Yargıtay 11. HD 2023/3268 E. 2024/3660 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3268

Karar No

2024/3660

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1872 Esas, 2022/1637 Karar

HÜKÜM: Davanın reddi(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/72 E., 2020/102 K.

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin (görevsizlik kararı öncesi, birleşme kararında) 2017/426 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'den tekstil ürünleri alarak kendi ülkesine götürüp sattığını, bazen de döviz alım satımı yaptığını, Kapalı Çarşı'da bulunan ve ... Döviz'de çalışan davalı ... ile tanıştığını, davalının davacıyı dükkanına davet ettiğini, davacının da bu tanışmadan sonra oradan döviz alımına başladığını, akabinde davalının yeni bir ofis açtığını ve kendisiyle ticaret yaparsa iyi paralar kazanacağını belirtilerek bir çok yabancı uyruklu kişiden paralar aldığını, müvekkilinden 07.07.2017 tarihinde 30.000,00 USD, 15.07.2017 tarihinde 20.000,00 USD aldığını, davacının paraların akibetini sorduğunda ise davalı ... ile ... tarafından silahla tehdit edildiğini, korkan müvekkilinden 07.08.2017 tarihinde 50.000,00 USD ile 17.08.2017 tarihinde 10.000,00 USD daha para aldıklarını, daha sonra 30.08.2017 tarihinde 138.600,00 USD daha para istediğini, davacının bir daha para vermeyeceğini artık para edecek hiçbirşeyi kalmadığını belirtmesi üzerine davalının, davacıya ait bulunan Küçükçekmece adresinde bulunan dairesinin tapusunu istediğini ve ayrıca 58.611,00 USD meblağlı bir senet ve boş bir senet ile ne olduğunu bilmediği bir kağıt daha imzalattıklarını, olaydan hemen sonraki gün müvekkilinin kolluk vasıtasıyla şikayetçi olduğunu ancak tercümansız alınan ifadesinde kendisini doğru ifade edemediğini anlaması üzerine bu defa 11.09.2017 de savcılığa başvurarak bir kere daha şikayetçi olduğunu, tüm bu imzaların davacının başına silah dayanarak cebir ve tehdit yoluyla attırıldığından bahisle tehdit ve korku ile imzalattırılan senetlerden dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile düzenlenen senetlerin irade fesadı nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı yan ve arkadaşlarının uygulamış olduğu cebir ve tehdit sonucu imzaladığı iki senet olduğunu, bunlardan birinin asıl davaya konu 58.611,00 USD meblağlı senet olup boş olarak imzalatıldığı iddia edilen diğer senedin İstanbul 28. İcra Müdürlüğünce düzenlenen 2017/30696 E. sayılı takip dosyasına konu edildiğini ve bedelinin 80.000,00 USD olduğunu, senetlerde malen kaydı olsa da herhangi bir mal alış verişi olmadığını ileri sürerek bu senetler nedeniyle de borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

1.Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının davalıya borçlu olduğunu karakol ifadesinde ve savcılık şikayet dilekçesinde ve 30.08.2017 tarihli protokolle ikrar ettiğini ancak buna rağmen menfi tespit davası açmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, davalının alacağının kıymetli evraka dayandığını, 31.08.2017 tarihli ifadesinde müvekkilinden şikayetçi dahi olmadığını, davacının emniyet ifadesinde belirttiği üzere borsa oyanayarak döviz alım satımı yaparak para kazanan biri olduğunu, müvekkilinin daha önce çalıştığı Fahret Döziv işyerinin müşterisi olduğunu, müvekkilinin 6 7 ay önce kendi işyerini kurduğunu, davacının da kendisi ile çalışmak istediğini, müvekkilininde bunun üzerine 6 ay öncesine kadar davacı ile iş yaptığını ve davacının 188.611,00 dolar borçlandığını, 50.000,00 USD nakit ödediğini, kalan kısmı halen ödemediğini, taşınmazını devrebileceğini söylediğini, ancak tapunun kapalı olması nedeni ile hiçbir cebir baskı altında olmadan 80.000,00 USD ve 58.611,00 USD bedelli senetleri imzalayarak teminat olarak müvekkiline verdiğini, ancak ertesi gün anlaşmaya riayet etmeyerek taşınmazı cüzi bir bedelle üçüncü kişiye devrettiğini, bu nedenle takip başlatıldığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının asıl davada dava değerini 58.611,00 TL olarak gösterdiğinden davacının sonradan ikmal etmiş olduğu harcın ıslah işlemi olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan herhangi bir alacağı olmadığı gibi davaya borcu da bulunmadığını, alacaklının diğer davalı ... olduğunu, müvekkili hakkında haksız olarak şikayetçi olunduğunu, diğer davalı ...'nın ve vekilinin ifadesinde senet düzenlenirken ...'in olmadığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının asıl davada dava değerini 58.611,00 TL olarak gösterdiğinden davacının sonradan ikmal etmiş olduğu harcın ıslah işlemi olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan herhangi bir alacağı olmadığı gibi davaya borcu da bulunmadığını, alacaklının diğer davalı ... olduğunu, müvekkili hakkında haksız olarak şikayetçi olunduğunu, diğer davalı ...'nın ve vekilinin ifadesinde senet düzenlenirken müvekkilinin olmadığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre davacının tehditle kendisine bono imzalatıldığı iddiasını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebileceği, bu doğrultuda 1 inci celse 1 nolu ara karar ile tanık listesini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilip sunulmadığı takdirde tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiğini ancak, süresi içerisinde ve celse arasında tanık listesi sunmayıp 2 nci celse tanık listesi sunulduğu, davalı tarafın da süresinde sunulmayan tanık listesine muvafakat etmediği, bu nedenle tanıklarını dinletme talebinin reddedildiği, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını ispat yükü altında olduğu, davacının senedin cebir ve şiddet altında zorla alındığını iddia etmiş olmasına rağmen bu iddiasını ispat edemediği, ceza soruşturmasında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, konusu suç teşkil eden iddialarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden davacıya yemin delilinin hatırlatılmadığı, bu haliyle davanın ispatlanamadığı, öte yandan menfi tespit davalarında davalının borçlu görünenden alacak talebinde bulunan veya bulunabilecek durumda olan kimseler olabileceği, asıl davada davalı ..., ... ve ...'in dava konosu bonoda ciranta ve/veya hamil olmamaları nedeniyle dava konusu bono nedeniyle davalıya da başvuramayacaklarından haklarındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl davada ..., ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumetten reddine, ... hakkındaki asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin nihai kararının heyet olarak verilmesi gerekirken tek hakim tarafından karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu bonoların geçerli bir borç ilişkisine dayanmadığını, müvekkilinin iradesi dışında boş olarak kendisinden alındığını, zorunlu şekil unsurlarının sonradan tamamlandığını, miktarın istenildiği gibi yazıldığını, tanzim ve ödeme tarihi arasında 4 gün gibi kısa bir süre olmasının bu iddiayı doğruladığını, bu miktarda borcun kısa sürede ödenmesinin ticari teamüllere aykırı olduğunu, senetlerde malen kaydı olduğundan döviz alım satımı yapan davalının alacağını defter ve muhasebe kayıtlarına göre kanıtlaması gerektiğini, basiretli tacir olarak alacakların defter kayıtlarına yazılması gerektiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, ispat yükünün davalıda olması, iradesine fesat karıştırılması, müvekkilinin yabancı uyruklu olması nedeni ile savcılık soruşturma dosyasında müvekkilinin yabancı olması nedeniyle durumunu yeterince anlatamaması nedenleriyle müvekkilinin haklılığının ortada olduğunu savunarak istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrarla müvekkili yabancı olduğu için Türkçe olarak kendini yeterince ifade edemediğini, senetlerin baskı ile zorla imzalatıldığını, müvekkilinin hak arama hürriyetinin ihlal edildiğinin, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanıkların dinlenilmesi gerektiğini, döviz alım satımı yapan davacının kayıtları incelenmeden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmetmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava değerinin 210.243,00 TL; birleşen dava değerinin ise, 285.280,00 TL olduğu, her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirileceği ve birleşen davaların bağımsızlıklarını koruyacağı prensibi gereği her iki davanın ayrı ayrı değeri itibarı ile uyuşmazlığın tek hakimli olarak karara bağlanmasında usule aykırılık bulunmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, mevcut delil durumu, davacının "yeteri kadar Türkçe bildiğini ve tercüman talep etmediğini" beyan ettiği kolluk ifadesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararları, soruşturma aşamasında dinlenen görgü sahibi tanık ifadeleri dikkate alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde tanık dinlenmemesine ilişkin herhangi bir istinaf sebebi ileri sürmediği, istinaf süresinden sonra sunduğu ek beyan dilekçesinde ise; bu hususa değindiği, istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni dikkate alınarak inceleme yapılacağından ve davacının kesin süre içinde tanıklarını ve tanık adreslerini bildirmediği de dikkate alındığında davacının istinaf isteminin esastan reddinin gerektiği; davalı ... vekilinin istinaf istemine gelince nisbi harca tabi asıl ve birleşen davada davanın esastan reddi kararı ile birlikte harçlandırılan değer üzerinden AAÜT gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davada davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar ... ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; senet ve protokolün baskı ve cebirle doldurulduğunu, kolluktaki ilk ifadenin Türkçe tercüman ve avukatı olmadan alındığından dikkate alınamayacağını, protokoldeki tanıkların da davalı ...'in çalışanı olduğunu, senet ve protokolün geçersizliğiyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında çelişkileri giderebileceğini, soruşturmada dinlenen tanıkların...'in çalışanı olup hükme esas alınamayacağını, senetlerde malen kaydı olduğundan davalı ...'in ticari kayıtları incelenmeden karar verilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalı ... lehine keşide ettiği senetleri baskı ve cebirle keşide ettiği iddiasının yerinde olup olmadığı ve buna bağlı olarak menfi tespit talebinin yerindeliğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizdavayakararıvı.mahkemesionanmasınabirleşenderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim