Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6881
2024/3114
22 Nisan 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1407 Esas, 2022/1561 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/193 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sünnet külotu tasarımı olduğunu, mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı dosyasının 11.04.2018 tarihli kararı ile karşı tarafın Rabır Sünnet Külotu/ Orjinal Medikal markalı sünnet külotunun, 2003/03747 no.lu sünnet külotu tasarımının müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ettiğinin tespit edilip ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararının tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamını talep ettiklerini, davalının üretim ve satış yaptığı sünnet külotu ve kalıpları tasarım haklarının ihlali olduğunu, yargılama sonunda tasarıma tecavüzün durdurulması kararı ile sünnet külotu üretiminde kullanılan kalıplara bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarına bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarının reklam ve tanıtımını içeren katalog ve basılı evraklara bulundukları yerlerde el konularak imhasını, sünnet külotlarının ve üretiminde kullanılan kalıbın ihracatının engellenmesine, tecavüz kararının masrafı davalılardan alınarak ülke çapında ilanını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/94 D.iş tespit giderleri ile tedbir uygulama giderlerinin davalıya yükletilmesini, tespit ve tedbir için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarımı sünnet külotu davalı tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve ayırt edicilik unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasında tamamen eksik incelemeye dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradığını, haksız olarak ikame edilmiş bu dava kapsamında öncelikle müvekkili hakkında verilmiş olan tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasarımlarının davacı ürünleri ile benzer oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya ait 2003/03747 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu davalı ürünlerine bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları koşuluyla kalıpların ihracatının men'ine, masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar 60.000,00 TL teminat mukabilinde, davalıya ait tecavüz oluşturan ürünlerine ve bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak yediemine teslimine, 1 haftalık yasal süre içerisinde nakdi teminat veya aynı miktarda muteber banka teminat mektubu ibraz edildiğinde tedbirin uygulanmasına, 1 hafta içerisinde tedbir infaz edilmediği takdirde kendiliğinde kalkmış sayılmasına, infaz için Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün yetkili ve görevli kılınmasına, infazda bir tasarım bilirkişisinin hazır bulundurulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin rapora karşı itirazları dikkate almadığını, raporun hükme elverişli olmadığını, raporda tasarımcının seçenek özgürlüğü olduğu yönündeki görüşü kabul etmediklerini, ürünün tabi olduğu mevzuat gereği içermek zorunda kaldığı çeşitli özellikler ve ürünün teknik işlevinin getirdiği kısıtlamaların tasarımın seçenek özgürlüğünde dikkate alınacağını, sünnet külodu tasarımlarının teknik işleve konu olan tasarım çeşitleri olduğunu, raporda google arama motorundaki bir takım görsellere yer verilmiş ise de tasarımların çoğunun birbirine benzeyen ürünlerden oluştuğunu, sebebinin ise teknik işlev görme zorunluluğundan kaynaklandığını, seçenek özgürlüğünün dar yorumlanması gerektiğini, kullanan kişinin doğrudan sağlığına etki edecek olması nedeni ile tasarımın geliştirilmesinde yasal standartların dikkate alınması gerektiğini, raporda tasarımların benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının dikkat ve özeni dikkate alındığında davacı tarafın tasarımı ile davalının tasarımı arasında benzerlik olduğu, tasarımdan kaynaklı hakların ihlal edildiği yönünde görüşün yerinde olmadığını, SMK 56 maddesi gereğince tasarımın yenilik ve ayırt ediclik unusurları mevcut olması halinde koruanabileceğini, rapordaki karşılaştırma metodunun SMK 56 md anlamında yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, teknik zorunluluk arz eden unsurların benzerlik karşılaştırmasında göz ardı edilmesi gerektiğini, teknik işlevsel unsurlardaki benzerlikelrin Tüzük 6 ncı madde ve 10 uncu madde yönünden önceki tasarım için hak ihlali yaratmayacağının açık olduğunu, sünnet külodu tasarımının ön kısmındaki koruyucu kapak bölümün bilirkişi itarafından belirlenen elipsoid formda olması ve yukarı bölümündeki dönüş formunu içermesinin teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve bu bölümün elipsoid/damla şeklinde olmasının ürüne yenilik katmayan harcı alem bir özellik olduğunu, yıllardır piyasada herkes tarafından kullanıldığını, tecavüz koşulalrının gerçekleşmediğini, bir tasarımda değişiklie gidilerek meydana getirilen sonraki tasarımın genel görünümü esaslı şekilde öncekinden farklı ise sonraki tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının kabul edileceğini, 6769 sayılı SMK 81 inci maddeye göre somut olayda ayniyet veya genel görünüm yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını, tecavüz ve tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda davacıya ait tasarım ile davalının ürünün bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklar olmadığı, tekstil giyim böümünün benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, kabu bölümünün her ikisinin de benzer olup damla şeklinde yarım elipsoid formda olduğu, her iki tasarımın benzer biçim oran doku ve plastik malzemede olduğu, pansuman bölgesi koruyucu kabuk bölümü üzeri hava deliklerinin her iki tasarımda dik şekilde ürünün merkez dik aksında, tek sıra dizili şekilde olduğu, delik çaplarının benzer oranda olduğu, tasarımların benzer algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğünün olduğu tespit edilmiş olmakla endüstri tasarımcısı bilirkişinin yer aldığı her iki rapor aynı doğrultuda olup Dairemizce de yeterli ve hükme elverişli görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27