Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5723

Karar No

2024/3141

Karar Tarihi

22 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/611 E., 2023/170 K.

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İth. İhr. ve Demir Çelik San. Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında düzenlenen sözleşmeyi davalıların kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı 13.02.2006 tarihli sözleşmedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığını, borcun ödendiğini ve kefaletlerin sona erdiğini belirterek, davanın reddini ve %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 03.07.2017 tarih, 2017/219 E. ve 2017/583 K. sayılı kararı kefil olan davalıların kefalet limitleri dikkate alınarak borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 12.12.2016 tarih, 2016/9160 E. ve 2016/15660 K. sayılı kararıyla mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verildiği, banka kayıt ve belgelerinin mahallinde incelenmediği, davalıların uyuşmazlık konusu kredi borcunun başka kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığından bu durumun net olarak tespit edilemediği, icra takibine konu kredi borcunun davalıların imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna bağlı olarak icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının tespiti için yerinde inceleme ile konusunda uzman bankacı bilirkişiden rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, davalıların itirazlarını karşılamayan rapor sonucuna göre yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.03.2023 tarih, 2021/611 E. ve 2023/170 K. sayılı kararı ile 07.10.2010 tarihli 500.000,00 TL limitli GKS'nin dava dışı ... ile davalı ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, 13.02.2006 tarihli 250.000,00 TL limitli GKS'nin dava dışı ...,.... ile davalı ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olduğu, davacılar tarafından imzalanan 13.02.2006 tarihli 250.000,00 TL limitli ve 07.10.2016 tarihli 500.000,00 TL limitli GKS'lerin kefalete ilişkin düzenlemelerinde, 13.07.2012 tarihli 1.000.000,00 TL limitli GKS'ye bir atıf yapılmadığının belirlendiği, davacıların 13.07.2012 tarihli sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamadığı, bu haliyle davacıların sonraki tarihli GKS'lerin imzalanmasından sonra kullandırılan kredi borçlarından sorumlu tutulamayacakları, buna göre de davalı ...'un takip konusu borçlardan sorumlu olmayacağı, hakkındaki takibin ve işbu davanın yerinde olmadığı, davalı ...'nın ise 13.07.2012 tarihli GKS'nin imzalanmasından önce kullandırılan 7855183 nolu kredi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, bu kredinin çeke istinaden kullandırıldığı, davalılar vekilinin bu gerekçe ile davalı ...'in de sorumlu olmayacağını ileri sürdüğü, çek sunularak kredi kullandırılmış ise de kredinin dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğu, davalı ...'in bu GKS'den dolayı kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, davalılar vekilinin bu yöndeki beyanlarının yerinde olmadığı, takip tarihi itibarı ile ...'nın sorumluluğunun, takip tarihi itibarı ile 93.197,51 TL asıl + (214,48 + 2.619,74=) 2.834,22 TL faiz + (10,72 +130,99 =) 141,71 BSMV olmak üzere = 96.173,44 TL olarak hesaplandığı ve bu davalı yönünden takibin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile bu davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin 2013/6798 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 93.197,51 TL asıl alacak, 2.834,22 TL işlemiş faiz, 141,71 TL BSMV olmak üzere toplam 96.173,44 TL üzerinden devamına, 93.197,51 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yıllık % 18 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, belirlenen toplam alacak miktarının %20'si olan 19.234,68 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla talebin reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların kefalet sorumluluğunun sona erdiğine dair belge sunamadığını, bilirkişi 2012 tarihli GKS sonrasında kullanılan kredilerle davalıların kefaletin ilişkilendirilmesinin zor olduğunu belirtmişse de belirsiz bir ifade kullanıldığını, yeni GKS imzalanmasının öncekileri geçersiz hale getirmediğini, bankanın tüm sözleşmelere dayalı olarak kredi kullandırdığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in 07.10.2010 tarihli sözleşmedeki kefaleti ile kredi arasında illiyet bağı kurulmasının hatalı olduğunu, kredi borcunun bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı kefiller hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı ...Ş. (temlik alan) harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim