Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7212
2024/3451
2 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1516 Esas, 2022/1208 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/250 E., 2020/90 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı “... EĞİTİM GRUBU”nun Modern Bilimler Akademisi Okullarıyla (MBA Okulları) eğitim dünyasında yeni bir dönem başlattığını, ilk yerleşkesinin 2018 2019 eğitim öğretim yılında açıldığını, müvekkili şirketin sektörün öncü firmalarından olduğunu, “MBA” ibareli markasını uzun yıllardan bu yana nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, tanınmış marka haline getirdiğini, davalı tarafa ait “MBA” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin “MBA” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi bulunduğunu, taraf markaları arasında yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından ayniyet olduğu gibi markanın kullanılmak istendiği sınıfların da aynı olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markada kullanılan “M” ekinin “MBA” ibaresinin ayırt edici niteliğini kuvvetlendirmek amacıyla kullanıldığını, her iki markanın asli unsurunun aynı olduğunu, müvekkili markalarında yer alan “Üniversite, eğitim, kurum” ve benzeri ibarelerin markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından tali nitelikli ibareler olduğunu, taraf markalarının aynı hizmetlerde kullanıldığını, müvekkilinin “MBA” unsuru etrafında seri markalar oluşturduğunu, “MBA” ibaresinin tanınmış olması nedeniyle bir benzerinin farklı sınıflar için dahi tescil edilmesi halinde markanın ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, saygınlığının ve itibarının azalacağını, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2019 M 7467 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı ...'e ait 2018/77997 sayılı markanın 41.sınıfta bulunan hizmetler için tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Eskişehir merkezli, Bursa ve Kocaeli gibi illerde faaliyet gösteren “Çağfen Koleji”, “Ataçağ Koleji”, “Anaçağ Anaokulu” isimli okulların pay sahibi ve yetkili müdürü olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu Çağfen Kolejinin 21 yıldır kolej, öncesinde ise 20 yıllık dershanecilik kariyeri ile Eskişehir ve bölgesinin en yetkin kurumlarından biri bulunduğunu, müvekkilinin “M MBA” ismini uluslararası ve ABD’de kabul edilen bir eğitim sistemi olan “Master Business Administration” ismini kullanarak yüksek lisans ve yüksek öğretim sistemi kapsamında yapacağı çalışmalar için tescil ettirdiğini, bu ibarenin Türkçe’de işletme yüksek lisansı anlamına geldiğini, taraflar arasında çekişmeli olan markaların aynı ve benzer olmadığını, “M MBA” kavramının İngilizce genel geçer bir ifade olması nedeniyle tek bir kişiye özgülenebilecek ve davacıya ait fikir ve emek ürünü olan bir kavram olmadığını, müvekkiline ait markanın sözcük ve şekil unsurlarını barındıran kombinasyon markası olduğunu ve bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının itiraza mesnet olarak gösterdiği 2018/84779, 2018/111222 ve 2018/111233 sayılı markaların, davaya konu markadan sonraki tarihli olmaları nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirmeye alınmadıkları, davalı markasının 41. sınıftaki hizmetlerde, davacıya ait 2017/103176 ve 2017/103168 sayılı markaların ise 24, 25, 37, 39, 40 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları aynı veya aynı tür mal veya hizmetleri kapsamadığı, taraf markaları arasında ayniyet bulunmamakla birlikte, “MBA” ibaresini ortak olarak içerdikleri gerçeği karşısında taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, taraf markaları her ne kadar benzerlik taşısa da, karşılaştırılan markalara konu mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür, benzer hizmetler olmadıkları, birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı mal ve hizmetlerden oluştukları anlaşıldığından somut olayda karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının meydana gelmediği, davacı tarafça Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelere göre, iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, davacının gerek marka işlem dosyası, gerekse dava dosyasına ibraz ettiği bilgi ve belgeler incelendiğinde; davaya konu 41.sınıfta bulunan hizmetler bakımından "MBA" ibaresinin aynısı veya benzerini, dava konusu marka başvurusu tarihinden önce, yoğun ve sıkı kullanımını sağlayan nitelikte delil bulunmadığı anlaşıldığından gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı, davacı, YİDK aşamasında her ne kadar 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası bağlamında ticaret unvanı nedeniyle iltibas iddiasına dayanmışsa da, ibraz ettiği ticaret sicil kaydının dava dışı "... Eğitim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş" adına kayıtlı olduğu, gerek bu unvanın dava dışı ayrı bir tüzel kişiliği bulunan başka bir şirkete ait olması, gerekse bu unvanın ayırt edici unsuru olan "..." ibaresi ile dava konusu marka arasında iltibas teşkil edecek düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil adına tescilli "mba" ibareli ve esas unsurlu markalar ile davalı yan adına tescil başvurusu yapılan marka arasında yazılış okunuş ve telaffuz bakımından ayniyet olduğu gibi her iki markanın da kullanılmak istendiği sınıflar aynı olduğundan, bu hizmetlerden yararlanacak tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin kurulduğu günden bu yana nizasız ve fasılasız surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı adına tescilli mba ibareli markalar huzurdaki dava dosyasına arz edilen belge ve dokümanlar incelendiğinde görüleceği üzere, iyi bilinen tanınmış bir marka haline geldiğini, davalının, müvekkilinin "mba" ibareli tanınmış markasının toplumda edindiği bilinirlikten haksız biçimde yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin "mba" ibareli ve esas unsurlu seri markaların maliki olup, markasını uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, bu suretle söz konusu marka üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalı tarafa ait “mba” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça dayanılan 2018/84779, 2018/111222 ve 2018/111233 sayılı markaların, başvuru tarihlerinin dava konusu başvurudan sonra olması karşısında bu markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacakları, bunun dışında davacı tarafça dayanılan markaların ise dava konusu başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetleri ya da bu hizmetlerin benzerlerini kapsamadıkları, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği, yine 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve altıncı fıkrası koşullarının davacı yanca kanıtlanamadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 dayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Mahkemece, davalı markasının 41. sınıftaki hizmetlerde, davacıya ait 2017/103176 ve 2017/103168 sayılı markaların 24, 25, 37, 39, 40 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları aynı veya aynı tür mal veya hizmetleri kapsamadığı, taraf markaları arasında ayniyet bulunmamakla birlikte, “MBA” ibaresini ortak olarak içerdikleri gerçeği karşısında taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, taraf markaları her ne kadar benzerlik taşısa da, karşılaştırılan markalara konu mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür, benzer hizmetler olmadıkları, birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı mal ve hizmetlerden oluştukları anlaşıldığından somut olayda karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının meydana gelmediği belirtilmiş ise de davacının 43. sınıfta bulunan gündüz bakım hizmetleri ile davalının 41. sınıf hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu, iltibasa neden olabileceği hususları dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33