Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7324
2024/3044
18 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/590 Esas, 2022/1563 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/1564 E., 2021/28 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun ödeme yapmaması üzerine gerekli ihtarların yapılmasına rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında hakkında 703.725,27 TL alacak için takip başlatılmışsa da davalı borçlunun sözleşme ile belirlenip imza altına alınan 200.000,00 TL kefalet tutarından sorumlu olduğu, bu tutarın tahsilinin talep edildiğini, davalının icra takibine itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili hakkında takibe dayanak 16.12.2014 tarihli kefalet sözleşmesindeki, kefalet tarihi ve kefil olunan tutar bölümlerindeki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı müvekkilinin 200.000,00 TL kefalet tutarından sorumlu olduğunu belirtmişse de, sözleşmede kefillerin sorumlu oldukları tutarın da gösterilmediğini, takip talebinde yazılı olan 703.725,27 TL'nin müvekkilinden talep edildiğini, bunun açıkça kötü niyetin delili olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi heyet raporunda davalının kendi el yazısı ile yazıldığı iddia edilen, “...” ve “müteselsil kefil” yazıları ile ...'nin mukayese yazı örnekleri arasında yapılan kaligrafik ve grafolojik karşılaştırmada, benzerlikler nedeniyle ...’nin eli ürünü olduğu, belirtilmişse de yine aynı raporda "200.000 TL" ve "16/12/2014" yazılarının... eli ürünü olmadığı, genel kredi sözleşmesinde atılı bulunan kefalet tarihi ve kefil olanan tutar bölümlerindeki yazılarının davalıya ait olmadığı, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının eksik olması nedeniyle geçersiz olduğu sözleşmedeki bir takım yazıların davalıya ait olduğu anlaşıldığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde imzaya itiraz etmediğini, bu nedenle dava sürecinde yapılan imza itirazının geçerli olmadığını, itirazın iptali davası ile devamında kefalet sözleşmesindeki kefalet miktarı ve tarihinin davalıya ait olup olmadığı noktasında 17.02.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan kanaat raporu ile bilirkişi heyet raporları düzenlendiğini, yazı incelemesinde yeterli olmayan bu raporların delil olarak dikkate alındığını, grafoloji alanında uzman kişilerce hazırlanmasını istedikleri rapor talebinin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının sırf borçtan kurtulmak amacıyla yaptığı kötü niyetli itirazın reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda İlk Derece Mahkemesince aldırılan her iki grafolojik inceleme raporlarından kefalet sözleşmesindeki azami limit ve kefalet tarihlerinin davalı eli ürünü olmadığı sabit görüldüğü, kefalet sözleşmesinin şekli şartlardan noksan olduğunun kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere sözleşmedeki isim ve müteselsil kefalet yazılarının davalıya ait olduğu anlaşıldığından, kefaletin geçersizliğin emredici kanun hükmündeki nitelikli yazılı şekil eksikliğinden kaynaklandığı, kötü niyet tazminatına karar verilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için kefil aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27