Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6500

Karar No

2024/3608

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/125 Esas, 2022/382 Karar

HÜKÜM: Davanın usulden reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/8 E., 2020/81K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalısı dava dışı ... Bisküvi ve Gıda Sanayi A.Ş. ile davalı arasında tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, sigortalının davalıya yapılan ihracatını davacıya sigortalattığını, ... Bisküvi ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin Kosova’da yerleşik davalıya gerçekleştirdiği sevkiyattan doğan 67.091,23 Euro tutarındaki alacağını vade tarihinde davalı tarafın ödememesi üzerine müvekkili banka tarafından sigortalıya ödendiğini, ... Bisküvi ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin de 17.09.2014 tarihinde 67.091,23 Euro tutarındaki alacağını yasal yola başvurma dahil tüm haklarıyla beraber müvekkili bankaya devrettiğini, borcun ödenmesi hususunda davalı ile görüşülmüş ise de sonuç alınamadığını, ... Bisküvi ve Gıda Sanayi A.Ş. ile davalı arasında imzalanan sözleşmede doğacak her türlü ihtilafta Türk Hukuku’nun uygulanacağının düzenlendiğini ileri sürerek 67.091,23 Euro alacağın, fatura tarihlerinden itibaren Euro cinsi dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi olan yıllık %1.60 oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa ilişkin olarak Prizren Asliye Mahkemesinde karar verildiğini, davalının davacıya karşı hiçbir yükümlülük kalmadığını savunarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kosova Cumhuriyeti Prizren Asliye Mahkemesinin 16.05.2017 tarihinde PPP.nr. 97/17 sayılı kararı ile davacının dava konusu faturaların bedellerinin tahsiline ilişkin talebinin zamanaşımı nedeniyle reddedildiği, anılan Mahkeme kararının kesinleştiği, bu dava ile ve Prizren Asliye Mahkemesinin 16.05.2017 tarihinde PPP.nr. 97/17 sayılı kararına konu davanın taraflarının, konusunun aynı olduğu, aynı konuda daha önce dava açılarak karar verilmesi ve kesinleşmesi karşısında kesin hüküm oluştuğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sigortalı ... Büsküvi ve Gıda San. AŞ ile davalı arasında imzalanan tek satıcı sözleşmesinde, her türlü ihtilafta Türk Hukukunun uygulanacağının belirtildiğini, fakat Kosova'da mahkemenin zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle vermiş olduğu red kararının tanıma ve tenfiz yapılmadığından geçerli olmadığını, Türk Hukuku'na göre zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararı, davacı bankanın aleyhine olduğundan, bu kararın Türk Mahkemelerince tanınması için davacı banka tarafından istemde bulunulması kendisinden beklenmeyeceğinden; davalının yaptığı gibi kesin hüküm itirazında bulunulması tabii olduğu, tanımanın ayrı bir dava açılmadan kesin hüküm itirazı ile birlikte ön sorun olarak değerlendirilmesi sonucu karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı zira yabancı mahkeme kararı, alacağın istenemeyeceğine yönelik olduğundan icra edilecek ve tenfizi gerekli bir husus da bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmı bu yönleriyle eksik bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun'un 58 vd. maddeleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Subjektif bir hakkın dava yoluyla ileri sürülmesine dava hakkı denir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 36 ncı maddesi ile herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı olarak iddia ve adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilerek dava hakkı güvence altına alınmıştır. Ancak dava hakkının açıkça kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmayacaktır. Böyle bir durumda 4721 sayılı Kanunu'nun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara, 2021, C.1, s.290).

  1. 4721 sayılı Kanunu'nun dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" hükmünü amirdir. Somut vakıada davacının halef olduğu tek satıcılık sözleşmesindeki uyuşmazlıkların çözümü başlıklı 8 inci maddesinde, uyuşmazlıkların çözümünde Türk Hukuku'nun uygulanacağı, keza yetkili Mahkemenin de Karaman Mahkemeleri olacağı düzenlenmiş olmasına rağmen davacının davasını Kosova'da açtığı, nitekim uyuşmazlığın Kosova Hukuku çerçevesinde karara bağlanıp reddedildiği, söz konusu karara karşı kanun yolu bulunmasına karşın davacının bu yola başvurmaması neticesinde bu haliyle kesinleştiği görülmektedir.

  2. Taraflar arasındaki sözleşmede açıkça Türk mahkemeleri ve Türk hukuku benimsenmişken tercih hakkını davalı yerleşim yerinin bulunduğu yabancı mahkeme yönünde kullanan davacının, kararın aleyhe çıkması üzerine sözleşmedeki hükmü gerekçe göstermek suretiyle yeniden Türk mahkemeleri nezdinde hak arayışına girmesi iyi niyetle tevil edilemez.

  3. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de kesin hüküm etkisi doğurması usulüne uygun tanıma ve tenfiz kararına konu yapılmasından geçer. Aleyhe çıkan kararın Türkiye'de tanımaya konu yapılması davacıdan beklenmemekle birlikte davalı tarafından getirilmesi mümkündür. Ancak davalının da bu yönde bir teşebbüsü bulunmadığına göre Türkiye'de kesin hüküm etkisi doğurmasından söz edilemeyecektir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri bu bakımdan isabetli bulunmamış ise de, dava retle neticelenmekle, sonucu itibarıyla doğru olan kararın, usul ekonomisi ilkesi gereği, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, gerekçesi düzeltilmek suretiyle hükmün onanması yoluna gidilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerekkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim