Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7404

Karar No

2024/3327

Karar Tarihi

29 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesİ 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1642 Esas, 2022/1792 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2018/443 Esas, 2022/184 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin okuma yazmasının olmadığını, yıllardır biriktirdiği parasının banka çalışanın kusurundan dolayı kaybettiğini, müvekkilinin evini sattığını, parayı da Ziraat Bankası ... Şubesinde vadesiz hesaba yatırdığını, sonrasında internet bankacılığı hesabı açtığını, kendisine vadesiz hesap kartı verildiğini, müvekkilinin oğlu olan dava dışı ...'ın kendisinden habersiz kartını alarak toplamda 5.000,00 TL çektiğini, hesabından paranın çekildiğini fark ettiğini, durumdan korktuğundan kimliğini sakladığını, diğer oğlu ...'ı yakınlarının arayarak oğlu ...'ın .... marka bir araçla gezdiğini söylediklerini, müvekkilinin bu durumdan şüphelenerek bankaya gidip hesabındaki parasını sorduğunu, parasının oğlu ...'ın hesabına aktarıldığını, kamera kayıtlarından müvekkiline benzemeyen bir kadın ve sahte kimlik düzenleyerek parayı ...'ın zimmetine geçirdiğini öğrendiğini, davalı bankanın kusurunun olduğunu, 168,576,00 TL gibi yüksek bir tutarın havale işlemi yapılmadan önce bankanın gerekli özeni göstermesi gerektiğini, bankanın kusurundan dolayı müvekkilinin bütün birikimini kaybettiğini, müvekkilim oğlu ...'ın yakalanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunu beyan ederek davalının kusurundan kaynaklanan 168.586,00 TL'nin ödeme tarihi olan 08.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüketici mahkemelerinin görevsiz olduğunu, davacının oğlunun parayı çektiğini, oğlu ... ve davacının beraber planladıklarını, paranın nihai olarak aktarıldığı ... ve kendisini bankada...'nun annesi olarak tanıtan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacıya tahsis edilen banka kartının, kamera kayıtları üzerinden yapılan incelemesinde banka kartının teslimi ve şifre belirlenmesi esnasında .../.... Şubesinde davacı ve oğlu ...'ın beraber olduğunun tespit edildiğini, sonrasında yapılan para çekme işlemlerinin ... tarafından yapıldığını, davacıya ait kartın davacının oğlu ... tarafından kullanıldığını, olayda kullanılan kimliğin sahte olup olmadığının banka görevlisi tarafından anlaşılamadığını, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hesabından 08.06.2018 tarihinde Ziraat Bankası ... Şubesinden davacının oğlu... tarafından davacının nüfus cüzdanı ile yanında annesi olduğunu beyan ettiği bir kadın ile davalı bankaya başvurarak davacı hesabında bulunan 168.476,00 TL'nin...'nun hesabına aktarıldığı, olaya ilişkin CD içeriğinden...'nun yanında başörtülü bir kadın ile bankaya geldiğinin görüldüğü, ...'nun olaya ilişkin ifadesinde annesinin ona borcu olmasına rağmen para vermemesi üzerine yardıma muhtaç bir kadın ile anlaşarak bankadaki annesine ait parayı kendi hesabına havale ettiğini beyan ettiği, davacının hesabının Diyarbakır ... Şubesinde bulunduğu, havale işleminin ise Diyarbakır Ofis Şubesinden yapıldığı, bilirkişi heyet raporunda da açıklandığı üzere, farklı şubede bulunan bireysel müşteriler ile ilgili kimlik tespitinin sadece fiziki olarak yapılmayacağı, kişinin hesap açılışında sisteme taranan kimliği, imza beyanı/parmak izinin sistemden kontrol edilmesi gerektiği, olayda ise banka personelinin banka müfettişine verdiği ifadede taranan evrakların havale işleminde gösterilmediğini beyan ettiği, ancak işleme başlanmadan önce sistemde bulunan davacı kimliğinin kontrol edilerek kimlik teyidinin yapılması ve hesabın bulunduğu şubeye bilgi verilerek, şube çalışanınca hesap sahibi aranarak ondan teyit alınasının ardından işlemin gerçekleştirilmesi gerektiği, olayda ise banka çalışanın kimlik kontrolünü sadece tek yönlü yapmasından kaynaklı sahte evrakla işlem gerçekleştirildiği, bankanın güvenlik için teknolojik alt yapı eksikliğinin ve çalışanlarına müşterilerin ve bankanın güvenliği konusunda yeterli eğitimi vermediğinden davalı bankanın kusurlu olduğu, ceza dava dosyasında da, sanık...'nun sahte olarak üretilmiş nüfus cüzdanını kullandığı, sahte kimlik cüzdanı fotokopisindeki kadının fotoğrafının davacının farklı bir kişiye ait olduğu tespitinde bulunulduğu, Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince de birer güven kurumu olan bankaların objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, teknik imkanları çok geniş olan ve bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın sahteliği önleyici tedbirler alması, kredi sağlayarak ve mevduat toplayarak getirisinden faydalanan bankaların meydana gelen zarardan da sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 168.476,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan 15.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu kaleme alındığını, yanlı olarak düzenlendiğini, yerel mahkemece yanlı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, yerel mahkeme tarafından bilirkişilere dosya tevdi edilirken, uyuşmazlığa konu olayda tarafların gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı, tarafların olaydaki kusur zarar durumu husunda inceleme yapılması istenildiği halde, bilirkişinin bu konuda değerlendirme yapmadığını, bu rapora taraflarınca itiraz edilmiş ise de, mahkemece itirazın değerlendirilmediğini, müvekkili banka tarafından hazırlanan teftiş raporu dosyaya yansımasına rağmen yerel mahkemece bu raporun göz ardı edildiğini, davacı tarafın ağır kusuru nedeni ile illiyet bağını kesecek yoğunlukta kalması sebebiyle müvekkili bankanın sorumluluğunun olmayacağı hususunun hiçbir surette incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı banka nezdindeki hesabında bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında oğlu hesabına banka şubesi tarafından havale yapılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim