadığından tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, karşı davalının patentine konu buluşun yenilik ve buluş basamağı kriterlerini taşımaması ve buluşun yeteri kadar açıklanmadığı iddia edilerek karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalının 2016/09029 sayılı patentinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı/karşı davalı tarafından açılan davanın reddine, her iki dava için de yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17.10.2017 tarihli kararı ile; "...mahkememizce toplanan tüm deliller, yapılan tespit, alınan raporlar ve ek raporlar ve duruşmada dinlenen bilirkişilerin yeminli beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde ana dosyada davacı patenti ile davalı ürünleri kıyaslandığında 1. ve 10. istemleri ile benzerlik bulunmadığı ve tecavüzün koşullarının oluşmadığı; karşı dava yönünden ise davacı patentinin yeni olduğu ve buluş basamağı içerdiği, bu yönden son alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya içeriğine ve dinlenen bilirkişi beyanları ile uyumlu olduğu ve mahkememizce de yeterli bilimsel gerekçeyi havi olduğu kanaatiyle ana dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı karşı davalı davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin davalının müvekkilinin patentinin hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davasının haksızlığını isabetle tespit etmekle beraber mahkemenin teknik itiraz ve talepleri dinlemeksizin tecavüz davasına ilişkin hüküm oluşturmasının yerinde olmadığını, açılan esas dava konusu hakkında tekrar yargılama yapılması ve İlk Derece Mahkeme kararının asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ürünlerinde kullanılan ve müvekkilinin patentinde tercih edilen elyaflardan olan PBT elyafının müvekkilinin patentinde ifade edildiği üzere “en azırdan %93 elastik istemindeki bu unsuru da içerdiğinin açık olduğunu, nitekim PBT ipliğinin elastik düzelme kabiliyetinin en az %93 olduğunun sektörde bilinen ve kabul edilen bir husus olduğunu, bu itibarla düzelmeye sahip” olduğu bilinmekte olduğundan davalı ürünlerinin patentin 1. davalı yanın ürünlerinde yer alan ipliklerin çekirdeğindeki ikinci elyafın polyester esaslı bir kopolimer olduğunun laboratuvar ortamında uygun ölçüm ve incelemeler ile tespit edilmesini takiben bu ipliğin %93'lük bir düzelmeye sahip olduğu hususunun da net şekilde ortaya çıkacağını, bunun karşısında bilirkişilerin “dual core” yöntemini çift besleme yöntemi ile eş anlamlı olarak anmasının teknik olarak eksik bir açıklamaya yol açtığını, “dual core” ifadesinin Türkçe'ye tercümesinden de anlaşılacağı üzere çift özlü iplik üretim yöntemi olup teknik literatür ve müvekkil patentinde “birlikte ekstrüzyon” olarak ifade edilen üretim yöntemine Türkiye'deki makine üreticilerinin Türkiye'de sattıkları makineye verdikleri isim olduğunu, bilirkişi raporlarının tarafsızlığına ve çelişkilerin giderilmesine ilişkin itirazların İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmaksızın asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını bildirmiştir.
Davalı karşı davacı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde; Patent dökümanında 1. istemde yer alan %93'lük elastik düzelme oranının nasıl ve hangi yöntemle ölçüleceğinin belirsiz olduğunu, istinafa konu patentin yenilik ve buluş basamağı şartlarına haiz olmadığını, bilirkişiler raporlarında istinafa konu patent ile tekniğin bilinen durumundaki en yakın doküman olarak yer verilen US 2008/0318485 sayılı patent arasındaki farkın; “birinci ve ikinci elyaf büküldüğünde, metre başına bükümlerin sayısı, metre başına 75 125 bükümden farklıdır ve elyaf arasında bir bağlantının sağlanması için yeterince yüksektir” ifadesi olduğunu tespit ettiklerini, zira davacı karşı davalı patentinin istemlerinde yer almakta olan sayısal aralıkların oldukça geniş olduğu ve davacı karşı davalının rüçhan tarihinden önceki tarihlerde de bu aralıklarda üretilmiş esnek iplikler bulunduğunu, buna göre davacı karşı davalının patent almayı başardığı 50 200 punta sayısı ve 75 125 büküm aralığının tekniğin bilinen ve uygulanan durumuna dâhil olduğunu, dolayısı ile her ne kadar davacı karşı davalı patentini tescil ettirirken aralığı daraltarak kendisine aralık açmış gibi göstermiş olsa da aslında verdiği aralıkların oldukça geniş olduğunu ve farklı yöntemlerle yapılan üretimlerle de bu aralıklara ulaşılmasının mümkün olduğunu, bahse konu hususun da davacı karşı davalı patentinin herhangi bir yenilik unsuru taşımadığının ve patente konu çözümün aşikâr olduğunun açık göstergesi olduğundan bu durumun davacı karşı davalı patentinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için yeterli olacağını, bilirkişi raporunda patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini haiz olduğuna dair bilirkişi raporunun dinlenen bilirkişi beyanları ile uyumlu olmadığını bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında bilirkişi raporlarının alındığı buna göre özellikle 28.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı karşı davalıya ait patentin buluş basamağını içerdiği ve sanayiye uygulanabilir olduğu, yenilik giderici olarak sunulan deliller karşısında karşı davaya konu patente ait 1 ve 14 no'lu bağımsız istemler ile bu istemlere bağımlı yazılmış 2 13 ve 15 No'lu bağımlı istemlerin yeni olduğu, dolayısıyla patentin hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda mevcut olmadığı, ayrıca davalı tarafın eylemlerinin de patente tecavüz ve haksız rekabet koşullarını oluşturmadığı, söz konusu bilirkişi raporlarının ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi, istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğu, dolayısıyla mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı ...Ş. vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine; karşı dava ise davacı karşı davalıya ait patentin hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi.
-
6769 sayılı Kanun 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07