Yargıtay 11. HD 2022/7261 E. 2024/3434 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7261
2024/3434
30 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1563 Esas, 2022/1263 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/125 E., 2019/116 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de 30.06.2012 tarihi itibariyle hizmet sunduğunu, davalı şirketin 2016/70325 nolu “şekil+bulutŞirket” ibareli markanın tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin tanınmış 2012/29125 nolu “bulutr”, 2012/29129 nolu “v bulut”, 2012/22889 nolu “şirketim bulutta”, 2012/19194 nolu “kırmızı bulut”, 2012/59154 nolu "iş ortağım kırmızı bulut şekil”, 2012/29127 nolu “bulut Türkiye”, 2012/22884 nolu “bulut teknolojileri”, 2012/29126 nolu “bulut sistemleri”, 2012/22880 nolu “bulut platformu”, 2012/22849 nolu “bulut merkezi”, 2012/22776 nolu “bulut dünyası” ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının iltibasa neden olacağını, başvurunun müvekkilinin “bulut” ibareli seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak faydalanacağını, ayrıca dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri uyarınca tescil başvurusu yapılan sınıflarda tanımlayıcı ibarelerden oluşması nedeniyle tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’nın 18.01.2018 tarih ve 2018 M 278 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; 2016 yılında kurulan müvekkili şirketin teknoloji alanında öncü ve yenilikçi ürünleri ve hizmetleri ile piyasanın önde gelen firmalarından birisi olduğunu, “bulut bilişim” alanında hizmet verdiğini, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında benzerlik bulunmadığını, markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin de farklı olduğunu, “bulut” kelimesi tek başına kullanılamayacak olmakla birlikte, bu kelimeden türetilen markaların kullanılabileceğini ve kötüniyet iddiasının dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının "şekil+bulutŞirket" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru ibaresindeki şekil unsurunun davacı markalarından benzerlik yönünden uzaklaşmasını da sağladığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "şekil+bulutŞirket" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı, başvuru 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince soyut ayırt ediciliği sağladığından bu bent yönünden dava konusu mal ve hizmetler bakımından reddinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri gereğince dava konusu markanın esas unsuru olan “şekil+bulutŞirket” ibaresinin dava konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici bir nitelik taşıdığı, tasviri ve serbest işaret olmadığı, yapılacak hizmetin niteliğine ve kaynağına gönderme yapması durumu gündeme gelmeyeceğinden tesciline engel bir durumun söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığı yönündeki kararının hatalı olduğunu, başvuru ile özellikle müvekkiline ait “şirketim bulutta” ibareli marka arasında iltibas ihtimalinin yüksek olduğunu, dosyaya ibraz ettikleri yargı kararının yeterince incelenmediğini, kesinleşmiş yargı kararına rağmen müvekkili markalarının zayıf ibare olduğundan bahisle reddinin de hatalı olduğunu, “bulut” ibaresinin zayıf ibare olduğu belirtildikten sonra 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri uyarınca tescil engeli olmadığına karar verilmesinin çelişkili bir durum yarattığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruyu oluşturan "bulutŞirket" ibaresi, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayacak nitelikte olduğundan 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bir tescil engelinin söz konusu olmadığı, ancak 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenleme karşısında ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafî kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "BULUT" kelimesinin, bilişim alanında verilerin internet üzerindeki farklı bilgisayarlarda depolanabildiği ve bu verilere yine internet üzerinden kurulum gerektirmeden erişimin sağlanabildiği hizmetin adı olup, bu anlamı itibariyle başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. " malları, 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için... Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar...mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile 38. sınıftaki "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). " ve 42. sınıftaki "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "ŞİRKET" ibaresi de esasen "BULUT" ibaresi ile nitelendiğinden ve "BULUT" ibaresi başvuruda asli unsur olarak yer aldığından, başvuruda ayrıca "ŞİRKET" ibaresine yer verilmesinin yukarıda varılan sonucu değiştirmeyeceği, yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tescil engelinin bulunduğundan hükümsüzlüğü ve sicilden terkini gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacı şirketin bilimum markaları arasında benzerlik olmadığı, ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi itibarıyla karıştırılma/iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, bütünsellik ilkesi çerçevesinde dava konusu marka başvurusunun birleşik kelimeden oluşan marka olması ve Yargıtay kararları uyarınca ayırt edici olarak kabul edilmesi gerektiği, bir bütün olarak ele alınan markaların, genel tabirlerden ayrı, yeni bir anlama büründüğü, bu kapsamda birleşik bir kelime olan "BULUTŞİRKET" ifadesinin ayırt edicilik kazandığı, Bölge Adliye Mahkemesinin söz konusu durumu göz ardı ederek verdiği kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, "BULUT" sözcüğünün teknoloji ve bilişim alanında kullanılan ve bilişim sektöründe hizmet gösteren bir çok firmanın markasında bulunan bir sözcük olduğu, "BULUT" ibaresinin bilişim sektörü için ne 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ne de (d) bendi uyarınca bir tescil engeli olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu "BULUTŞİRKET" ibaresinin davaya konu mal veya hizmetin bir özelliği veya kompozisyonu dikkate alındığında doğrudan doğruya tüketici algısında ekstra bir incelemeye gerek olmadan ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicilerin aklına direkt gelmeyeceği, bilişim sektörlerinde kullanılan/bilinen terimler arasında olduğunun fark edilemeyeceğini, bu nedenle aranan asgari ve soyut ayırt ediciliğe sahip olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33