Yargıtay 11. HD 2022/7452 E. 2024/3368 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7452
2024/3368
29 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1229 Esas, 2022/1097 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/1004 E., 2020/250 K.
Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı TEDAŞ’ın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararıyla özelleştirme kapsamına alınmasının ardından davacı ...Ş ile TEDAŞ arasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, İHDS’den önceki dönemde üçüncü şahıs durumundaki dava dışı yüklenici tarafından Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/16 E. sayılı dosyasından açılan dava sonucunda Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2009/5718 sayılı dosyasına 12.11.2009 tarihinde 647.639,90 TL 29.04.2010 tarihinde 262.352,40 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, 12.11.2009 tarihli ödeme ile ilgili olarak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1034 E. sayılı dosyası ile açılan alacak davasında verilen kararla davacı şirket alacaklarının 656.076,65 TL’lik kısmının hüküm altına alındığını, bilirkişi incelemesi sonucu davacı şirket tarafından icra dosyasına 29.04.2010 tarihinde ödendiği tespit edilen bakiye 262.352,40 TL’lik kısım için işbu davanın açıldığını, İHDS gereği bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 262.352,40 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın talimatları doğrultusunda 30.08.2013 tarihinde ... EDAŞ tarafından düzenlenen devre esas mizan kayıtları esas alınarak bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, bilançolar kesinleştirildiğinden davacının İHDS hükümlerine dayanarak geçmişe yönelik herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğini, işbu davaya konu Mersin 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/16 E. 2008/42 K. sayılı dosyasında TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve TEDAŞ EDM’nin davalı olduğunu, ödeme yapılan icra dosyasında da borçlu tarafın TEDAŞ Genel Müdürlüğü olduğunu, dava dilekçesi ekindeki ödeme dekontuna göre de ödemenin TEDAŞ tarafından yapıldığını, borçlu olmadığı halde ödemeyi yapan ... EDAŞ'ın davalıdan herhangi bir ödeme talep edemeyeceğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilecek alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacak taraflar arasında imzalanan İHDS'ye dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın bu süre içerisinde açıldığı, rücuya dayanak kararın derecattan geçerek kesinleştiği, ilama istinaden 12.11.2009 tarihinde 647.639,90 TL, 30.04.2010 tarihinde 262.352,40 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporuna göre rücu edilebilecek tutarın 262.352,40 TL olduğu, İHDS'nin 7.1 maddesine göre sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde, dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ olduğunun hükme bağlandığı, icra dosyasına yapılan ödemenin İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısının bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereği, davacının ödemesi gerektiği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkının bulunduğu, rücuen alacağa dayanak, dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmadığından sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer aldığından, Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İHDS'nin öncelikle uygulanacağı, her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,davanın zamanaşımına uğradığını, icra dosyasında borçlunun TEDAŞ Genel Müdürlüğü olduğunu, ödeme dekontundan da ödemenin TEDAŞ tarafından yapıldığının anlaşıldığını, rücuya dayanak mahkeme kararında davacının taraf olmadığını, davacının icra takibinde de borçlu sıfatı bulunmadığını, İHDS ve hisse devir sözleşmesi kapsamında dava konusu işlemin davacı şirket sorumluluğunda bulunduğunu, İHDS tarihinden önceki döneme ait dağıtım faaliyetinden kaynaklı hangi iş ve işlemlerin sorumluluğunun müvekkiline ait olduğunun belirlendiğini, İHDS tarihinden önceki döneme ait bütün sorumluluğun müvekkiline ait olduğu kabulünün doğru olmadığını, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, hisse devir tarihine kadar sonuçlanmamış ve İHDS hükümleri gereği TEDAŞ Genel Müdürlüğü takip ve sorumluluğunda bırakılan dosyaların tutanak ve ekindeki liste ile belirlendiğini, devir öncesinde sonuçlanmış ve ödemesi yapılmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacısı ... Mühendislik şirketi, davalıları davalısı Mersin TEDAŞ Elektrik Dağıtım Müdürlüğü ve TEDAŞ Genel Müdürlüğü ... Elektrik Dağıtım Müdürlüğü olan rücuya dayanak dosyada, 24.06.2005 tarihinden önce şehir şebekeleri ve tevsi işlerinin yapılması kapsamında kullanılan PE boruların, malzemelerin ve işçilik bedellerinin haksız yere tahsil edilmiş olması sebebiyle haksız kesilen bedelin tahsili talebiyle 24.06.2005 tarihinde açılan davanın kabulüne dair kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bahsekonu ilamdaki davalılar aleyhine başlatılan icra dosyasına davacının 12.11.2009 tarihinde 647.639,90 TL, 30.04.2010 tarihinde 262.352,40 TL yatırdığı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1034 E., 2018/106 K. sayılı kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine yukarıda anılan icra dosyasına 12.11.2009 tarihinde yatırılan 647.639,90 TL ile rücuya dayanak karar nedeniyle yapılan harç ve masrafın tahsili talebiyle açılan davanın kısmen kabulüne 656.076,65 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, işbu davanın icra dosyasına 30.04.2010 tarihinde ödenen 262.352,40 TL'nin rücuen tahsili talebiyle açıldığı, rücuya dayanak karar ve icra dosyasında TEDAŞ Genel Müdürlüğü davalı ve borçlu olarak yer almakta ise de, kararda TEDAŞ Genel Müdürlüğü ibaresinin yanında ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü, icra dosyasında ise borçlu kısmında TEDAŞ Genel Müdürlüğü ibaresinin yanında vekilin adresi ... EDAŞ İl Müdürlüğü binası olarak gösterildiği, yani davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün doğrudan davada ve icra takip dosyasında taraf olmadığı, bu durumda, her ne kadar icra dosyasındaki tahsilat makbuzunda borçlu olarak TEDAŞ Genel Müdürlüğü ibaresi yer almakta ise de, vekilin adresinden de açıkça anlaşılacağı üzere takip dosyasına ödeme yapanın davacı olduğu, taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ olduğunun düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödemenin, İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak davanın davacısı olan ... Müh. Ltd. Şti.nin bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereği davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceği, alacak, taraflar arasında imzalanan İHDS'ye dayandığından bu davada uygulanması gerekli zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın bu süre içerisinde açıldığı, rücuen alacağa dayanak dava TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine açılmadığından ve takip doğrudan TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine başlatılmadığından somut uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde zaman aşımı itirazının değerlendirilmediği, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." şeklinde yer alan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İHDS'nin öncelikle uygulanacağı, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; rücuya dayanak davanın kararına göre davalıların TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve TEDAŞ EDM olduğunu, takipte de aynı kişilerin borçlu olarak yer aldığını, ödemenin TEDAŞ tarafından yapıldığını, davacının tarafı olmadığı bir dosyayı takip etmiş ve ödemiş olması sebebi ile İHDS hükümlerine göre değil sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabileceğini bu durumda da zamanaşımı süresinin geçtiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilmiş bir kısım kararların da bu yönde olduğunu ancak dikkate alınmadığını, dava konusu işlem İHDS kapsamında davacı sorumluluğunda olduğundan davanın reddi gerektiğini, Özelleştirme İdaresi talimatları doğrultusunda ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin ihale sürecinin tamamlanmasını müteakip taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin ayrım yapıldığını, İHDS'nin 3.1 maddesinde yer alan düzenlemeye göre 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ilişkin dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı hangi iş ve işlemlerin TEDAŞ'a ait olduğunun belirlendiğini, bu tarihten önceki döneme ait bütün sorumluluğunun TEDAŞ'a ait olduğu kabulünün hatalı olduğunu, 17.02.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nden ayrı tüzel kişiliği bulunan elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılarak tüm hak ve borçları ile ... EDAŞ'a bağlandığını, 17.02.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün değil ayrı tüzel kişiliklere sahip elektrik dağıtım müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğu hususunun irdelenmediğini, devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak kalemlerinin kesinleştirildiğini, buna göre ... EDAŞ'ın birikmiş tüm borçlarının TEDAŞ tarafından üstlenildiğini, ve şirket bilançosunda sermaye artırımı yoluyla TEDAŞ tarafından kaydi kaynak sağlandığını, bahsekonu davalarda yer alan tutarların şirket yerine TEDAŞ tarafından ödenmiş olması halinde şirketin bu tutarı enerji bedeli olarak ödeyeceğini, neticede TEDAŞ'ın da daha az borç devralmış olacağını, TEDAŞ tarafından davacıya ödeme yapılması halinde haksız kazanç sağlanacağını, devir tarihi öncesi sonuçlanmış ve ödemesi yapılmış dosyaların İHDS'nin 7. maddesi kapsamında değerledirilemeyeceğini, İHDS hükümlerine göre dağıtım faaliyeti dışında kalan işlemlerden dolayı sorumluluğun TEDAŞ'ta olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen İHDS'nin imzalanmasından önce üçüncü kişi tarafından haksız ödemelerin iadesi talebiyle açılan davada verilen karar uyarınca davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 125 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/4243 E., 2020/1075 K. sayılı kararı
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46