Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7074

Karar No

2024/3167

Karar Tarihi

24 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/168 Esas, 2022/1300 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/942 E., 2019/1217 K.

Taraflar arasındaki yöneticinin azli ve sorumluluğu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 17.08.2015 tarihinde iki kurucu ortak olarak .... Otomotiv Turizm Gıda Gayrimenkul İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, şirketin idaresi için davalı yanın şirket esas sözleşmesi ile münferiden yetkili şirket müdürü olarak seçildiğini, ancak şirketin kuruluş tarihinden bugüne kadar hiçbir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı kanun) 626 ncı maddesinde düzenlenen özen, bağlılık ve rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını ileri sürerek davalının şirketi uğrattığı zararların tespitine, davalının şirketi gerek kuruluş aşamasında gerekse daha sonra yaptığı zararlandırıcı işlemler nedeniyle kusuru ile uğrattığı zarara ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin avans faizi ile tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi doğrultusunda davalı müdürün şirketi temsil, ilzam ve idare yetkisinin tümüyle kaldırılarak azledilmesine ve şirket idaresi için kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirketin % 40 oranında hissedarı olduğunu ve kuruluşta davacının da iradesi ile şirketi temsile yetkilendirildiğini, müvekkilinin şirketin kuruluşundan bu yana şirketin iştigal alanından ayrı bir faaliyette bulunmadığını ve rekabet yasağını ihlal eden herhangi bir davranışta bulunmadığını, şirketin sevk ve idaresi için yapılan tüm işlemlerde davacının icazetinin alındığını, özen sorumluluğunu yerine getirdiğini ve her daim şirket menfaatlerini gözettiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin özen sorumluluğunu yerine getirmediğine dair en ufak bir örnek dahi vermediğini, buna dair herhangi bir delile dayanmadığını, dava dilekçesinde davalıya isnat edilen tek şeyin şirket hakkında bilgi alınamadığı olduğunu, davacının gerek kendisi gerekse temsilcileri vasıtası ile her daim müvekkilinden bilgi aldığını, evrak istediğinde ise şirketin muhasebecisinden bu evrakları temin ettiğini, iş bu durumun en bariz örneğinin davacı vekilinin şirkete ait tüm faturaları talep etmesi üzerine faturaların davacının vekiline teslim edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk talebinin yöneticinin azli olduğunu, buna göre davacının şirketle ilgili bilgi verilmediği bilgi alamadığının iddia edildiği, davacının, davalıya gönderdiği noter ihtarında, şirkete ait bilgi ve belgelerin kendisine iletilerek gönderilmesinin istenildiği, anılan bu ihtarın bilgi alma hakkının kullanım usulünü düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesine uygun olmayıp davalının bu hakkın kullanımına engel olduğunun ispat edilemediği, engelleyici fiillerin sürekliliği gibi bir durumun ispat edilemediği, bu hususun tek başına yöneticinin azli sebebi de olamayacağı, davacının somut olarak azil ve sorumluluğa dayalı fiilleri göstermediği, davalının şirketle rekabet halinde olan bir şirketin izinsiz olarak yönetici ortağı olması iddia edilmişse de bu husuta başkaca şirket ortaklığına dair delil sunulmadığı, defter ve kayıtların incelenmesinden başkaca delile dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar verilen celsede mazeret sunduklarını, UYAP'ta dosyanın tekrar bilirkişi incelemesine gönderilmiş bulunduğunun görüldüğünü, ancak celse sonrası tutanak incelendiğinde, dosyanın bilirkişiye gönderilmediği ve karara çıktığının görüldüğünü, karar celsesinde bilirkişi raporuna karşı beyan süresinin dolmadığını, davalı tarafa 30.05.2018 tarihli ihtarname ile şirketin iş, işlem ve hesaplarının bildirilmesi hususunda ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından cevap verilmediğini, yaptıkları araştırmada davalının, şirketin malvarlığında bulunan bazı araçları sattığının öğrenildiğini, araç satış gelirlerinin ne olduğu sorulduğunda şirket borçlarının ödendiğinin beyan edildiğini, somut bilgi ve belge sunulmadığını, davacı tarafın şirket defterleri üzerinde esaslı bir inceleme yapamadığı ve şirketi münferiden temsile yetkili davalı ortağın hesap vermekten kaçındığı için dava açıldığını, zararların tam olarak neler olduğunun bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılabileceğini, ticari defterlerin müvekkili tarafından ibrazının mümkün olmadığını, mahkemece şirkete kayyım atanması talebinin reddedildiğini, delil ibrazı yönünde ticari defterleri elinde bulundurulan tarafın davalı taraf olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı kanun) 220 nci maddesi uyarınca işlem yapılmadığını belirterek mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 31 nci maddesi kapsamında dava dilekçesinin açıklattırılması ve uğranıldığı iddia edilen zararın kim adına tahsilinin talep edildiğinin açık bir şekilde belirtilmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde, şirketin uğradığı zararın yine şirkete ödenmesi ve bu şekilde şirket zararının tazmini ve şirketin kuruluş tarihinden bugüne kadar şirket yönetimi ile ilgili bilgilendirme yapılmadığı, şirketin zarara uğradığına yönelik izlenimlerin bulunmasından dolayı dava açtıklarının beyan edildiğini, şirketin mal varlığında bulunan araçların satıldığının beliritldiği, başka somut bir beyana rastlanılmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 318. maddesine göre tarafların dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek ve ellerinde bulunan delillerini de dilekçeye eklemek ve başka yerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer verilmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafından üst üste mazeret bildirildiği gerekçesiyle mahkemece son oturumda davacı vekilinin mazeret talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından araçların satıldığının beyan edildiği, ancak hangi araçların satıldığının açıkca belirtilmediği, davacının iddialarını somutlaştırmadığı, taraflarca hazırlama ilkesi gereğince iddiasını ispata yönelik delil ibraz edilmediği, iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenlerle davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar verilen son celsede mazeretlerinin haksız olarak kabul edilmediğini, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma süresi dolmadan dosyanın karar çıkarıldığını, davanın ikamesindeki ana gerekçenin yetkili olan şirket müdürü davalının, şirketin kuruluş tarihinden bugüne kadar şirket yönetimiyle ilgili hiçbir şekilde davacı yana bilgilendirme yapmamış olması ve davacının şirketin zarara uğratıldığına yönelik izlenimlerinin bulunması olduğunu, davalı tarafa ihtarname gönderilerek şirketin iş, işlem ve hesaplarının bildirilmesinin istenildiğini, davalınun ihtarnameye cevap vermediğini, davalının şirketin malvarlığında bulunan bazı otomobilleri sattığının öğrenildiğini, bu araç satış gelirlerinin ne olduğu sorulduğunda ise genel bir beyan ile şirket borçlarının ödendiğinin beyan edildiğini, şirketi münferiden temsile yetkili davalı hesap vermekten kaçındığı için dava açıldığını, zararın tam olarak neler olduğunun ancak detaylı bir bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılabileceğini, delil ibrazı yönünde ticari defterleri elinde bulunduranın davalı olduğunu, ticari defterlerin müvekkil tarafından ibrazının mümkün bulunmadığını, ancak bir klasör fatura teslim alınabildiğini, ticari defterlerin sunulması ve incelenmesi söz konusu olsaydı karşılaştırmalı inceleme için bu faturaların da sunulabileceğini, ancak asıl incelenmesi gereken defterlerin dosyaya sunulmadığını, ticari defterlerin sunulması hususunda 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi uyarınca işlem yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirkette yöneticinin azli ve kayyum atanması ile özen ve bağlılık yükümlülüğü rekabet yasağı hükümlerine aykırılık nedeni ile şirketin uğradığı zararın tespiti ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 626, 636 ncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim