Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7643
2024/3662
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/65 Esas, 2022/1931 Karar
HÜKÜM: Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/118 E., 2020/140 K.
Taraflar arasındaki fikri hakların ihlalinin ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Sütaş Süt Ürünleri A.Ş. arasında 1996 yılından başlayarak 2012 sonuna kadar kesintisiz devam eden ve reklam hizmetleri sağlanması konusunda ticari bir ilişki kurulduğunu, ortalama 17 yıllık ticari ilişki süresince istisnasız tüm reklam ve reklam kampanyalarının müvekkili tarafından yapıldığını, söz konusu reklamlara ilişkin mali hakların hiçbir şekilde davalıya devredilmediğini, müvekkilinin davalı ... için yarattığı her bir reklamın yapımına dair yapım ücretini davalıdan tahsil ettiği gibi bu süreçte her bir reklamın her mecrada yayınlanması karşılığında davalı tarafından müvekkiline %10 oranında telif ücreti de ödediğini, müvekkili ile davalı arasındaki ticari sözleşmenin sona ermesiyle birlikte ilgili reklamların kullanılmaması hususunda 26.12.2012 tarihinde davalıya ihtar çektiklerini, ancak davalının müvekkiline ait Sütaş Çiftliği konseptini www.sutas.com.tr isimli internet sitesinde aynen yayınladığını, kullanımın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/20 D.iş sayılı dosyasıyla da tespit edildiğini, "Hüptriks" ve "Ayran" reklam filmlerinin başta TV olmak üzere çeşitli mecralarda izinsiz olarak yayınlandığını, bu kullanımın müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) doğan hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin 5846 sayılı Kanun'dan ve haksız rekabet hükümlerinden kaynaklanan haklarını ihlal eden bu fiillerin hukuka aykırılığının tespiti ile men'ini, ref'ini, 20.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, hükmün ilanına karar verilmesini, 17.06.2013 tarihli dilekçe ile de bu dava ile doğrudan bağlantılı olan İstanbul 4.FSHHM’nin 2013/105 E. nolu dava dosyası ile bu dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, hak sahipliğini kanıtlayamadığını, mali hakların davacıya ait olmadığını, dava konusu "Hüptrik" ve "Ayran" reklamları üzerindeki hak sahipliğinin davacıya ait olmadığını, reklamların eser vasfında olmadığını, hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, davacının müvekili adına vekaleten iş gördüğünü, Sütaş ile davacı arasındaki ticari ilişkinin şartlarını ortaya koyan yazılı sözleşmenin de davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, dayanak reklam filmi başta olmak üzere bahsi geçen ticari ilişki süresince davacı tarafından hazırlandığı iddia edilen her türlü reklam materyali bakımından davacı ile Sütaş arasında Borçlar Kanunu anlamında bir eser sipariş sözleşmesinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekeceğini, telif doğuran bir hizmet sunmadığını, telif doğuran hizmetlerin müvekkili adına 3 üncü kişilerden satın aldığını ve davalının bunlar üzerinden %10 komisyon aldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı için hazırlanan reklam filmlerinin de hazırlanması sonrasında reklam giderleri bütçesinden kendi komisyonunu aldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu reklamların mecralarda taraflar arasındaki çalışmanın son bulduğu 2012 yılından sonra yayınlanması sebebiyle bu reklam harcama bütçesinden davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, mali bilirkişisi tarafından yapılan incelemelerde davacı tarafça davalıya kesilen bir kısım faturalarda diğer iş kalemleri ile birlikte ödenen bedellerin reklam çalışmaları esnasında müzik, görsel, grafik çizim gibi unsurlar için 3 üncü kişilere ödenen telif bedeli olduğunun anlaşıldığı, başka deyişle; fatura içeriklerinde yer alan telif bedeli kaleminin diğer harcama kalemleri gibi bir harcama kalemi olarak yer almakta olup bizatihi davacıya ödenen bir telif olduğu yönünde belirleme bulunmadığı, davacının dava konusu reklamlar üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilemediği, Sütaş'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser korumasını elde edemeyeceği, bütün yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı şirket olduğu, reklamların ve ortaya çıkan imajın sahibinin para vererek bu hizmetleri satın alan davalı olduğu, reklamların tüm haklarının geçmişte ve gelecekte davalı ...'a ait olduğu, kaldı ki reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin istina/eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra, söz konusu konseptin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret talebinde bulunamayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonrada bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmayacağı, dolayısıyla somut olayda gerek 5846 sayılı Kanun ve gerekse de haksız rekabeten kaynaklanan bir ihlal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada yer alan bilirkişi raporlarının tamamında müvekkilin %10 komisyon ücreti talep edebileceği yönünde görüş bildirilmesine ve müvekkil lehine hesaplama yapılmasına rağmen, Mahkemece aksi kanaatin gerekçeleri ortaya konmadan davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından müvekkili şirket ile davalı arasındaki anlaşmanın kabul edildiğini, tenkis gerekçesi anlaşılamasa da bilirkişilerin taraflar arasında yazılı sözleşme olmamasına rağmen 17 yıl boyunca devam eden uygulama doğrultusunda müvekkilinin komisyon ücretlerine hak kazanacağını kabul ettiklerini, uygulamada reklam üzerindeki mali hakların çoğunlukla reklam ajansına ait olduğunu, reklam verene devredilmemiş veya lisans verilmemiş ise reklam verenin kullanabileceği bir hakkın bulunmadığını, reklam veren önceden kullandığı bir reklamdaki bazı unsurları yeni reklam kampanyasında kullanmak isterse, önceki reklama ilişkin hakları bir şekilde edinmesi gerektiğini, bir reklam ajansı içerisinde ortak akılla üretilen eserlerin, eğer o eserleri üretenler şirketin çalışanı iseler şirketin ürünü olacağı, dolayısıyla mali hakların sahibinin de o şirket olacağını, bu tespitler karşısında aksine yazılı sözleşme olmadıkça reklamın reklam ajansına ait olduğunu, kaldı ki müvekkili ile Sütaş arasındaki reklam ilişkisinin 17 yıl boyunca devam ederken ve sona erdikten sonra dahi Sütaş'ın, müvekkili şirkete ait bu reklamların yayınlandığı her bir mecrayı ve yayın harcamalarını bildirip müvekkili tarafından kesilen %10’luk telif faturalarını da ödediğini, daha önce konu ile ilgili akademik çalışmalar yapmış, reklam filmleri ve reklam kampanyalarının hukuki niteliği üstüne değerlendirme yapabilecek bilgi ve donanımda, fikri haklar hukuku nosyonuna sahip hukukçu bilirkişilerin yer aldığı yeni bir heyetten rapor aldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu reklamın eser niteliğinin bulunmadığına ilişkin İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/105 E., 2015/128 K. sayılı ilamının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Mahkemece davalı ...'ın siparişi ile oluşturulan reklamlarda kullanılan soyut reklam düşüncelerinin eser korumasını elde edemeyeceği, bütün yapılan çalışmaların sahibinin hizmet alan davalı şirket olduğu, reklamların ve ortaya çıkan imajın sahibinin para vererek bu hizmetleri satın alan şirket olduğu, reklamların hususiyet taşımadığı, reklam veren ile reklam ajansı arasındaki ilişkinin istina/eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmelerinde ücretin bir defaya mahsus verilip verilmediğinin öneminin olmadığı, ilişki bittikten sonra söz konusu konseptin kullanılmasının mümkün olduğu ve ajansın ek bir ücret talebinde bulunamayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonrada bu reklamların davalı tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olmayacağı yönündeki tespitlerinin yerinde olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme de bulunmaması nedeniyle aksinin davacı tarafça ispat edilmesinin gerektiği, ancak dosyada bu yönde bir delilin de bulunmadığı, reklamların eser niteliğinin bulunmaması ve davacının dava konusu reklamlar üzerinde hak sahibi olduğu hususunun ispat edilememiş olması nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Eser üzerindeki hakların davalının kullanımlarıyla haksız şekilde ihlal edilip edilmediği, ihlal edilmişse tespiti, bu eylemlerin meni, durumun refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5846 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin (b) fıkrası.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07