Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7293

Karar No

2024/3453

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1363 Esas, 2022/1431 Karar

HÜKÜM: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/474 E., 2019/1130 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile 24.03.2015 tarihli bayilik sözleşmesi imzalamak suretiyle davalıya 2 yıl bayilik hakkı tesis ettiğini, imzalanan taahhütname uyarınca 1000 m3 motorin, 5 ton madeni yağı şirketten alıp satmayı davalı yanın kabul ve taahhüt ettiğini ancak taahhüde uyulmadığını, 116,415,95 TL cezai şart alacağının tahakkuk ettiğinin tespit edildiğini ve bayiye Üsküdar 25. Noterliği'nin ihtarnamesi keşide edilerek sözleşme ihlali anlamına gelen ihtarnameden itibaren 7 gün içinde tahakkuk eden cezai şart bedelini ödemesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, bayilik sözleşmesinin ikinci taahhüt periyodu olan 24.03.2016 24.03.2017 döneminde davalının müvekkilinden 404.204 litre eksik alım yaptığını, buna karşılık 85.153,65 TL cezai şart alacağının doğduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 42.000,00 TL'lik kısmının işleyecek %7 akdi faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ettiği gibi bir taahhüdünün bulunmadığını, müvekkili yazılı herhangi bir taahhüde imza atmadığı gibi sözlü bir taahhütte de bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu ettiği taahhüdün gerçek duruma uygun olmayan, fahiş satış tutarları içerdiğini, müvekkilinin davacı tarafın iddia ettiği tutarlarda bir satış taahhüdü bulunduğunu asla kabul etmemekle beraber; dava konusu istasyon, müvekkilinin bayilik sözleşmesi öncesi 5 yıllık başka bir bayilik sözleşmesi kapsamında kullanılmakta iken bu 5 yıllık sözleşmenin ilk 3 yılında atıl kaldığını, kalan 2 yılında ise bayilik sözleşmesinin müvekkili tarafından devralınmak istendiğini, bunun üzerine de davacı tarafla müvekkili arasında, bu iki yıl için, 2 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, atıl kalarak 3 yıl süreyle zarar eden istasyonun bu zararını da telafi edercesine, müvekkilin sektöre yeni girmesi fırsat bilinerek davacı tarafından, istasyonun bulunduğu bölge ve şartlar göz önünde bulundurulmaksızın normal yapılabilecek satış miktarının çok üstünde, gerçek duruma aykırı bir taahhüt sözleşmesi imzalatıldığını, 2 yıllık süreçte normal düzeyde satış yapabilmesi bile mümkün değilken taahhütnamede yüklenen fahiş satış miktarlarının gerçekleştirilmesinin beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın cezai şart talebini asla kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer mahkemece cezai şarta hükmedilecek ise de, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber tarafların kusuru ile hüküm altına alınacak cezai şartın hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı tarafından taahhütnameye 24.03.2015 24.03.2016 döneminde uyulmadığı halde sonraki yıllar bakımından herhangi bîr ihtar çekmeden ve ihtirazı kayıt koymadan ifaya devam etmiş olduğundan 24.03.2015 24.03.2016 dönemine ilişkin eksik alım nedeni ile ilişkin cezai şartı talep edemeyeceği, bu durum karşısında ancak son yıla ait cezai şart isteyebileceğinin kabulü gerekeceği, davalının ikinci sözleşme yılında 505.796 litre motorin satın aldığı, buna göre: 494.204 Litre eksik alım yapmış olduğu, bu miktarın son cari fiyat olan 3.979,00 TL üzerinden hesaplanan tutarının 1.966.437,72 TL olduğu, taahhütname gereği hesaplanacak %5 kar mahrumiyeti cezasının (l.966. 437,72 TL X5 % =) 98.321,89 TL olduğu, bu tutara aylık %7 oranında akdi faiz uygulanabileceği, davacının talebi ile sınırlı kalma ilkesi gereği olarak, davacının taahhütnamede belirtilmiş kâr mahrumiyeti cezası olarak 42.000,00 TL ve akdi faizini talep etme şartlanın oluştuğu, yapılan incelemede bu tutarın davalının mahvına sebep olamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne 42.000,00 TL cezai şartın 13.06.2016 tarihinden itibaren uygulanacak %7 oranındaki akdi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması suretiyle davanın reddine dair karar verilmesini, ikinci yıla ilişkin olarak cezai şart talep edilmesinin mümkün olduğuna karar vermiş olsa da, bunun taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu hüküm haksız olup, usul ve yasaya da aykırılık teşkil etmekte olduğunu, eğer sözleşme devam ediyor olsaydı ve sonraki dönemler için de sözleşmenin gereği yerine getirilmek suretiyle mal alım ve tedarik işlemi devam etmiş olsaydı, davacı yanın 24.03.2015 24.03.2016 döneminde olduğu gibi cezai şarta ilişkin olarak ihtirazı kayıt koymaksızın tedarike devam edeceğini, davacı yanın kuvvetle muhtemel bir şekilde bu durumu aynı tarzda gelecek dönemler için de devam ettireceğini, sözleşme kapsamında taraflar arasındaki hukuki ilişki devam etmekteyken davacı yanın hiçbir şekilde ne yazılı ne de sözlü olarak müvekkiline cezai şart konusunda herhangi bir bildirimde bulunmadığını, sözleşmenin devam etmemesi sonucunda mal alımının müvekkili tarafından durdurulmasına müteakip davacı yanın birden cezai şart talep etmek yoluna başvurduğunu, ayrıca mahkeme aksi kanaatte olsa bile, yerel mahkemenin cezai şarta ilişkin olarak hak ve nefaset kuralları gereğince en yüksek oranda indirim yapması gerektiğini, davacı yana kıyasen iktisadi ve ticari olarak güçsüz konumda olup, onun için huzurdaki davaya konu miktarların müvekkilinin iktisadi hayatının geleceğini etkileyecek rakamlar olduğunu, bu durumun dahi hak ve nefaset kuralları kapsamında indirimin gereği olduğunu, belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

2.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesi ile; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının içeriğinde yer alan müvekkili şirketin 24.03.2015 24.03.2016 dönemi yönünden davalının taahhütlerini yerine getirmediği sabit olmakla birlikte, bu dönem yönünden herhangi bir ihtar çekilmediği ve ihtirazı kayıt koymadan ifaya devam edilmiş olduğundan bu dönem yönünden cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki tespit ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin bayilik sözleşmesinin 1. taahhüt periyodu olan 24.03.2015 24.03.2016 döneminde davalı bayiye eksik ürün alımı nedeniyle keşide etmiş olduğunu, 13.06.2016 tarihli ihtarnamesinin Yargıtay’ın aradığı anlamda tonaj ihlalini bildirir ihtar niteliğinde olduğunu, sözleşmenin zaten iki yıllık olduğunu, ilk yılın bitiminden sonra tonaj ihlali ihtarını içerir ihtarnamenin davalıya ayrıntılarıyla keşide edildiğini, ikinci yıl için de işbu davanın açıldığını, müvekkilinin birinci ve ikinci taahhüt dönemi yönünden cezai şarta talep hakkı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4518 E., 2022/547 K. sayılı emsal ilamı da nazara alınarak, davacı dağıtım şirketinin taahhütnamede, bayilik sözleşmesinin yürürlükte kaldığı süre içinde, asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde cezai şart isteme hakkını saklı tutmuş olduğu, ayrıca taahhütname ile davalının cezai şart bedelini davacının talep ettiği zamanda ödemeyi taahhüt ettiği, davacı tarafından davalıya birinci sözleşme dönemi için 13.06.2016 tarihli Noter ihtarnamesi gönderilmek suretiyle, bu döneme ilişkin cezai şart bedelinin talep edilmiş olduğu, talimatla alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere hesaplanan her iki döneme ilişkin cezai şart bedelinin davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı nazara alınarak birinci sözleşme dönemi için bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 98.645,18 TL, ikinci sözleşme dönemi için ise dava dilekçesi ile talep edilen 85.153,65 TL olmak üzere toplam 183.798,83 TL cezai şart bedelinin talep edebileceğinin kabulü gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 42.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, gerekçede yalnızca ikinci sözleşme dönemi yönünden ve dava dilekçesindeki talepten fazla olarak 98.321,89 TL cezai şartın talep edilebileceğinin kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Bu kapsamda davalı tarafın sözleşmeden önceki yıllara dair değerlendirme yapılması ve talep edilen cezai şartın fahiş olması nedeniyle indirilmesi gerektiğine dair tüm istinaf sebeplerinin reddine, davacı tarafın kararın gerekçesine dair istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bayilik sözleşmesinin ilk senesinin asgari alım taahhüdüne riayet edilmemesine rağmen, davacı tarafından mal tedarikine takip eden yıl için devam edilmesi nedeniyle ilk döneme ilişkin olarak cezai şart isteminin reddine dair kararının yerinde olduğunu, müvekkilinin sözleşme yapıldığı sırada sektöre yeni girdiğini, taahhüdün dayatma sonucu davacının üstün konumundan faydalanarak imzalandığını, ikinci yıl için belirlenen cezai şartın da kabul edilemeyeceğini, sözleşme devam ederken davacının kötü niyetli hareket ettiğini, davaya konu miktarların müvekkilinin iktisadi hayatını etkileyeceğini bu nedenle indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı olarak eksik alım nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim