Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7031
2024/3108
22 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1212 Esas, 2022/1200 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/836 E., 2022/375 K
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete konsantre demir cevheri satıldığı ve teslim edildiğini, satılan mala karşılık 20.08.2020 tarihinde fatura kesildiğini ve faturanın teslim edildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının zamanaşımı ve borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili hakkında başlattığı icra takibinde borcun dayanağı olarak gösterdiği 28.08.2020 tarih ve ANK000000015 nolu 290.900,60 TL bedelli faturanın dava dışı İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. adına tanzim edildiğini, "890000014150'' nolu parti konsantre demir cevherinin satış bedeli olan 290.900,60 TL'ye ilişkin olduğunu, bu nedenle takip ve davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın incelenmesinde faturanın davalı şirket adına düzenlenmeyip, dava dışı İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. adına düzenlendiği, her ne kadar davalı cevap dilekçesinin sunulmasından sonra takibe dayanak faturanın İskenderun Demir Çelik A.Ş.'ye ödenen tazminat olduğu, bu tazminatın davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmemesinden kaynaklandığını ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinde açıkça müvekkili şirket tarafından davalı şirkete konsantre demir cevheri satılıp teslim edilmesi nedeniyle kesilen faturanın ödenmemesi üzerine dava konusu icra takibinin başlatıldığını bildirdiği, davacının bu beyanı ile bağlı olduğu gibi eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle alacağın sebebini değiştirmesinin de mümkün olmadığı ve takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere de dayanamayacağı, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişinin, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişi olduğu, eldeki davada icra takibine konu faturanın borçlusunun davalı şirket olmadığı gerekçesiyle borçlu sıfatına sahip olmayan davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı Şirket hakkında Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2021/11070 E. sayılı dosyası ile başlatılan 290.900,60 TL bedelli fatura dava dışı İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. adına tanzim edilmiş ise de; taraflar arasında yapılmış olan ve dava dosyası içerisine sunulan sözleşmeden anlaşılacağı üzere takibe konulan fatura bedeli dava dışı İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından ödenmediğini, İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. zenginleştirilmiş konsantre demir cevherinin vasıflarına uygun olmadığı iddiasıyla fatura bedelinin ödenmediği, müvekkiline 400.000,00 TL’ye yakın ceza kesildiğini, davanın esasına girilerek müvekkilinin zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesini ve buna göre karar verilmesi gerektiğini, bu hususa riayet edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 ve takip eden maddelerinin gayet açık olduğunu, davacının dava dilekçesinin bir defa değiştirme hakkına sahip bulunduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak işin esasına girişilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu alacağın faturaya dayalı satım sözleşmesinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de, davacı vekilinin 21.02.2022 tarihli dilekçesinde takibe dayanak faturanın İskenderun Demir Çelik A.Ş.'ye ödenen tazminat olduğunu belirterek bu tutarın tahsili için icra takibine giriştiklerini ileri sürdüğü, bu şekilde takip talebindeki borcun sebebini (konusunu) değiştirdiği, 23.05.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı vekilinin eldeki davanın itirazın iptali davası olduğunu, dava dilekçesini tekrar ettiklerini belirttikten sonra, davanın satım sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkin olduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin de davacının dava dilekçesinde faturaya dayandığını, davanın genişletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, bahsedilen icra müdürlüğündeki alacağın fatura alacaklarına dayandığını ve fatura ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığı davanın tazminat ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını bildirdiği, itirazın iptali talepli açılan eldeki davanın genişletilerek başka bir dava olarak yürütülmesi mümkün olmadığı gibi, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunda takip sebebinin değiştirilmesi imkânı da bulunmadığı, kaldı ki duruşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun 141/1. maddesine göre davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddialarını genişletebileceği veyahut değiştirebileceği, ön inceleme duruşmasına ise taraflardan birinin mazeretsiz olarak gelmemesi durumunda gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilip değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise iddia veya savunma genişletilemeyeceği veya değiştirilemeyeceğinin de belirtildiği, somut olayda davacı vekilince ön inceleme duruşmasında eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu ve dava dilekçesinin tekrar edildiği belirtilmiş ise de, davacı vekilinin tahkikat aşamasına geçilmeden evvelde cevaba cevap dilekçesi ile tazminat alacağının tahsili için icra takibine girişildiği ve davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle dava dışı İskenderun Demir Çelik A.Ş.'ye yapılan ödemenin rücu’an tahsili nedeniyle 28.08.20220 tarihli faturaya dayandıklarına dair beyanlarının iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında kaldığının açık olduğu, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu faturada davalının sıfatının bulunmaması gözetilerek pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar dava konusu faturanın dava dışı İskenderun Demir adına düzenlenmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmeden anlaşılacağı üzere müvekkil tarafından takibe konulan fatura bedelinin zenginleştirilmiş konsantre demir cevherinin vasıflarına uygun olmadığı gerekçesi ile İskenderun Demir tarafından ödenmediğini, müvekkil şirkete 400.000,00 TL'ye yakın ceza kesildiğini, sözleşme gereğince vasıflara uygun olması gerektiğini, oysaki davalı şirket tarafından açıklanan hususun yerine getirilmediğinden davanın esasına girilerek müvekkilin zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Kanun'un 119 ve devamı maddeleri uyarınca davacının dava dilekçesini bir defaya mahsus değiştirme hakkı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satım sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27