Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/939
2024/3494
2 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/287 Esas, 2022/1863 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/209 E., 2021/900 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılardan asıl ... ve vekilleri Avukat ... ile Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ve yetkilisi davalı ... tarafından sahtecilikle oluşturularak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili ile diğer senet borçlusu ... İnş. Ltd. Şti. arasında ticari veya başkaca bir ilişki bulunmadığını, dava dışı...'nun sezonluk oda kiralama adına müvekkilinden imzalı bir belge aldığını, daha sonra ortadan kaybolduğunu, davaya konu belgenin de bu belgenin imzalı kısımları kullanılarak oluşturulduğunu, senedin ön kısmında yer alan ... İnş. Ltd. Şti. kaşesi ve yetkilisi Mehmet Tuğcu'nun kaşe imzası basılmak suretiyle belgenin oluşturulduğunu, dava dışı ...'nun başka kişilere de benzer hukuksuz eylemlerde bulunduğunu ve ceza aldığını, takip dayanağı belgenin ıslak imzalı olmaması nedeni ile bono vasfında bulunmadığını, davalılar ile ... Ltd. Şti. arasında 2012 yılından bu yana işlemde olan icra dosyalarının bulunduğunu, takibe dayanak belgelerin arkasında yine ... Ltd. Şti. İle ... Nakliyat Ltd. Şti. ve ...'nın birlikte hareket ettiğini, keşideci hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, 2013 yılında faaliyeti sona eren borca batık bu şirketin bu şekilde senet düzenlemesi ve bunu 2016 yılında yapmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin 14.03.2016 tanzim, 05.12.2016 vade tarihli 4.820.000,00 TL bedelli senet nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davacının kızı Feride Şahin Küçükkaya'nın ... İnşaat Ltd. Şti.’nin gizli ortakları olduğunu, imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının lehdar konumunda olduğu, keşideci ... İnş. Ltd. Şti.'ne ait imzaların sahte olduğundan bahisle davalılara karşı kendisinin de sorumlu olmadığını iddia etse de, senedin arka yüzünde ciro imzasının davacının kendi eli ürünü olduğu, "imzaların istiklali ilkesi" ve Yargıtay kararları kapsamında davacının, keşidecinin imzasının sahte olduğundan bahisle ödeme yapmaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir devam eden hukuki uyuşmazlıklar ve soruşturma dosyalarının mevcut olduğunu, keşideci ve son cirantanın birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin usulsüz takipler ile tehdit altında tutulduğunu, davalılar tarafından müvekkili aleyhine yapılan ve 2013 yılından bu yana devam eden takiplerde sürekli ihtiyati haciz kararlarının aldırıldığını, takibe konu senedin kambiyo vasfında olmadığını, davalının beyanları ve ifadesi ile dosyaya sunulan raporlar arasında çelişki olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ya da sosyal bir ilişki olmaması nedeniyle bu miktarlı bir senet verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, senette zorunlu unsurların eksiksiz olması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu senedin kambiyo vasfında olmadığı, kambiyo vasfında olduğu kabul edilse dahi müvekkili ile alacaklı arasında kambiyo senedi düzenlenmesi veya cirolanmasını gerektirecek herhangi bir ilişki olmadığı, Yerel Mahkemede hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, taraflar arasında mevcut soruşturma dosyaları incelenmek ve neticesi beklenmeksizin, dava konusu senedin kambiyo vasfında olduğu kanaati ile davanın reddine karara verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf gerekçelerinin incelenmediği, kararın gerekçeli olmadığını, keşideci görünen ... Ltd. Şti. yetkilisi ve davalılar arasında birçok dosya olduğu, görünürde alacak verecek ilişkisi yaratıldığını, keşideci ve son cirantanın birlikte hareket ettiklerini, davalı tarafın, gerek Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu savunmasında gerekse davaya cevap dilekçesinde ve aşamalarda, taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki, alacak verecek meselesi olmadığını ikrar ettiğini, alacağın dayanağı olarak da dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'den olan bir kısım alacakların gösterildiğini, buna ilişkin ... İnş. Ltd. Şti.'ye kesilen bir kısım faturaların da delil olarak dosyaya sunulduğunu, ancak bu faturalarda da görüleceği üzere müvekkili ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, alacaklı olduğu iddia edilen ve faturalandırılan miktarlar ile senet miktarı arasında da uyuşmazlık hatta büyük bir fark olduğunu, bu kadar büyük miktarlı bir senedin verilmiş olmasının bir nedeni olması gerektiğini, bunun araştırılmadığını, menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğunu, bono üzerinde bulunan imzanın keşidecinin eli ürünü ve ıslak imzalı olması gerekirken kaşe imza şeklinde olduğunu, senette zorunlu unsurlar olarak gösterilen hususların eksiiksiz olması gerektiğini, mutlak def'i mahiyetinde bulunan bu hususun herkese karşı ileri sürülebileceğini, “İmzaların istiklali” prensibinin ancak ve ancak geçerli bir kıymetli evrak söz konusu olduğunda tartışma konusu yapılabileceğini, gerekli şekil şartlarını taşımayan dava konusu senedin üzerinde imzaların istiklali prensibinin tartışılmasının gereksiz olduğunu, Yerel Mahkemece 2018/120 E. 2020/ 356 sayılı ilk kararda, oy birliği ile senedin kambiyo vasfında olmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiğini, kararı veren heyette bulunan üyenin (.... Sicil Numaralı Üye Hakim .....), istinaf kararının incelemesinde de bulunduğunu ve bu kez tam aksi yönde tutarsız görüş bildirdiğini, İlk Derece Mahkemesinde kararda yer alan hakimin istinaf incelemesi yapılan heyet içerisinde yer almasının da usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Bononun düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının g bendi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için senedi düzenleyenin ıslak imzasını ihtiva etmesi zorunlu ise de; dava konusu senet üzerinde yer alan keşideci imzasının kaşe imza olduğu çıplak gözle bakıldığında ilk etapta anlaşılamayacak durumdadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33