Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7661
2024/3661
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1911 Esas, 2022/1861 Karar
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/12 E., 2020/153 K.
Taraflar arasındaki markanın haksız kullanımının durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaklaşık doksan yıl Tekirdağ'da faaliyette bulunarak Tekirdağ'ın ekonomik ve sosyal yaşamına önemli katkılar yapan Türkiye Cumhuriyeti Tekel İdaresi bünyesindeki Tekirdağ Tekel Şarap ve İçki Fabrikasının mamulü olan "Yeni Rakı"nın Tekirdağ bölgesinin yaş üzümü, suyu, özel anason oranı ve özeni ile üretilmesinin yarattığı üstün bir kalite ve yüksek bir piyasa değerine ulaştığını, Tekel idaresinin diğer beş fabrikasında rakı üretimi yapıldığı halde Tekirdağ'da üretilen Yeni Rakının ulaştığı bu kalite ile ülke ve dünya çapında aranılan bir alkollü içki olduğunu, bu ilgi ve piyasa değeri karşısında başka fabrikalarda Yeni Rakı markası ile üretilen rakılardan farkını ortaya koymak üzere, kökeninin bulunduğu şehir ve üretildiği fabrika ile özdeşleşmiş bir ürün olduğunu vurgulamak üzere "Tekirdağ Rakısı" markasının ilk olarak Tekel İdaresi tarafından 1995 yılında tescilli marka olarak piyasaya sunulduğunu, 2004 yılında Tekel İdaresi ile birlikte Tekel Şarap ve İçki Fabrikasının özelleştirilmesi sonucu mülkiyetini devralan ... Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin bir süre daha üretimi sürdürdükten sora fabrikayı, arazisi ve tüm makineleri ile birlikte satarak 14.08.2017 tarihinde Tekirdağ Valiliği'ne yapılan bildirim ile Tekirdağ'dan ayrıldığını, davalının Tekirdağ'dan ayrıldıktan sonra da ülkemizin farklı bölgelerindeki fabrikalarında Tekirdağ Rakısı markası ile rakının ve diğer tüm mamullerinin üretim ve pazarlamasını sürdürdüğünü, Tekirdağ'da üretmeyip ülkemizin farklı bölgelerindeki ürettiği rakıyı Tekirdağ Rakısı olarak pazarlayarak tüketiciyi yanılttığını, coğrafi kaynak belirtilen Tekirdağ ibaresini yasaya aykırı olarak kullandığını, Tekirdağ Rakısının ününden faydalandığını, davalının ayrıca "Tekirdağ Rakısı Bağbozumu", "Tekirdağ Rakısı Platin Seri", "Tekirdağ Rakısı Efsane", "Tekirdağ Rakısı Altın Seri" gibi farklı markalar altında ürettiği rakıları piyasaya sürdüğünü, o ürünü alacak olan ortalama tüketicinin ürünü alma iradesini bozmaması gerektiğini, normal şartlar altında aynı emtiadaki iki ayrı marka karşısında karar verecek tüketicilerin Tekirdağ Rakısı markasını tercih etmişse bunun sebebinin Tekirdağ ilinin rakı üretimindeki ünü olduğunu, fakat ilgililerde rakının Tekirdağ'da yetişen üzümlerden üretildiği yanılgısı oluşturan Tekirdağ Rakısının aslında günümüzde Tekirdağ'da üretilmediği için mevzuattaki tanıma uyar nitelikte haksız ticari uygulama oluşturduğunu, Tekirdağ'da üretilmeyip ülkemizin farklı bölgelerinde üretilen rakıların Tekirdağ markası ile satışa sunulmasının yanıltıcı olduğunu, ayrıca haksız ve dayanaksız yere Tekirdağ şehrinin isminin kullanıldığını, Tekirdağ'da üretime son verildikten sonra Tekirdağ Rakısı markasının kullanılması mümkün olmadığını, gerek yıllardır Tekirdağ'da ikamet eden birer Tekirdağlı olarak ve gerekse de bir tüketici olarak kendilerini yanıltan davalının kullanmaya devam ettiği Tekirdağ Rakısı markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi kapsamında tescil edilmeyecek bir marka haline gelmesi nedeniyle yapılacak yargılama sonunda haksız şekilde kullanımının durdurulmasını talep edebileceğini ileri sürerek davalının "Tekirdağ Rakısı" markasının kullanımının durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin 5 inci fıkrası gereği yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının işbu davayı 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının tescil tarihinden 23 yıl sonra dava açmış olmasının dava hakkının kötüye kullanılması olduğunu, davacının ünlü dediği Tekirdağ Rakısının zaten müvekkilinin tescilli markası olduğu, bundan başka ünlü bir Tekirdağ Rakısı bulunmadığını, Tekirdağ ilinin rakısı ile ünlü bir il olmadığını, böyle bir ün varsa da bunun olsa olsa müvekkilinin markası ile bu marka sayesinde oluştuğunu, Tekirdağ ilinin ürüne kattığı herhangi bir coğrafi değerin bulunmadığını, ürünün sadece orada yer alan fabrikada üretildiğini, ancak içeriğinde ne oraya ait üzüm ne oraya ait anason kullanıldığını, davacının iddiasının aksine Tekirdağ Rakısı ile Yeni Rakının aynı ürünler olmadığını, Tekirdağ Rakısının %100 yaş üzüm sumasından üretilen bir rakı iken Yeni Rakı'nın üretiminde yaş kuru üzüm suması ile tarımsal kökenli etil alkol kullanıldığını, dolayısıyla her iki ürünün niteliği bakımından da birbirinden tamamen farklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, Tekirdağ ilinde yerleşik Tekirdağ İçki Fabrikasının 2004 yılında gerçekleşen özelleştirme sonucunda, davalı şirkete 14.07.2014 tarihinde satılarak, 14.08.2017 tarihinde Alaşehir'e taşındığı, bu fabrikada üretimi yapılan Tekirdağ Rakısı, Yeni Rakı, İzmir Rakısı ve diğer markalarının üretiminin fabrikanın taşınma tarihinden itibaren Alaşehir ve Nevşehir İçki Fabrikalarında devam ettiği, davalı ürünlerinin üzerine basılan etiketlerde hangi fabrikada üretildiğinin açıkça belirtildiği, davalıya ait Tekirdağ Rakısı markasının 1996 tarihinden bu yana TÜRKPATENT nezdinde tescilli bir marka olduğu, markanın adını Tekirdağ ilinden aldığı açık ise de davalının tescilli markasının Tekirdağ değil “Tekirdağ Rakısı” ibaresi olduğu ve davalının hiçbir zaman Tekirdağ ibaresini tek başına kullanmadığı, ayrıca, “rakı” coğrafi işaret tescili bulunan bir menşe işareti olduğu, tescile göre rakıda kullanılacak hammadde yani üzüm ve anasonun yalnızca Türkiye’de yetişen üzüm ve Anadolu’ya özgü bir anason çeşidi olduğu, "rakı" coğrafi işaret tesciline göre rakıda kullanılan üzümün Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde yetişen üzüm olabileceği, Tekirdağ Rakısının, Tekirdağ İçki fabrikasında üretimi yapıldığı dönemlerde de, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden üzüm ve anason temin edilerek üretim yapıldığı, Tekirdağ Rakısının davalıya ait tescilli bir marka olarak 23 yıldır kullanılan ve ayırt edici nitelikte tescilli bir marka olduğu, şişelerin etiket basımlarında üretilen fabrika yerinin etiketlere yazıldığı, davalının tüketicileri yanılttığı iddiasının sabit olmadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukukçu bilirkişi atanmasının doğru olmadığını, Mahkeme gerekçesinin anlaşılabilir olmadığını, davalının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetişen üzümlerden ürettiği rakıları "TEKİRDAĞ RAKISI" olarak piyasaya sürmesinin tüketiciyi yanıltmaya yönelik olduğunu, markanın alındığı dönem fabrika Tekirdağ'da bulunsa da artık fabrika kapandığından bu markanın kullanımının yanıltıcı hale geldiğini, bu durumun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 62 nci maddesinde düzenlenen haksız ticari uygulama halini aldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasıyla davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı davalının Tekirdağ ilindeki fabrikalarını kapatarak taşıdığını ancak Tekirdağ üzümü ve suyunu kullanmamasına rağmen Tekirdağ Rakısı markasını kullanımının tüketicileri yanıltabilecek haksız bir ticari uygulama olduğunu ileri sürmüş ise de; davalının Tekirdağ Rakısı markasının 33 nolu sınıfta tanınmış marka olduğu, davalının tescilli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe kullanımının hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, davacının dava dilekçesinde hükümsüzlük istemi olmayıp netice i talebinde Tekirdağ Rakısı markasının haksız şekilde kullanımının durdurulmasını talep ettiği, Tekirdağ Rakısı şeklinde tescilli coğrafi işaret olmadığı da dikkate alındığında Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının tescilli "Tekirdağ Rakısı" ibareli markalarının kullanımının haksız olup olmadığı ve kullanımının durdurulması talebinin yerindeliğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07