Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6325

Karar No

2024/3046

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1203 Esas, 2022/621 Karar

HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/23 E., 2019/487 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış ... International Inc’ın (PMI) bağlı şirketi olduğunu, PMI’nın kendisi ve/veya bağlı şirketleri, lisansörleriyle yüksek kaliteli tütün ve ilgili ürünlerin imalat, pazarlama, dağıtım, satışında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise tütün ile ilgisiz özellikle uydu antenlerinin satış ve pazarlaması alanında faaliyetinin bulunduğunu, müvekkilinin “...” markasını en eskisi 1984 yılında Japonya’da olmak üzere bir çok ülkede tescil ettirdiğini, Türkiye’de 2004/13750, 2011/25680, 2011/32549, 2014/43680 sayılı ... ibaresini içeren tescillerinin bulunduğunu, aslen anılan markada 34. sınıftaki önceliğin bugün geçerli olmayan 107663 sayılı ... markası ile 1988 yılına, yani davalı şirketten önceye dayandığını, taraflar arasında davalı şirketin müvekkilinin 107663 sayılı ... markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açtığı 2010 yılına dayanan bir ihtilaf bulunduğunu, mahkemece anılan markanın hükümsüz kılındığını, ancak müvekkilinin işareti diğer ülkelerde kullandığını, Türkiye’de piyasaya sunmayı arzuladığını, bu amaçla 34. sınıfta tescil için başvurduğunu, davalı şirketin işareti tütün ürünlerinde kullanmak gibi bir niyeti olmadığı halde bu başvurulara itiraz ettiğini, davalı şirketin 2004/13750 sayılı müvekkili markasına karşı açtığı kullanmama ve benzerliğe dayalı davasında 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesine dayalı talep kabul edilmişse de 42 nci maddesine dayalı istemin reddedildiğini, müvekkilinin de davalı şirkete karşı ... ibareli bir kısım markalarının 14. ve 34. sınıftaki bir kısım emtialar yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açtığını, Mahkemece ciddi kullanımın ispatlanamadığının bildirildiğini, ancak 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali üzerine davanın reddedildiğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/284 E., 2016/52 K. sayılı kararı ile Mahkemenin müvekkilinin 34. sınıfta ... markası için müktesep hak sahibi olduğuna karar verdiğini, YİDK’in davalı şirketin 2015/88279 sayılı marka başvurusuna müvekkilinin itirazını reddederken kararda ve gerekçesinde hataya düştüğünü, kararın aksine davalının başvuruyu kötü niyetle dosyaladığına dair çok faktör bulunduğunu, Kurulun ileri sürmedikleri bir argümana göre karar verdiğini, ileri sürdüklerini ise gözden kaçırdığını, davalı şirketin tütün sektöründe faaliyet göstermediğini, müvekkilinin davalı şirket aleyhine kullanmama nedeniyle iptal davası açtığı markalar ve mallarla birebir aynı marka başvurularının sicili işgal ederek samimi menfaatleri olan kişilerin benzer bir markayı tescilini ve kullanımını engellemeyi amaçladığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2017 M 9983 sayılı kararının iptalini, 2015/88279 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin başvurusunun sadece ... ibaresinden değil ...&... ibaresinden oluştuğunu, davacının ise sadece ... ibareli 34. sınıf tescilinin olduğunu, markanın Yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevlerine aykırı amaçlarla yapılmış bir başvuru niteliği taşıdığı yönünde yeterli delil sunulamadığını, kötü niyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının marka tescillerinin mahkemelerce defaatle hükümsüz kılındığını, müvekkili markasının tanınmışlık vasfını taşıdığını, ... ibareli 34. sınıftaki markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı şirket adına 34. sınıfı da içeren ... unsurlu markanın bulunduğunu, çekişmeli hizmetlerde müvekkilinin tescilinin 2006 yılına dayandığını, bilahare ... ibareli markaların 34. sınıfta tescilinin sağlandığını, kazanılmış hakkın açıkça göründüğünü, davacının dayanak markalarının çok önceleri hükümsüz kaldığını, dayanak gösterilen 107663 sayılı markanın 03.01.2013 tarihinde kesinleşen kararla kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığını, taraflar arasındaki davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının itirazlarının kötü niyet taşıdığını, davacının ... markasını hiçbir şekilde kullanmadığını, marka yedeklemek saikiyle hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/88279 numaralı ...&... ibareli marka başvuru kapsamının; “34. sınıf: Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletler, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar. Kibritler.” olduğu, davacının 13.10.2015 tarihinde, davalı şirket adına tescilli 2006/24956 ve 2006/43853 sayılı markaların 34. sınıftaki tüm mallar bakımından kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemiyle dava açtığı, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/190 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davalının 2006/24956 ve 2006/43853 sayılı markaları 34. sınıftaki tüm mallarda kullanmadığının belirlendiği, anılan dosyada 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi iptal edilmekle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karar gerekçesinin “ispat yükü üzerinde olan davalının, dava tarihinden geriye doğu 5 yıllık sürede marka iptali istenen sınıf ve alt sınıfta ciddi kullanımı ispat edemediği anlaşılmakla, dava tarihinde davacının haklı olduğunu, ön inceleme duruşmasından sonra konusuz kalan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm tesis edildiği, davalının 2006/24956 ve 2006/43853 sayılı ... markalarına karşı hükümsüzlük davası açılmasından (13.10.2015) sadece 20 gün sonra 02.11.2015 tarihinde, dava konusu marka başvurusunda bulunduğu, bu yolla olası bir hükümsüzlük/ iptal kararını etkisiz kılmaya çalıştığı, hem yargı kararını etkisiz kılıp, 34. sınıftaki tescilini sürdürmeyi planladığı, hem de kullanmadığı ve kullanma iradesi göstermediği bir sınıfta marka tescil ettirerek, markasına çok geniş bir sanal koruma sağlamakta ve üçüncü kişilerin bu sınıftaki tescillerine mani olduğu, davalının, fiilen kullanmadığı ve hayatın olağan akışı gereği kullanmayacağı mallarda, “...&...” markasını tescil ettirmekle ...&... markasının üçüncü kişilerce farklı sektörlerde dahi kullanılmasını engellemeyi, koruma kapsamını marka hukukunun amaç ve ilkelerine aykırı biçimde genişletmeyi amaçladığı, kötü niyetin başvuru aşamasında arandığı, açılan hükümsüzlük davası daha sonra Yasa iptali nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde sonuçlanmışsa da bu kararın dava konusu başvuru aşamasında başvuru sahibinin kötü niyetini ortadan kaldırmayacağı, dava konusu başvurunun başvuru aşamasında kötü niyet içerdiği, açılan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmayı amaçladığı, mahkemenin olası hükümsüzlük kararını uygulanmaz hale getirmek niyetiyle yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2017 M 9983 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/88279 sayılı “...&...” ibareli markanın 34. sınıf yönünden kötü niyet nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek derecede benzer markalar olmakla birlikte, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddianın tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacağını, başvurunun kötü niyetle gerçekleştirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın mevsimsiz açıldığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, ... ibareli markaların 34. sınıfta gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu sınıfta tescilli aynı ibareyi içeren markalarının bulunduğunu, davacının hukuki zeminde yaşayan bir markasının kalmadığını, dayanak markalarının hükümsüz kılındığını, dayanak hiçbir markası bulunmayan davacının kötü niyetle işbu davayı açtığını, taraflar arasındaki davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, kullanılmayan markaların müktesep hak teşkil etmeyeceğinin taraflar arasındaki görülen davaya ilişkin Yargıtay kararında belirtildiğini, ... markası üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğuna dair kabulün hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin değil davacının kötü niyetli olduğunun sübuta erdiğini, yaşamayan markalar üzerinden öncelik hakkı ileri sürülemeyeceğini, davacının markayı hiçbir surette kullanmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kötü niyete ilişkin başka bir emare ve delil olmaksızın, salt kullanmama nedeniyle marka iptali davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu, başvurunun kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davalı markaları aleyhine açılan iptal davasında, 556 sayılı KHK'nın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda, anılan davanın kötü niyet iddiaları bakımından dikkate alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesinin bir diğer kötü niyet gerekçesinin ise davalı Şirketin kullanmadığı ve kullanma iradesi göstermediği bir markayı tescil ettirerek markasına çok geniş bir sanal koruma sağlamayı ve üçüncü kişilerin bu sınıftaki tescillerine engel olmayı amaçladığının kabul edilmesi olduğu, uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK döneminde, marka başvurusu yapılması için markanın kullanılmasının aranmadığı, davalı Şirketin markayı kullanmaması bir kötü niyet gerekçesi olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan, davalı Şirket adına zaten 34. sınıfta tescilli ve dava konusu başvurunun da asli unsurunu oluşturan “...” ibareli hukuken geçerli markaların bulunduğu, dolayısıyla, davalının 34. sınıfta dava konusu başvuruyu tescil ettirmesinin kendisine önceki markalarının sağladığı korumadan daha geniş bir koruma sağlamayacağı, dava konusu başvurunun amacının, üçüncü kişilerin tescillerine engel olmak kabulünün de yerinde görülmediği, nitekim davalı şirketin adına tescilli önceki tarihli 2006/43853 ve 2006/24956 sayılı markalarına dayalı olarak, davacının marka başvurularına engel olduğu, Bunun dışında, önemle belirtmek gerekir ki, davacınınTürkiye'de tescilli 34. sınıftaki “...” ibareli markalarının davalı Şirketin açtığı dava sonucunda kullanmama nedeniyle iptal edilip kesinleştiği, mevcut halde davacının Türkiye'de 34. sınıfta tescilli bir markası bulunmamakta iken davalı adına ise bu sınıfta tescilli markalar olduğu, dava konusu marka başvurunun kötü niyetli olduğuna dair başka bir iddia ve ispat da bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada davalı şirketin kötü niyetinin açıkça ortada olduğunu, elektronik sektöründe faaliyet gösteren davalının kullanmayacağı ve kullanmadığı tütün ürünleri için başvuruyu dosyaladığını, dava konusu markayı yedeklediğini, davalının tütün sektörü ile hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin 34. sınıfta birebir aynı malları kapsayan ve dava konusu “...&...” markası ile birebir aynı olan 2006/43853 sayılı tescil aleyhine dava konusu başvuru tarihinden önce kullanmamadan dolayı iptal davası açtığını, o dosyada Mahkemenin davalı şirketin dava konusu markalar bakımından dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede marka iptali istenen sınıf ve alt sınıfta ciddi kullanımı ispat edemediğini belirttiğini, teknik bir sebepten, 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden davayı reddettiğini, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu, önceki tescilinin kullanmamadan dolayı iptal edileceğini düşünerek, yedeklemek niyeti ile dosyaladığını, amacının dava konusu markayı kullanmak değil, başkalarının kullanmasını ve böylece pazara girmesini engellemek olduğunu, Yüksek Mahkeme kararlarından da anlaşıldığı üzere, aleyhine açılan iptal davası akabinde yapılan yeni başvurunun, mahkeme kararını etkisiz kılmak amacıyla yapılmış olacağı nedeni ile kötü niyetli olarak yapıldığının halihazırda ve halen Yüksek Daire tarafından benimsendiğini, tescillerinin iptal olacağını anlayan davalının bu markalar için hemen iki yeni başvuru yaptığını, sicili işgal ederek samimi menfaatleri olan kişilerin benzer bir markayı tescilini ve kullanımını engellemeyi amaçladığını, YİDK’nın dava konusu kararının kendi mevcut kararları ile çeliştiğini, uluslararası marka hukukunda da kabul edildiği üzere “kanuna karşı hile” ya da “yasayı dolanma” şeklinde nitelendirilen, kullanma yükümlülüğünden veya hükümsüzlük yaptırımından kaçınmak amacıyla yapılan kötü niyetli marka başvurularının tesciline izin verilemeyeceğini, müvekkilinin ... markasının 1988 senesinden beri haklı, gerçek ve tescilli sahibi olmasına rağmen davalı şirketin bu başvurulara itiraz ettiğini, kendisinin bu markayı tütün ürünleri üzerinde kullanmak yönünde hiçbir gerçek ilgisi veya niyeti olmamasına rağmen müvekkilinin bu marka üzerindeki gerçek ve hakiki haklarından mahrum etmek için birçok anlamsız girişimde bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptürkpatenttemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim