Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7651
2024/3593
6 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/2009 Esas, 2022/1812 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/197 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin www.koinim.com sitesi üzerinden kripto para alım satımı yapmak isteyen kişilere platform sağlayan teknoloji şirketi olduğunu, müvekkili firma tarafından "Koinim" markasının uzun yıllardan beri kullanıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 15.02.2017 tarihinde 2017/13045 numarası ile tescil edildiğini, davalı tarafın www.sikayetvar.com alan adlı web sitesinin sahibi, işleteni, yayıncısı olduğunu, davalı tarafın https://www.sikayetvar.com/koinim adresinde müvekkili firmanın KOİNİM tescilli markasını müvekkilden izin almadan kötü niyetle ve haksız olarak ticari etki yaratacak şekilde kullandığını, tüketicilerin "sikayetvar.com/koinim adresine şikayet içeriği girebilmeleri ve herhangi bir internet kullanıcısının "Koinim" markasını arama motorlarında araştırdığı zaman ilk sırada https://sikayetvar.com/koinim adresinin çıkması için müvekkiline ait "Koinim" markasını anahtar kelime olarak kullandığını, arama motorlarında "anahtar kelime" kullanarak üst sıraya çıkmak isteyen firmaların arama motorlarına ücret ödediklerine, davalının da müvekkiline ait markayı kullanarak arama motorlarında üst sırada yer almak için 3.firmalara ücret ödediğini, bu nedenle Google arama motorunda "Koinim" markası aratıldığında davalı tarafın sitesinin ikinci sırada yer aldığını, davalının bu eyleminin marka hakına tecavüz fiilini oluşturduğunu, bu durumun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ayrıca davalının "KOİNİM" başlığı altında bulunan sayfalara ayrı ayrı reklam alarak müvekkilinin markası üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, bahse konu adrese tüketiciler tarafından içerik girilmesi hizmetini ücretsiz olarak yaptığını ancak firma ve markalardan bu içeriklere cevap verilebilmesi için üyelik bedeli talep ettiğini, bu bedele ilişkin tekliflerini müvekkili firmaya e posta yolu ile gönderdiğini, üyelik bedelini ödemeyen firma ve markaları cevap hakkı tanınmadığından tüketice nezdinde itibarsızlaştırıldığını tüm bu nedenlerle KOİNİM markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, men'ine ve KOİNİM ibaresi ve altındaki yayınların tamamının www.sikayetvar.com/koinim sitesinden kaldırılması suretiyle eski hale iadesine, davalının web sitesinden KOİNİM ibaresi ve logosunun ve bunların altında yer alan tüm haksız ve hukuka aykırı yayın ve içeriklerin kaldırılmasına, davalının KOİNİM ibaresini internette arama anahtarı veya yönlendirici kod olarak kullanılmasının sonlandırılmasına, 1.000,00 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili şirkete ait "www.sikayetvar.vom" internet sitesinin 2001 yılında kurulduğunu, tüketiciler açısından bir hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan şikayet konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın erişiminin engellenmesi talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etme yükümlülüğünün de bulunmadığından bahisle, davacının erişim engelleme talebinin ve haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen şikayetlerin gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin delil tespit dosyasının tamamen görmezden geldiğini, eksik inceleme yapıldığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D. İş sayılı dosyası incelendiğinde alınan bilirkişi raporunda koinim markası ve logosunun bulunduğu davalı tarafından koinim markasına özel yayın yapan sayfada bulunan rakip firmalara ait reklam içeriklerinin açıkça tespit edildiğini, bu tespitlerin kayıt altına alındığını, reklamlarda adı geçen paribu ve koineksin müvekkili ile aynı faaliyet alanında çalıştıklarını, tespit raporunda 203 adet içeriğin altında bulunan reklamların tespit edilerek kayıt altına alındığını, arama motorlarında koinim markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının tespit edildiğini, herhangi bir kullanıcının veya müvekkilinin arama motoruna koinim ibaresini yazdığında davalının ikinci sırada yer aldığını, davalının bu kullanıcıları kendi sitesine yönlendirdiğini, kullanıcıların şikayet içeriği girmese bile okunan her bir içerikten davalının gelir elde ettiğini, delil tespit raporunda yapılan ücretli cevap hakkı tespiti dışında ayrıca cevap haklarının sadece ücretli olarak kullanılması için davalı tarafından istenilen 5.900,00 TL ücretinin yer aldığı 20'den fazla e posta yazışmasının dosyaya sunulduğunu, tüketici olduğu iddia edilen kişilere sunulan kolaylığın sağlanmaması üzerine cevap verilebilmesi için ücret istenmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5144 E., 2015/12411 K. sayılı kararı dosyaya sunduklarını, davalının Google reklamı alan web sitelerinin sayfalarında bulunan reklamları seçebileceği ve filtreleyebileceğine ilişkin Google'nin resmi web sitesinde yer alan reklam politikalarını dosyaya sunduklarını, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın bilirkişi incelenmesi sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve şikayete tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini delil tespit dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı kötüleme ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının arkasına sığındığını, oysa Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/618 E., 2019/8167 K. sayılı ilamın içeriğinden de hukuka aykırı eylemlerden haberdar edilen yer sağlayıcının haberdar olmasına rağmen devam etmesi karşısında hakkı ihlal edilen tarafın taleplerine herkese karşı yöneltebileceğinin belirtildiğini, davalının tüketicilerin menfaatini gözeten bir firma olduğu beyanının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının her bir şikayet içeriğine reklam aldığını, reklam gelirini arttırmak için şikayet içeriğini arttırdığını, bunun için de hakkında hiçbir şikayet olmayan markaların dahi anahtar kod olarak sitesine kullanıcı yönlendirdiğini, üçüncü kişilere ait markalar üzerinden reklam gelirleri elde etmenin yanı sıra mesnetsiz iddialara cevap vermek isteyen firmalardan aylık 5.900,00 TL isteyen bir ticari işletme olduğunu, davalının yer sağlayıcı vasfının öne çıkarak içerik kaldırmaktan kaçındığını, davalının eylemlerinin hukuka aykırı olup yer sağlayıcılık sıfatıyla ilgisi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, gerekçesiz ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkile ait tescilli ''Koinim'' markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının dosyada tespit edilmiş olduğunu, buna ilişkin tespitinde mahkemece dikkate alınmadığını, haksız rekabet oluştuğunda dair tespitler ve bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, men'i ve yayın içeriğinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20