Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5854
2024/3113
22 Nisan 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1075 Esas, 2023/879 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı Tasarımevi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski ortağı olan...'ın şirket hisselerini hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, bu nedenle şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı hâlde eski tarihli olarak davacı şirketin temsilcisi ve müdürüymüş gibi düzenlenen senetleri kefil olarak imzaladığını, bu şekilde tanzim edilen ve takibe konu edilen 30.03.2013 tanzim tarihli olarak düzenlenen 28.07.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli ve yine 30.03.2013 tanzim tarihli olarak düzenlenen 03.08.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli senetlerin gerçek borç senedi olmadığını ve dolandırma kastıyla sahte olarak tanzim edildiğini belirterek takibe konu bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... Ltd. Şti. (...) vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin, borçlu diğer davalı şirketten 30.03.2013 tanzim tarihli, 400.000,00 TL tutarlı iki senetten dolayı alacağının bulunduğunu, senet üzerinde imzası bulunan...'ın senetlerin düzenleme tarihi 30.03.2013 tarihi itibariyle davacıyı temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, davacının da bunu kabul ettiğini, senetler üzerindeki davacı şirket adına... tarafından atılan imzanın aval sıfatı ile atıldığını, davalı şirket ile senet borçlusu ... Mim. Dek. İnş. San.Tic. Ltd. Şti. (....) arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki olduğunu, senetlerin borca karşılık alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2014/732 E., 2018/643 K. sayılı kararıyla; davalı ...'un diğer davalı Tasarımevi ile ticari ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkinin, 31.01.2013 tarihinde başladığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle davalı ...'un diğer davalı....'nden 761.300,00 TL alacaklı bulunduğu, bu iki şirket arasındaki ticari kayıtlara göre esasen bu davalılar arasında bir ticari ilişkiden ziyade para alışverişi olduğu, zira, davalı ... tarafından diğer davalı ....'ne 2 adet toplam 92.214,30 TL tutarında fatura ile satış ve davalı Tasarımevi'nden 1 adet 90.860,00 TL tutarında fatura ile alış yaptığı, buna karşılık davalı ...'un, diğer davalı Tasarımevi'nden 761.000,00 TL gibi yüksek bir alacağının bulunduğu, ....'ın aynı zamanda davalı Tasarımevi'nin müdürü, temsil ve ilzama yetkilisi olduğu, davaya konu senetlerin davalı ...'un ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, diğer davalı Tasarımevi'nin ise ticari defterlerini incelenmek üzere dosyaya sunmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalı ve ... ile ticari ilişkisinin bulunduğuna dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı ve dava konusu senetlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin, ortaklık pay defterinin incelenmesinde senetler üzerinde imzası bulunan...'ın şirketin ortağı olduğu ve 31.05.2013 tarihinde hisselerin tamamının dava dışı ....'e devredildiği, kural olarak bononun illetten mücerret borç ikrarı, avalin de bir poliçe/bono borcunun ticari senetler hukukuna göre tekeffül edilmesi olduğu, aval verenin, kimin için taahhüt altına girmişse tıpkı onun gibi mesul olacağı, başka deyimle lehine aval verilen kimse hangi şartlar altında mesul olursa aval verenin de aynı şartlar altında mesul olacağı, davalı ... Ltd. Şti. senetlerin diğer davalı şirketle ticari ilişkiden doğan 761.300,00 TL alacak nedeniyle alındığına dair savunması ile nakden kaydı içeren bonoların düzenlenme nedenini değiştirdiği, bu durumda davalı şirketler arasındaki temel borç ilişkine bağlı ticari ilişkinin niteliği ve bu ilişkiden doğan alacaklılık ve borçluluk durumuna göre, dava konusu bonoların düzenlendiği tarih itibariyle davalı ... ... Ltd. Şti.'nin diğer davalıdan ticari defter kayıtlarına göre 1.354,30 TL alacaklı bulunduğu, 31.12.2013 tarihi itibariyle davalı ...'un diğer davalı Tasarımevi'nden 761.300,00 TL alacağın temel ilişkiye dayalı kaynağı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddeleri uyarınca belgesinin bulunmadığı gibi davaya konu senetlerin, davalı ...'un ticari defterlerinde de kayıtlı bulunmadığından mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki genel hukuk kuralına göre davacı tarafından dava dışı... tarafından davacı şirketin ortaklığı ve müdürlüğünden ayrılmadan önce aval şerhinin verildiğinin noter veya yetkili memur tarafından tasdiki veyahut imza edenlerden birinin vefatı veya imza atma yeteneğinin kaybolması gibi maddi bir olayın vukuu veyahut senetlerin resmi bir işleme esas alınması durumunda gibi bir durumun da bulunmaması ve tüm dosya kapsamı ile emarelere müstenit/dayalı olarak dava konusu senetlerdeki aval şerhinin dava dışı... tarafından davacı şirketin ortaklığı ve müdürlüğünden ayrıldıktan sonra yazıldığı/verildiği ve bu durumun da davalı ... tarafından da bilindiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda davalı ... diğer davalıdan 1.354,30 TL alacaklı bulunduğundan dava konusu senetlerden dolayı davacının 798.645,70 TL (800.000,00 TL 1.354,30 TL) davalıya borçlu olmadığı, bu nedenlerle davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davacı tarafından, davalı Tasarım aleyhine açılan davanın 19.10.2016 tarihli oturumuna davacı vekilinin katılmadığı ve yasal süresi içerisinde bu davalı yönünden davanın yenilenmediği de dikkate alınarak HMK 150 (1) ve (5). maddeleri uyarınca bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı tarafından, davalı Ses Kom Teknoloji Ürünleri Pazarlama ve Turizm Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2013/28029 sayılı takip dosyasında takip konusu yapılan, 30.03.2013 tanzim tarihli, 28.07.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bono ve 30.03.2013 tanzim tarihli, 03.08.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bonodan dolayı [800.000,00 TL 1.354,30 TL=] 798.645,70 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları bulunmadığından İİK'nun 72/5.maddesi uyarınca davacı yanın %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/1124 E., 2021/395 K. sayılı kararıyla; dava konusu senetler bono niteliğinde olup kambiyo vasfı taşıdığı, bono borçlusunun tüzel kişi olması hâlinde, yetki belgesinde şirketi temsile yetkili şahısların bonoyu imzalamış olması ve usulünce kaşe basılmış olması durumunda bonodan doğan sorumluluğun doğrudan doğruya temsil edilen tüzel kişiye ait olacağı, yetkisiz imza hâlinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678 inci maddesi, “Temsileyetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.” şeklinde olup takibe dayanak bonoları imzalayan dava dışı...'ın aynı zamanda bononun düzenlenme tarihinde davacı aval veren şirketin yetkili temsilcisi olduğunun anlaşıldığı, zira 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 453 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ticari vekil, açık yetki verilmedikçe kambiyo taahhütlerinde bulunamayacağı hâlde aynı Kanun'un 450 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ticari mümessil, iyi niyetli 3. kişilere karşı müessese sahibi hesabına kambiyo taahhütlerinde bulunma yetkisine haiz sayılacağından...'ın ticari mümessil olduğunun kabulü gerekeceği, davalı şirketin kötü niyetinin ispatlanamaması sebebiyle söz konusu bono nedeniyle davacı borçlu şirketin sorumlu olduğu, bu sebeple davanın reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hukukun olaya uygulanmasında hata edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın davalı ... yönünden reddine, davacı tarafından davalı Tasarımevi aleyhine açılan davanın 19.10.2016 tarihli oturumuna davacı vekilinin katılmadığı ve yasal süresi içerisinde bu davalı yönünden davanın yenilenmediği de dikkate alınarak 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince işbu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 23.01.2023 tarih, 2021/4421 E. ve 2023/454 K. sayılı kararıyla dava konusu bonoların, davacı şirketin yetkili temsilcisi olan ve aynı zamanda keşideci şirketin de temsilcisi ve ortağı durumundaki... tarafından davalı ... lehine davalı Tasarımevi keşideci temsilcisi olduğu şirketin avalist olduğu bonolar olduğu, davalı Tasarımevi yetkilisi...'ın aval ve keşide tarihinde davacı şirketi temsile yetkili ise de, kendisinin hakim ortağı olduğu şirketin keşideci olduğu bonolarda davacı şirketi avalist olarak göstermesinin, davacı şirket yönünden temsil yetkisinin kötüye kullanılması olup bu nedenle aval işleminin geçersiz olduğu,davacı şirketin dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının anlaşıldığı, temsilcinin izinsiz olarak yaptığı işlemin sakat bir işlem olduğu, bu işlemin temsil olunanı bağlamayacağı, özenli bir temsilcinin, iyi niyet ve sadakat borcu gereği temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlemin kural olarak temsil görevinin dışında kalacağı (... Anonim Şirketlerde Şirketle İşlem Yapma Yasağı ve Çifte Temsil, Ankara, 2005, s. 67 78 228), bu nedenle Mahkemece, davalı keşideci Tasarımevi Tasarım Mimarlık ... Ltd. Şti.’nin dava konusu bonoları, bu şirketin hakim ortağı...’ın aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olduğu dönemde keşide etmesi ve şirket adına attığı aval imzasının 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı ve 629 uncu maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması üzerinde durulup temsilciye verilmiş bir iznin olup olmadığı hususu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetlerin tanzim tarihinin 30.03.2013 olduğu, ....'ın bu tarihten sonra 31.05.2013 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örnekleri ve Ticaret Sicil kaydından, senetlerin tanzim tarihinde...'ın senetlerin asıl borçlusu olan davalı Tasarımevi'nin de ortağı ve münferiden yetkili temsilcisi olduğunun anlaşıldığı, .....'ın davacı şirketi temsil yetkisinin bulunduğu dönemde, ortağı ve yetkilisi olduğu diğer davalı Tasarımevi'ne aval veren sıfatıyla iki adet borç senedi düzenlediği, senetlerin aval veren sıfatıyla imzalanması için temsilciye izin verilmediği, davalının temsilci olduğu dönemde davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda temsilcinin, ortağı ve yetkilisi olduğu başka bir şirket lehine ve temsil ettiği davacı şirket aleyhine/zararına yaptığı işlemlerin, TTK 626. madde gereğince şirket temsilcisinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, yetkinin kötüye kullanılması ve temsil yetkisinin aşılması suretiyle yapılmış olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2021 tarihli 2020/5995 E., 2021/3833 K. sayılı kararı, 25.05.2022 tarihli 2020/8334 E., 2022/4052 K. sayılı kararı) İlk Derece Mahkemesince davalı ... Ltd. Şti. Yönünden (usuli kazanılmış haklar korunarak) davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, istinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla mahkeme kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak istinaf başvurusu bulunmayan diğer davalı Tasarım hakkında verilen hükmün aynen tekrarına karar verilmiş, davalı Tasarım yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı Ses Kom yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2013/28029 sayılı takip dosyasında takip konusu yapılan 30.03.2013 tanzim tarihli, 28.07.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bono ve 30.03.2013 tanzim tarihli, 03.08.2013 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bonodan dolayı [800.000,00 TL 1.354,30 TL=] 798.645,70 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları bulunmadığından İİK'nun 72/5.maddesi uyarınca davacı yanın %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket adına aval veren olarak senede imza atan...'ın ilgili tarihlerde şirket yetkili olduğunun açık olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, bononun ticari defterde yer almamasının bonodan dolayı alacak bulunmadığı sonucunu doğurmayacağını, davacı şirketin işbu davada avalist olduğunu, temsile yetkili olanların üçüncü kişilerle yapacağı işlemlerin şirketi bağlayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27