Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1035
2024/3406
30 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/499 Esas, 2022/1683 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/229 E., 2019/1229 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 12/05/2015 tarihinde "İşbirliği Sözleşmesi” imzalandığını ve davalının müvekkiline karşılıklı güvene istinaden uzun vadeli iş birliği yapmak amacı ile Güneş PV panelleri ve diğer donanımları tedarik etmeyi kabul ettiğini, yine davalı ile müvekkili arasında 20.04.2016 tarihinde ana sözleşmeye ek bir sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmede müvekkilinin ASE 2015 2011 nolu proforma fatura konusu olan 600 adet 79.200 Euro tutarındaki paneli 2016 yılının Mayıs ayının sonuna kadar Yemen’e göndereceği, bu tarihe kadar gönderilmediği takdirde 600 panel karşılık gelen 79.200 Euro için 1000 USD günlük ceza verileceğinin imza altına alındığını, müvekkilinin imzalanan sözleşme doğrultusunda davalıya 104.600 Euro havale ettiğini ancak davalının zamanında mal teslimi yapmadığını, 01.12.2016 tarihli ihtarname ile ana sözleşme ve ek sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmenin feshi ile mal siparişi için gönderilen paranın iadesi ve aynı zamanda cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik tahsil anındaki kur karşılığından ayrıca hesaplanmak kaydı ile 79.200 Euro'ya denk gelen 312.626,00 TL'ye yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin tüm malzemeyi hazır ettiğini, davacının da sözleşme bedelini ödediğini ancak davacı tarafça 06.01.2017 tarihinde malzemeyi istemeden sözleşmeyi feshettiklerine dair ihtarname gönderildiğini, uzun vadeli imzalanan işbirliği sözleşmesinde bu denli bir yaklaşımın son derece güven sarsıcı olduğunu, sözleşme maddelerinde sevkiyatın yapılmaması halinde feshedileceğine ilişkin bir maddenin bulunmadığını, müteaddit kereler malzemelerin onayı verildikten 1 ay sonra teslim edileceğini ihtar ettiklerini, müvekkilin malzeme sevkiyatına hazır olduğunu her durumda bildirmesine rağmen davacı yanın bir an olsun malzemeye onay vermediğini, dolayısı ile sözleşmeden kendi kusuru ile döndüğünü, bu sebeple uğramış olduğu zararı ve para iadesini talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile malın Yemen limanına tesliminden davalının sorumlu olduğu, davalının 20.04.2016 tarihli ek sözleşme ile 79.200 Euro bedelli 600 adet panelin Mayıs ayı sonuna kadar Yemen'e gönderilmesini taahhüt ettiği ancak 2016 yılı Mayıs ayına kadar malların davalıya gönderilmediği ve bu şekilde davalı borçlunun temerrüde düştüğü, her ne kadar davalı taraf teslim tarihinin 2017 Mayıs ayı olduğunu iddia etmiş ise de 20.04.2016 tarihli ek sözleşmede teslim tarihinin 2017 Mayıs olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı sadece Mayıs ayı sonunun yazılı olduğu ve sözleşmenin 2016 Nisan ayında imzalanmış olması nedeniyle sözleşmedeki Mayıs ayından kastedilenin 2016 Mayıs olması gerektiği, davalı tarafından taahhüt edilen 2016 yılı Mayıs ayının sonu itibariyle malların teslim edilmemiş olması nedeniyle davacı tarafından ihtarnamelerde verilen sürelerde de edimi ifa edilmediğinden davacının TBK 125/2 maddesi gereğince sözleşmeden dönmesinin haklı olduğu, ödediği 79.200 Euroyu geri isteyebileceği, takip talebinde tahsili talep edilen alacağın yabancı para cinsi olarak değil Türk Lirası olarak gösterilmesi nedeniyle davacının Borçlar Kanunu'nun 99. maddesindeki seçimlik hakkını Türk Lirası olarak kullandığı, dava dilekçesiyle 79.200 Euro'ya denk gelen 312.626,00 TL miktar üzerinden takibin iptalini talep ettiği, takip tarihi itibariyle kur üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 79.200 Euro karşılığı 311.351,04 TL alacak talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takibinde her ne kadar asıl alacak TL üzerinde talep edilmiş ise de açıklama kısmında ana sözleşme ve ek sözleşmeye istinaden 79.200 Euro mal sipariş bedeli ve Haziran 2016 tarihinden itibaren 1000 USD toplam 275.000 USD geç teslim cezai şart bedelinin icra gideri, vekalet ücreti, tahsil anındaki döviz kuru ve takipten sonra işleyecek yıllık %2 dolar ve euro döviz faizi ile tahsilinin talep edildiği yönünden şerh düşüldüğünü, mahkeme kararının para biri yönünden hatalı olduğunu, tahsil anındaki döviz kuru üzerinden talepte bulunulduğunu ileri sürerek kararın düzeltilerek tahsil anındaki döviz kuru üzerinden hesaplanması ve yıllık %2 dolar ve Euro faizi şeklinde karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kök raporun müvekkili lehine olduğunu, kök rapordan sonra sunulan belgelerin iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığını, bu duruma muvafakatlerinin bulunmadığını, mahkemece davacının lehine olan ek rapora göre karar verildiğini, kök ve ek rapor arasında çelişki bulunduğunu, yeni rapor alınması talebinin reddedildiğini, 01.07.2015 tarihli proforma faturada teslim yeri Yemen iken, davacının gönderdiği 15.11.2015 tarihli mail içeriğinde teslim yerinin Dubai, 20.04.2016 tarihli ek sözleşmede teslim yerinin Yemen olduğunu, davacının defaeten teslim yerini değiştirildiğini, davalının teslim yeri konusunda davacının hangi ülkeye onay vereceğini bilmediği için sevkiayata başlayamadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının teslim istediğine dair yazı yazmadığını, doğrudan sözleşmeyi feshettiğini, taraflar arasında yaşanan aksaklığın en büyük sebebinin 2015 Mart ayından beri Yemen'den devam eden çatışmaların iç savaşa dönüşmesi ve Yemen limanının kapatılması olduğunu, protokolde 2016 Mayıs ibaresinin bulunmadığını, Mayıs ayının 2017 Mayıs ayı olarak kabulü gerektiğini, borçlunun değil alacaklının temerrüdünün oluştuğunu, müvekkilinin malzeme temini için onay beklediğini, davacının onay vermemekle ifayı kabulden kaçındığını, muacceliyetin oluşmadığını, ifa zamanının tam ve net olmadığını, temerrüdün oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satıma konu malların teslim edilmediği iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123, 125 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun oluptaraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33